18 Mayıs 2009 Pazartesi

Mayıs ayı raporu


Bir an masamın üzerindeki takvime gözüm takıldı da Mayıs ayı benim için bir hayli hareketli geçmiş. Geçmeye de devam ediyor.
adidas'ın üzerini Ayllyson Felix'in süslediği ve "Tutku yapamayacağınızı sandınız şeyleri başarmanız için sizi iten güçtür" yazılı Mayıs ayı sayfasında her günü bir yuvarlak içine almışım.
9 Mayıs'ta kahvaltıya gitmişim. 10 Mayıs anneler günü. 12 Mayıs'ta ödül gecesi varmış. Ona katılmadım ama müdürümüz Sevgili Kenan, Boks Federasyonu tarafından yorum dalında ikincilik ödülü aldı. (Bana kalırsa hakkı birincilikti. O yazı ikinci oluyorsa birinci ne yazmıştı çok merak ediyorum.)
15 Mayıs Petit'in doğumgünüydü. (Gerçi blogta kendisi buna yer vermedi galiba yaşlanmak hoşuna gitmiyor ama ben buradan bir kez daha iyiki doğdun Petit diyeyim.) İş arasında Gülden'in de katıldığı bir öğle yemeği organizasyonuyla kendi çapımızda küçük bir kutlama yaptık.
16 Mayıs'ta müdürümüz Boks Federasyonu'ndan kazandığı ödülle bizi kahvaltıya götürdü. Yıldız Parkı yine muhteşemdi. Lale mevzimi geçmiş ama ortamın sessiz ve yeşil halleri herşeye değer. Açık büfe kahvaltısı da süper.
Bugün iş arasında Leyla ile buluşup İngiltere yolculuğu öncesi bir iki detay hallettik. Yarın TSYD'de yaza merhaba partisi var. Partiye gidip köfteleri yedikten sonra gazeteye dönülüp nöbet tutulacak. (Off ya işte işin en kötü kısmı burası.)
23 Mayıs'ta sabah Hisar'da kahvaltı organizasyonunda akşam ise düğündeyim. En yakın arkadaşım Filiz'in erkek kardeşi evleniyor. Tüm maçlar aynı gün oynandığından bu yana Federasyon 23 Mayıs'a maç koymasın diye dua ediyordum. Gerçekleşti. Düğüne rahat rahat gidebileceğim.
25 Mayıs'ta TSYD'de başkanlık geçimi var. Gidip oy kullanacağım.
Görüldüğü üzere Mayıs ayı bol kahvaltı edip kilo alınarak geçmiş. Kısmetse Haziran'da bu yediklerimizi Londra sokaklarında bol bol yürüyerek eriteceğiz. Domuz gribi dünyayı iyice sarmaz, Allah kısmet ederse 3-11 Haziran'da Londra'nın altını üstüne getirmeyi planlıyorum.
Bu arada takvimin Haziran sayfasını Devid Beckham süslüyor ve şöyle yazıyor: "Futbol oynamayı seviyorum. Bu benim işim ve işimi seviyorum."
Demek ki gelecek ayın kalan 20 günü kendisiyle sürekli bakışacağız. Ben de seni seviyorum Beckham. Maldini kadar olmasa da :)

0 comments: