26 Haziran 2009 Cuma

Thriller

İşe gelip, bilgisayarı açmamla "Aaaaaa Michael Jackson ölmüş" çığlığını atmam bir oldu. Tatil nedeniyle servisi dolduran stajyerler "Ooooo dün gece öldü" uyarısını yaparak bir neviii "Uyan da balığa çıkalım" der gibiydiler.
Değer miydi onca gereksiz ameliyata, renk değiştirmeye ve steril bir hayata. Öyle ya da böyle gidilecek adres belliyken bu kadar kasmaya. Hala şaşkın ve şoktayım... Ondan olsa gerek; "Adama bak ya mübarek günde ölmüş" değerlendirmesi bile yaptım.
Kolay olmasa gerek 9 çocuklu bir ailede 7. çocuk olarak dünyaya gelmek. 11 yaşında müzikle tanışıp o günden bu güne yaptığı herşeyle zirvede kalmak. Attığın her adımın takip edilmesi. Her davranışın altında bir neden aranması, çocuk tacizcisi olarak anılmak. Tüm bunlara bir kalbin daha fazla dayanmasını kimse bekleyemezdi herhalde.
Yazının başlığı neden Thriller diye merak edenlere açıklayalım. Thriller; Michael Jackson'un 1982 yılında çıkardığı albümünün adı. Dünya genelinde 109 milyon satmış. Bu albümle 12 dalda aday gösterildiği Grammy'den 8 ödül çıkararak bir gecede en çok ödül alarak tarih yazmış. Thriller, "Gerilim filmi, heyecan veren film" manasına geliyor. Bir nevi Jackson'un hayatı gibi. Hem heyecanlı hem de o kadar gerilimli.
Dansı, özellikle "Black Or White" klibi, estetik olmaktan artık şekilsizlenmiş burnu, herkes güneşin altında kalıp bronzlaşırken onun kahverengiden beyaza dönen teni, maskeleri, kıyafetleriyle hatırlayacağım ben hep onu.
Asıl merak ettiğim evlat edindiği çocuklar için bu ölüm hayırlı mı oldu?

0 comments: