24 Haziran 2009 Çarşamba

Olasılıksız Aşk-a Veda

Veda; "Esir şehirde bir konak..." İngiltere yolculuğuna çıkarken aldım...
Çantada çok yer etmesin diye de cep boyunu tercih ettim.
Deniz, kum, güneş üçlemesini içinde barındıran tatillerde şezlongta amaçsızca yatarken kitap okumak süpermiş de gezmeye dayalı, kültür mantarı seyahatler için gereksizmiş yanda kitap taşımak. Giderken uçakta okuyayım dedim, kendimi film izlerken buldum. "Yatmadan önce okurum" dedim ama yorgun dönülen turlar bunu imkansız hale getirdi. O nedenle okumak dönüşe nasip oldu.
Konunun özü aşk...Şartlar ve durumlar ne olursa olsun onsuz olmuyor.
Kemal'in vatan aşkı... Sonrasında Mehpare'ye duyduğu aşk.
Mehpare'nin hasta, kendinden büyük, ölümle burun buruna olan Kemal'e aşkı.
Doktor Mahir'in 16 yaşındaki Leman'a aşkı.
Fransız askerine gönlünü kaptıran Azra'nın aşkı.
Kemal'le Mehpare'nin aşkı arasında esir düşen İstanbul'un durumu, yaşanan kıtlık ve başlatılan milli mücadele. Maliye Nazırı Ahmet Reşat'ın bir yanda makamına diğer yanda Osmanlı'ya olan saygısı diğer yanda vatanına duyduğu sevgi ve sonrasında tüm ailesini geride bırakmak zorunda kalışı.
Son sayfayı okurken; "Keşke bitmesiydi günümüze kadar gelseydi" dedim. Ahmet Reşat gittiği gurbet ellerden dönseydi de kundakta bıraktığı minik kızını, hiç görmediği torunuyla kucaklaşabilseydi. Bu kitap senaryolaştırılıp dizi yapılabilir.
Hem tarihini hatırlar millet hem de Mehpare ile Kemal'in aşkına ağlar.
Mehpare'yi Tuba Büyüküstün oynar, Kemal'i de Kenan İmirzalıoğlu.
Blogta yazmadım ama Veda'dan önce Adam Fawer'in "Olasılıksız"ını okudum.
O da son derece akıcıydı. Bilim, felsefe, matematik ve edebiyat bir arada ancak bu kadar güzel gider. Bir yanda tesadüf ve şansı sorguluyorsunuz diğer tarafta nefes kesen polisiye bir maceraya tanıklık ediyorsunuz. Şizofren olan kahramana gıpta etmedim desem yalan olur. Tamam hastalık kötü ama bu hastalık nedeniyle olayların seyrini değiştirecek güce sahip olmak da güzeldi.
Olasılıksız'ı da okurken kafamda filmini çektim. Casus bayanı Anjelina Jolly'e oynattım. Başrol erkek Brad Pitt'dir.
Bu arada şu an Elif Şafak'tan "Aşk"ı okuyorum... Daha çok başındayım ama tek kelimeyle süper. Çok farklı bir kurgusu var. Kitap içinde kitap okuyorsunuz.
Üst üste 3 kitap da harika... Acaba Aşk'tan sonra ne okusam da bu güzel seriyi bozmasam?

4 comments:

Irazca dedi ki...

yasemin'ciğim Vedayı bitirdiysen hemen koşarak bir kitapçıya gidip Ayşe Kulin - Umut alıyorsun.

Bayılacaksın çünkü devamı :)

Yasemin Yıldırım dedi ki...

teşekkürler Iraz.. Elif Şafak biter bitmez hemen alıyorum.

Gökçe dedi ki...

Yasemin Abla,
Ben Stephenie Meyer'in Alacakaranlık, Yeni Ay, Tutulma ve Şafak Vakti (bunların hepsi bir seri) adlı kitaplarını okumanı tavsiye ederim. Ben bir haftada bitirdim. Elinden bırakamayacaksın.

Yasemin Yıldırım dedi ki...

Gökçe bu kitapları İngiltere'deki arkadaşlardan da duymuştum. Çok heyecanlıymış. Kızlar ellerinden bırakmıyorlardı. Listeye hemen alıyorum.