Doğum yerim Ankara ama orada çok kalmamışız Allah'tan. Hepi topu 3 sene. Onu da zaten hatırlamıyorum. Ankara denince aklıma soğuk devlet binaları, tek tip giyinmiş memurlar, gecesi hepsinden de önemlisi denizi olmayan bir şehir geliyor. Evet Allah'tan İstanbul'a gelmişiz. Ben denize yakın olmadan ne yapardım bilemiyorum?Ankara'nın bana cazip gelen tek yanı Ankaragücü'ydü. A.Gücü maçlarına gitmenin en keyifli yanı Köfteci Ferit'ti. Nefis köfte yapardı. Minibüsünün önünde uzuuun kuyruklar olurdu. Ankara ayazında o kuyruğun size gelmesini hasretle bekler ama köfteden ilk ısırık aldığınızda "Oh be değdi" derdiniz. Ardından o Köfteci Ferit'e minibüs yetmemeye başladı. Maltepe'de dükkana taşındı. Köfte yine aynı köfteydi belki, kimyonu, tuzu ama bir yanı hep eksik kaldı. Ankaragüçlü Ferit'in köftesi dükkanda yenmezdi ki. Nitekim olmadı, tutmadı, önce dükkan gitti, sonra da efsane olduğu minibüs. Köfteci Ferit'ten artık ne ses var ne seda. Öldü mü kaldı mı bilmiyorum.
Ankaragücü denince aklıma Köfteci Ferit geliyor. Kongre mi onu yazmak istemiyorum, içim sıkılıyor...
2 comments:
ankaragücüme gidiyor böyle kongre..
kendisi kanser hastalığına ne yazık ki yenik düştü.yaklaşık 6 yıl kadar önce!
Yorum Gönder