Yüzölçümü
bizim Konya şehrinden bile küçük olan bir ülke Makedonya... Nüfusu ise 2 milyon civarı. İşte Matka bu küçük ülkenin cennet köşelerinden biri... Yüksek dağlar, yeşil ve su... Bu üçlünün bir araya getirdiği güzelliği fotoğraflamak kifayetsiz kalıyor. Aslına bakarsanız. Ağaçların yeşili müthiş, hele onların suya vuran yansımaları ve suyun yeşili daha da müthiş...Zaten bu bölge, turistlerin özellikle de kano sporu v
e dalgıçlıkla ilgilenenlerin ilgi odağı.Dağların arasındaki dar yoldan yürüyerek tepeye tırmanıyorsunuz. İşte o tırmanışta ardınızda bıraktığınız manzaraya dönüp her baktığınızda bir kez daha kendinizden geçiyorsunuz.
Yürüme yolunun bitti
ği yerde güzel bir kafe sizi karşılıyor. Orada bekleyen teknelerle de Antalya'daki Damlataş mağarası gibi bir mağaraya ulaşıyorsunuz. Tekneyle giderken o kadar eğlendik ki anlatamam.. Matka'nın dağları Türk nağmeleriyle çınladı. Türk sanat musikisinden, Türk pop müziğine, hatta dağ başını duman almışa kadar bir hayli geniş repertuarımızla ortalığı inlettik.Mağaranın içi yarasalar ve çıkardıkları sesler nede
niyle bir hayli ürkütücüydü ancak kalabalık grup olunca birbirinizden destek alıyorsunuz. Mağaranın içinde Matka boyunca uzanan nehrin ve üzerinde kurulan baraja gelen suyun kaynağı var. Hatta bu mağaranın içinde daha keşfedilmemiş yerler bulunuyormuş.Mağaranın kaynağında
n gelen buz gibi su, daha sıcak suya sahip nehirle birleştiğinde soldaki fotoğrafta görüldüğü gibi nehrin üzerinde bir buhar tabakası oluşturuyor ve ortaya bu güzel fotoğraf çıkıyor. Su o kadar temiz ki dibini çok rahat görüyorsunuz. Hatta suyu içebiliyorsunuz. Kayıkla giderken eğilip nehirden su içmek de son derece keyifli. Bu arada su demişken Makedonya'da evlerin musluğundan rahatlıkla su içilebiliyor. Ayrıca şehrin dört bir yanındaki çeşmelerden de. Bir zamanlar bizde olduğu gibi.
n gelen buz gibi su, daha sıcak suya sahip nehirle birleştiğinde soldaki fotoğrafta görüldüğü gibi nehrin üzerinde bir buhar tabakası oluşturuyor ve ortaya bu güzel fotoğraf çıkıyor. Su o kadar temiz ki dibini çok rahat görüyorsunuz. Hatta suyu içebiliyorsunuz. Kayıkla giderken eğilip nehirden su içmek de son derece keyifli. Bu arada su demişken Makedonya'da evlerin musluğundan rahatlıkla su içilebiliyor. Ayrıca şehrin dört bir yanındaki çeşmelerden de. Bir zamanlar bizde olduğu gibi.
0 comments:
Yorum Gönder