16 Ağustos 2009 Pazar

Makedonya - Yemekteyiz

3 güne sığan, ancak erkeklerin anlata anlata biteremediği askerlik anılarına denk bir Makedonya seferini geride bıraktık kızçelerle... Çok eğlendik yani Makedonya Türkçe'siyle "Çok kınaç olduk." Nerden başlayıp nasıl anlatacağıma karar veremediğim için ilk sırayı yemekler alıyor efendim.
Hepsi birbirinden güzeldi. Köfte zaten Makedonya'nın en güzel ve özel yemeği. Onlar köfteye kebap diyorlar. Porsiyonlar gördüğünüz gibi fazla fazla. Bizde köftenin yanına konan acı sosun yerine onlar da biberli peynir ezmesi alıyor. Sol taraftaki yuvarlak köfteler ise kaşarlı. Bıçak darbesinde kaşarlar eriyip köftenin içinden şelale gibi akıyor. Salataları ise mutlaka ve mutlaka peynirli.
Sağda gördüğünüz şey; krep. Waffle'dan daha hafif olduğunu belirterek söze başlayalım. İçine koyulan malzeme isteğe göre değişiyor. Ancak bizim yediğimiz çikolata ve muzluydu.
Kurufasulyenin methini daha gitmeden duymuştum zaten. Güveçte tam anlamıyla müthiş. (Kendimi Lezzet Durakları'ndaki Mehmet Yaşin gibi hissettim. Umarım bir gün ben de onun gibi dağ bayır dolaşıp bir yandan program yapar bir yandan da yemek yerim.)
Vee gelelim pideye. Çıtır çıtır. Aslında biraz malzemesiz pizza hamuru gibi. Bu arada döner pidesine benzeyen üstü tuzlu ekmekleri çok lezzetli. Aynı ekmeklerin ince ve uzunları da mevcut. Türk çayı bulmak çok kolay değil. Türk mahallesi dışında çok rastlanmıyor. Kahve kültürleri makiatoağırlıklı. Bu arada hala musluktan su içebiliyorlar. Bir de unutmadan yer fıstıkları çok lezzetli. Minik minik. Adı da kikiriki.

1 comments:

Adsız dedi ki...

gezim gördüm eğlendim:)))anlattın, gezdirdin, eğlendirdin:)))) mersi şekerim. her ne kadar kayan kestanelerden nasibimize düşeni aldı isekte:((ry