
Bülent Korkmaz Galatasaray'a teknik direktör olduğu gün Petit'e aynen şu cümleyi kurmuştum;
"İyi futbolcular, iyi hoca olamaz. Örnek veriyorum Hagi, Maradona."
Petit itiraz etmişti;
"Niyeymiş o, Maradona'nın ne başarısızlığını gördün" diye.
Önemli olan görmek değildir, görmeden durum tespiti yapabilmektir.
Maradona'nın 6-1'lik Bolivya hezimeti de bunun örneğidir.
Kendimce gerekçelerini de sıralayayım:
İyi futbolcu; teknik adama gerek duymadan yeteneğinin ve sorumluluğunun bilincindedir. Tıpkı Hagi gibi, Bülent Korkmaz gibi, Maradona gibi.
Hagi idmanlarda herkesten fazla çalışıyordu, saha içinde hocasının ona taktik vermesine oraya koş buraya koş demesine gerek yoktu. Doğal olarak Hagi de sahadaki futbolcularından aynı titizliği ve disiplini bekliyor. Ama Hagi'den sadece bir tane var. O nedenle sadece beklediğiyle kalıyor. Tıpkı Bülent Korkmaz gibi. Omzunu sardırıp kendini sahaya atan bir oyuncu kendi oyuncularından da doğal olarak aynı fedakarlığı ve sorumluluğu bekliyor. Lincoln kafasına göre davrandığında doğal olarak onu bir kalemde siliyor. Maradona'nın yeteneği inkar edilemez. O da tüm futbolcularından yeteneklerini konuşturmasını bekliyor. Ama sadece beklediğiyle kalıyor.
Esas mesleği öğretmenlik olan Mourinho ise tesadüfen başladığı teknik direktörlük kariyerinde dünyanın en iyisi olabiliyor. Bilmem anlatabildim mi?
7 comments:
çok güzel özetlemişsin Yasemin abla :)
Teşekkürler Alfredo Di Stefano. Beğendiğine sevindim.
biraz fazla genelleme olmuş bence.. cruyff, beckenbauer ilk bakışta bu tesbiti çürütebilecek örnekler.. ayrıca maradona'nın bolivya'nın yüksek rakımında aldığı bu mağlubiyeti hemen kötü antrenörlüğe yorcaksak fatih terim'i de aldığı tüm farklı mağlubiyetlerde silseydik hemen.. ne hagi ne de maradona direk olarak kötü antrenördür yargısını hak edecek konumda değiller henüz, ikisi de kariyerlerinin çok başında ve zaman gösterir ne olup olmayacaklarını..
bugün belli bir seviyenin üstünde kabul edilen hocaların neredeyse tamamı aynı zamanda dikkate değer bir futbolculuk geçmişinin içinden gelen insanlardır.. sir alex ferguson, marcello lippi, carlo ancelotti, frank rijkaard, kevin keegan, fabio capello vb. gençliklerinde hiç de kötü oyuncu olmadıkları gibi şu anda da dünyanın sayılı antrenörleri arasındadır..
hali hazırda da barcelona'nın başında bulunan joseph guardiola muhteşem futbolculuk kariyerinin yanı sıra gayet üst düzey bir antrenör olucağının sinyallerini vermektedir..
ben fatih terimin iyi futbolcu olduğuna inanmıyorum. Genelleme iyi futbolcuların teknik direktörlüğü için.
Kesinlikle, bariz sağlıksız genelleme olmuş. İyi teknik direktör olup, olmamayı tek bir nedene bağlayıp ortaya atmak çok yeterli bir düşünce değil bence.
Binlerce olasılığın, tek bir cevabı olduğu nerede görülmüş kü zaten...
Binlerce olasılık olabilir ama her zaman iki seçenek vardır. Doğru, yanlış... İyi, kötü... Güzel, çirkin.
Ders çalışmamışsındır, ya da çalışmamışsındır sınavı kaçırmışsındır, bildiğin sorular çıkmıştır, ya da çıkmamıştır ya da adını yanlış yazmışsındır. Herşeyi biliyorsundur ama tansiyonun düşmüştür sonuç zayıf almışsındır. Kimse olasılıklara bakmaz sınavdan aldığın nota bakar.
Bir de politik örnek vereyim. Daha taze; yanlış adam tercihleri yapılmıştır, beyaz eşya dağıtılmıştır, elektrikler kesilmiştir, muhsin yazıcıoğlu ölmüştür, oylar çalınmıştır. Olasılık çoktur AKP oy kaybetmiştir ama yine birinci partidir. Bakış açısı önemlidir. Kimine göre başarılıdır kimine göre değil.
Bir de kendimden örnek vereyim. Ben gazeteye stajyer olarak girdiğimde kimsenin bana onu yap bunu yap demesini beklemedim. Gidip çıkışları kendim aldım. Böyle bir haber var dedim. Sayfa okuncaksa ben okurum dedim. Yazar alıncaksa ben alabilirim dedim. Puan cetvellerini bana bırakın ben yaparım diye atladım. Şimdi yanıma bir stajyer geldiğinde aynı şeyi ondan beklerim. Gelen kişiye onu yap bunu yap demem. Ben işimi iyi yapıyor olabilirim ama iyi bir öğretici olduğuma inanmıyorum. Söyleyene kadar kendim yaparım mantığı.
Zico bu genellemeden futbolculuğundaki gibi sıyrılmış:)
Yorum Gönder