14 Haziran 2009 Pazar

İngiltere Turu - Önce futbol


Madem blogumuz futbol ağırlıklı İngiltere turuna da statlarla başlayalım. Petit bana ince bir göndermede bulunarak "Artık bir ay Londra anıları okuruz" demiş hiç üstüme alınmıyor bilakis daha da cesaretlenerek elimi korkak alıştırmıyorum.
Daha İngiltere yolculuğu öncesi Kevser'e statları mutlaka listeye almasını söylemiştim. Benim listemde Liverpool'un Anfield Stadı, Wembley de vardı ama zamansızlıktan iki statla yetinmek zorunda kaldık. Buna da şükür.
Kevser futbol turu programında ilk sıraya Arsenal'in 60 bin 355 kişilik Emirates Stadı'nı koymuş. Bulunduğumuz yer Arsenal'e yakın olduğu için (zaten İngiltere'de metro yani onların tabiriyle Tube ve Underground sayesinde her yer çok yakın) giderken hiç ama hiç zorlanmadık.

Dışarıdan görünümü muhteşemdi. İçine girmeyi de çok istedim ama şansa bakın ki 11 Haziran'a kadar şov programı için bir radyoya kiralanmış o nedenle içeriye girişler yasakmış. Şansıma küsüp stadın çevresinde bir tur atarak hevesimi aldım. Yanda gördüğünüz Arsenal Football Club yazılı duvarı çözemedim ama ben şuna karar verdim ki kulübün eski binası. Çünkü yol sormak için yardım istediğimiz insanlar bize "İleride Arsenal'ın eski stadı da var orayı da görün" dediler. Ama iz bilmez yol bilmez bizler etrafta bir hayli dolaşsakta işte bu duvardan başka birşey bulamadık.
Daha sonraki bir gün Fulham yollarına düştük. Bu arada otobüslerde kendilerine ayrılan camekanlı bölümden dışarı çıkmayan zenci şoförün bize stadı tarif etmesi ve "Ben en yakın noktada sizi indiririm demesi" bizleri bir hayli duygulandırdı. Bu durum da Kevser'i dumura uğratmaya yetti. İşte o en yakın yoktadan sonra Kevser işe dönmek zorunda olduğu için stadı bulmak Leyla ile bana düştü. Az yürüdük, uz yürüdük ve Stamford Bridge'yi karşımızda gördük.
Emirates'in yanında Stamford Bridge dışarıdan o kadar havalı durmuyor. Zaten 40 bin 55 kişilik. Bu arada biz gittiğimizde bir gelinle damat ve onların arkadaşlarını statta görünce çok şaşırdım. Tamam bizim ülkemizde de düğünden çıkıp maça gelenler var ama maç yok, stat kapalı bu insanlar niye stada gelir anlamadım. Duvardaki posterlerle fotoğraf çektirmek için düğün günü stat yolu tutmak anlamsız. Hani bizim gibi turist olsanız anlarım yani.
Anelka'yı bulabilmek için stadın etrafını tamamen dolaşmak zorunda kaldığımı belirtmek isterim. O kadar yol gelmişiz eski dostla fotoğraf çektirmeden gitmek olur mu? Eeee Ballack'ı da es geçemezdim hani. Diğer çocuklarla da fotolar mevcut ama abartmamak gerek :) değil mi? Zaten tüm takımla şöyle oturup bir boy gösterdik. Damat, gelin ve onların ailelerinden sıra gelince tabii ki. Bir hayli beklemek zorunda kaldık. Ama değdi. Gerçi artık Hiddink yok ama olsun... Belki yeni hocanın yer aldığı yeni takımla da seneye boy gösteririz Londra'da. Nasılsa artık yolu öğrendik.
Londra turu rehberine bir aksilik olmazsa yarın Trafalgar Meydanı ile start vereceğim. Bilginize ve ilginize.

2 comments:

Adsız dedi ki...

HOŞ GELDİNNNN, ÖZLEDİK SENİ VE YAZILARINI
BİZİM GELİN VE DAMATLARIMIZ SENELERDİR ERKEK BİLİNEN HATTA ADINI TELLİ BABA OLARAK DAHA Bİ ERKEK GÖSTERDİKLERİ ASLINDA KADIN OLAN ZATI MUHTEREMİN KABRINI( TÜRBESİ DİYENDE OLABİLİR Kİ! BİLDİĞİM KADARIYLA TÜRBEDE DEĞİL)ZİYARETE GİDİYORLARDA:))) ELİN LONDONLU DÜĞÜN SAHİPLERİ KAPALI STADA GİTMİŞ NE FARK EDER:))
DEMEKKİİİİİ GELİN VE DAMATLAR SAÇMA YERLERE GİTMEYİ DÜNYANIN NERESINDE OLURSA OLSUN SEVİYOR:))
BİZDE DÜĞÜN AŞAMASINA Bİ GELELİMDE HATTA YAPALIM DA..... STADA GİDELİM DEMEKTENDE KENDİMİ ALAMADIM HANİ:))

mondo trasho dedi ki...

stanford bridge'in kutu gibi olmasına hastayım. hem küçük, hem değil. nefis bir ortamı ve akustiği var. ali sami yen2i yıkıp kopyasını yapsalardı keşke.