2 Haziran 2009 Salı

Abbas passenger

Vakit tamam; yolcudur Abbas bağlasan durmaz.
Kısmetse yarın bu saatlerde Londra'dayım.
Bekle beni U.K.
Bu yolculuk, daha düne kadar Edirne'den öteye geçemeyen Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamasına eşdeğer benim için.
Hayatımda ilk kez başka bir ülkeye adım atacağım.
Ama nedendir hala havaya girebilmiş değilim. Bavulum bile hazır değil. Dün akşam şöyle bir iki parça birşey koymaya niyetlendim. Öylece kaldı.
Yapılacaklar ve görülecekler listesi ise bir hayli kabarık.
İnternetten çıkışları aldım, Londra'ya gidenlerden tavsiyeleri de bir tarafa not ettim.
London Eye'e binilip, şehre kuş bakışı bakılacak.
Hyde Park'ta turlanacak.Natural History, Victoria and Albert müzeleri, Buckingham Sarayı, Parlamento Binası, Oxford gidilesi görülesi ve şu an ilk etapta aklıma gelen yerler.
Üstü açık otobüsle şehir turu ve tabii ki indirimin tavan yaptığı merkezler.
Ece için dönüşte reçelli donat alınacak.
Petit'e West Ham tişörtü.
Teyzem; o kadar yolu gitmişken "Diana'nın mezarına da ziyaret etsene bir Fatiha okursun" dedi ve beni kırdı geçirdi. 9 günde mezarına gidecek vaktim olur mu bilmem ama evlendiği kiliseyi, oturduğu evi gidip görebilirim. Ben Fatiha'yı okur üflerim o gideceği yere ulaşır nasılsa :)
Blog; Petit'e emanet.
Umarım İngiltere'den güzel anılarla döner, gördüklerimi sizinle paylaşırım.
Şimdilik hoşçakalın.

0 comments: