Beşiktaş, Kartal pençesinden esinlenerek ürettiği formayla çıktı İstanbul Büyükşehir Belediye karşısına. Beşiktaş bu sene ezeli rakipler F.Bahçe ve G.Saray kadar kaliteli bir kadroya sahip değil. Hücumcu sayısında bolluk var ama Nihat dışında "He şimdi bir vurur, gol olur" diyeceğiniz adam yok. O da zaten askerde olduğu için sezon öncesi hazırlıkları pas geçti. Kendine gelmesi, maç temposuna kavuşması için 1 ayı var daha.İlk yarıyı çok seyredemedim, ikinci yarıda ise çok da keyif vermeyen bir oyun vardı. İstanbul BŞB'nin siyahi oyuncuları orta sahayı Kartal'a kara hale getirince pozisyon kıtlığı yaşandı. Belediye golü ancak kontraataklardan bulabilirdi. Rakip 18'e kadar gelmekte sorun yaşamadılar ama orada sanki ilk defa meşin yuvarlakla haşır neşir oluyormuş gibi davrandılar.
İlk yarıda sadece golleri seyrettim. Fink güzel vurmuş, top bir kere sekmiş, iyi yere gitmiş de. Tekrarını seyredemedim. Kaleci yanlış yerde mi duruyordu?
Belediye'nin golünde ise İbrahim Akın'ın kişisel becerisini takdir etmek gerekir. Hep Yusuf'a denir ya "Telefon kulübesinde bile adam geçiyor" diye. Yusuf Abisi'nden kopya çekti herhalde. Ernst'le başladı, Yusuf'la devam etti, en sonunda Ferrari'yi sollayıp kalecinin plonjon yapabileceği yere değil, ters ayakta kalacağı yere topu vurdu. Bu golü Hagi, Alex atsa 3 gün konuşulurdu. Umarım İbrahim Akın'ın da hakkı verilir.
1 comments:
i.akın'ın golü çok iyiydi...yeri büyük takım ama klasik kafasını topa çalıştırmayan oyuncu tipi...
Yorum Gönder