31 Mart 2009 Salı

Hoşgeldin Geyşa

Kurt ile kuzu


2 resim arasındaki 7 farkı bulun.

Her turnuvanın favorisi; göğüs farkıyla

At yarışlarında kullanılan bir tabirdir hani; burun farkıyla... Bu fotoğrafı görünce aklıma geldi ister istemez. Serena Williams bence her turnuvanın favorisidir; tabii ki göğüs farkıyla :)

Sevdim ben bu çifti

Dışarda yaza merhaba diyen bir hava olmasından mı, akşamın 5'inde dışarının apaydınlık olmasından mı nedir bilmem ben çok tuttum bu çifti. Dün deniz kenarından giriş yapmışlardı bloga bugün sanırım bir gece kulübünde poz vermişler. Pistlerin yeni hızlı çocuğu Jensen Button ve onun Japon model sevgilisi Jessica.

Bas bas paraları Leyla'ya

France Football Magazine en çok kazananlar listesini açıkladı. Lider değişmedi.
1. David Beckham (Milan): 32.4 million
2. Lionel Messi (Barcellona): 28.6 million
3. Ronaldinho (Milan): 19.6 million
4. Cristiano Ronaldo (Manchester United): 18.3 million
5. Thierry Henry (Barcelona): 17 million
6. Kaka (Milan): 15.1 million
7. Zlatan Ibrahimovic (Inter): 14 million
8. Wayne Rooney (Manchester United): 13.5 million
9. Frank Lampard (Chelsea): 13 million
10. John Terry (Chelsea): 11.7 million

Zenginin malı züğürtün çenesini yorar misali uzun uzun yazmaya gerek yok. Bu paranın içine birçok unsur dahil.
En çok kazanan teknik direktörler sınıfının ise 12.5 milyon euro ile en çalışkan öğrencisi Scolari. Mourinho mu? O yılda 11 milyon euro kazanıyor.

Geyik efsaneler

1 haftadır hangi siteyi açsam karşıma ya Maranoda ya Pele çıkıyor.
"Ben senden daha efsaneyim", "Ben senden daha çok gol attım", "Benim sol ayağım senden iyi", "Sen gaysin", "Sen benden daha gaysin".
Bir susun kardeşim diyesim geliyor artık.

Soraya

Soraya, Eurovision'da İspanya'yı temsil edecek. Milli maç öncesi İspanya kampında ne işi var acaba? Herhalde sevgililer. Paparazilik yapalım biraz.

30 Mart 2009 Pazartesi

Şampiyon'un Avustralya keyfi

F1'de sezonun ilk yarışı olan Avustralya GP'sinde birincilik kürsüsüne çıkan Jenson Button kız arkadaşı Jessica Michibata ile zaferin keyfini sürüyor. Atmışlar kendilerini okyunus kenarına. Hanım kız takip edildiklerinin farkında olmadığından üst fotoğrafta çok rahat ancak sonrasında biraz gerilmiş gibi geldi bana. Bu arada hatun kişinin Japon bir model olduğunu da belirtelim.

M.A.T.


TV ile pek alakam yoktur. Futbol, NBA dışında bir de salı günleri Canım Ailem'i seyrederim o kadar. M.A.T. diye bir dizi varmış. Sanırım yeni başladı. Dizinin adını da Ertuğrul Özkök bir bölümünde oynayacakmış (oynamış da olabilir), Kelebek'te okumuştum oradan biliyorum.
Arjantin'in Venezüella maçını takip ederken aklıma geldi bu dizi. Tangocular'la ilk resmi maçına çıkan Maradona da M.A.T oluşturmuş: Messi, Agüero, Tevez.
Bu tercih bana ilginç geldi. Tamam kimse Messi, Agüero, Tevez üçlüsüne laf söyleyemez ama yanyana oynadıklarında biraz kısa gibi durmuyorlar mı ya?
1.69'luk Messi, Barça'da Eto'o, Henry gibi fizikli ve uzun oyuncularla hücum hattını paylaşıyor,
1.72'lik Agüero'nun partneri Forlan,
.69'luk Tevez'in yanında çok uzun olmasa da Rooney var.
Venezülla karşısında Maradona'nın M.A.T.'ı işe yaradı. Maçı 4-0 kazandılar, Messi, Agüero ve Tevez birer gol attı.
Ancak Avrupa kıtasının orta ve üstü takımlarına karşı bu 3'lü nasıl bir performans sergiler açıkçası kestiremiyorum.
Mesela gözünüzün önüne Mertesacker-Metzelder ikilisini getirin sonra da M.A.T.'ı. Devlerle, cücelerin maçı gibi olur.

Bayan fenomen

Marta yeni takımı L.A.Sol ile ilk maçına çıkıyor.
Bayan futbolcuya gösterilen ilgi, alakaya bakar mısınız?

1 maç 22 ölü



Dünya Kupası Afrika elemelerinde oynanan Fildişi Sahilleri-Malawi maçında duvar çökmesi yüzünden 22 kişi ölmüş. Son yıllarda sahalarda yaşanan en büyük trajedilerden biri. Maalesef yerkürenin bazı yerlerinde ölmek çok kolay.

29 Mart 2009 Pazar

Yenildik ama eğilmedik

http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/64378-yenildik-ama-egilmedik-yasemin-yildirim-makalesi.aspx

Sabah ve gurur

Tatil için İngiltere'ye giden arkadaşımız Tolga Özkan çektiği fotoğrafları gösterirken bu kare çığlık atmama yetti de arttı. "Aaaaaaa Sabah." Kendi gazetem olsa ya da orada çalışsam ancak bu kadar mutlu olur ve gurur duyardım. Yer; Liverpool Kulübü'nün müzesi ve işte Sabah Gazetesi. İstanbul'da Milan'ı muhteşem bir futbolla yenip Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Liverpool için hazırladığı sayfasıyla hak ettiği yerdi.

Fotoğraftaki Tolga... Liverpool'un müzesinde İstanbul için hazırlanan özel odanın önünde poz vermiş. O gezdi gördü ama merak etmeyin içeride neler olduğunu sizlere fotoğraflarla göstereceğim :) Ama hemen şunu ekleyeyim içeride film gösterisi de varmış. İstanbul'daki maç, kupa töreni filan.

Bu köşe İstanbul köşesi... Maçın biletleri, 3. golü atan Alonso'nun ayakkası, karşılaşmanın topu ve tabii ki kupa.

Eeee 3-0 yenikken skoru 3-3'e geçiren tarihi golü atarsan ayakkabı da böyle müzede baş köşede yerini alır:Alonso-14.

Bu statta nereden çıktı diyeceksiniz güzel bir anektodu var anlatmak için koydum. Tolga önce Everton'un Stadı'nın oraya gitmiş. Fotoğrafı çekerken bir İngiliz yanına gelip aynen şöyle demiş: "Bu bokların stadını niye çekiyorsunuz. Asıl stat biraz ilerde." O zaman buyrun o biraz ilerideki stat da aşağıda... Liverpool'un Kop Stadı ...

Not: Bu arada bu blogger yalnız fotoğraflarla yetinir mi yetinmez... Kısmetse 3 Haziran'da Londra'dayım. Bileti aldım. (Malum erken alınca ucuz oluyor...) İş pasaportu uzatıp vize almaya kaldı. Londra'yı görenler ve bilenlerin gezilecek, görülecek ve mutlaka yapılacaklar konusundaki tavsiyelerini bekliyorum.

Küçük Rooney yolda

Efendim müjdemi isterim. Duyduk duymadık kalmasın. Rooney'in eşi Coleen 3 aylık hamile. Kısmetse küçük Rooney Eylül ayında geliyor. Bakarsınız erkek olur ve minik Agüero ile aynı takımda oynar :) Eğer kız olursa da kendisini Agüero ile beşik kertmesi yaparız. Nasıl ama. Kocaman bir futbol ailesi olurlar.

Ağzımız tatlansın


Milli Takım'ın 1-0'lık yenilgisinden sonra ağzımız pazar anketiyle tatlansın bari. Geçen hafta Ülker'in gofretleri yarışmış birinciliği Çotonat almıştı. Sırada Eti'nin iki sevilen ürünü var. Puf mu Cin mi?

Biz kimiz?

Türkiye'yiz... İspanya'ya kafa tutan, duran toptan gelen ortada karambolden gol yiyen. Yahu yenir mi o gol? Neyse çarşamba Ali Sami Yen'i bekleyeceğiz.

28 Mart 2009 Cumartesi

Haydi Bismillah

F1 alışverişi

Formula 1'in patronu Bernie Ecclestone alışverişe çıkmış. Malum eşinden boşandı artık bekar bir adam. İş başa düşmüş anlaşılan. TSİ 08:30'da Avusturya GP'siyle 2008-2009 sezonu başlıyor. Ecclestone bu sene ekran başında oturup ayaklarını uzatacak ve cipsini, yemişini yiyerek yarışları izleyecek gibi görünüyor :)

İnsaflı patron Lucarelli

Lucarelli ilginç bir figürdür. Livorno'yla olan fırtınalı aşkını, futbolunu, siyasi görüşünü, özel hayatını, saha içindeki tavrını tek tek anlatmaya kalksam post'un ömrü yetmez. Bilen zaten biliyordur da bu sözler üzerine merak eden varsa yazsın google'a Lucarelli, akşamki maçın başlamasına kadar okusun zaten. Keyiflidir çünkü böyle bir adamı takip etmek.
Ben şimdi sadece ufak bir anektodunu anlatacağım.
Lucarelli, Corriere di Livorno adlı gazetenin patronu. (Patron dediysem sakın zengin züppe sınıfına sokmayın bu adamı) 2 milyon euro harcayıp 2007'de gazeteyi açtı.
Four Four Two muhabiri merak etmiş sormuş
- Gazetenizin spor editörleriyle ilişkileriniz nasıl?
Lucarelli cevaplıyor
- Onlarla bir sorunum yok. Ben onlardan her zaman objektif olmalarını istiyorum. Bir kere Fransa-İtalya milli maçı var. Ben de oynadım. Kendi gazetemin editörü bana 5 puan verdi. Açık olmak gerekirse o kadar kötü değildim, daha iyi bir puan hakediyordum. Bakın, o gazeteci hala işinin başında.

Hagi'nin efsane 11'i

Taffarel
Arkanızda o varsa kendinizi her zaman güvende hissedersiniz. Her Brezilyalı gibi tekniği de mükemmeldir.
Jorginho
Savunma yönü mükemmel olduğu kadar hücumda da mükemmel goller atar. Taraftarın seyretmek için can atacağı bir oyuncu.
Baresi
O dünya futbolunun simge isimlerinden biri. Milan ve İtalya Milli takımı onun etrafına bir kadro kurarak şampiyon oldular.
Hierro
Savunmada havadan, yerden geçit vermez. Hücumda da mükemmel uzun paslar ve goller atar. Komple bir futbolcu.
Maldini
İtalyan savunma anlayışının güçlü karakteri. Günümüz futbolunda özellikle savunma oynayan gençlerin onu rol model olarak takip etmesi gerek.
Figo
Topla herşeyi yapabilir. Çalım atar, gol atar, asist yapar. Hücum adına sahaya çeşitlilik koyabilen böyle bir oyuncusu izlemek büyük keyif.
Guardiola
Takımın belkemiğidir. Kazandığı topları olağanüstü biçimde oyuna sokar. Takımın orta sahasını mükemmel bir dengede tutar.
Maradona
Onu anlatmaya gerek yok. O sadece bir futbolcu değil, top ayağındayken bir sanatçıdır. Benim gördüğüm en büyük oyuncu.
Zidane
Onunla aynı takımda oynayamadığım için üzülüyorum. Sahada gerçek bir lider. Top ayağındayken rakip hariç herkesi mutlu eder.
Van Basten
O inanılmaz gollerin adamıdır mesela, Euro 88'de Sovyetler kalesine bıraktığı top. Savunmalar için bir kabustur. Bir forvette olması gerekenden fazlasına sahip.
Gullit
Farklı stile sahip bir oyuncudur. Onun ayağından topu kapmanız imkansıza yakındır. Her teknik adam böyle bir oyuncuyla çalışmak ister.
Teknik Direktör
Cruyff
Belki de gelmiş geçmiş en yaratıcı teknik adam. İlginç, farklı fikirleri vardır. Bu fikirleri size sevdirir.
Yedekler
Schmeichel
Taffarel kadar teknik değildir. Kontrolündeki ceza sahasına tam anlamıyla hükmeder. Herkesten saygı görür.
Popescu
Bacanağım olduğu için söylemiyorum, komple bir savunma oyuncusudur.
Redondo
Orta sahanın hükümdarıdır. Tempoyu canı istediği gibi ayarlar.
Romario
Maç içinde belki çok şey yaparken göremezsiniz ama birşey yapar ve tabela değişir.
Giggs
Düşüncesi, stili ve yaratıcılığıyla klasik İngiliz futbol anlayışından çok ayrılıyor.

27 Mart 2009 Cuma

11


İmparator İspanya maçının 11'ini açıkladı:
Volkan
Gökhan Gönül
Emre Aşık
Hakan Balta
İbrahim Üzülmez
Tuncay
Aurelio
Emre
Arda
Semih
Nihat

Fransa Federasyonu da istifa

29. hafta sonunda Lyon 56, Marsilya 55 puanda. Kritik haftalara girilirken Fransa Federasyonu, Marsilya'ya 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi. Sebep sık sık meşale yakan Marsilya taraftarları. Lorient deplasmanında da meşale yakıldığı için Marsilya'nın sahası kapatıldı. Grenoble maçına taraftar alınmayacak.
Bırakın kardeşim 1 sene de Lyon şampiyon olmasın.
Chao Grey bu haksızlığa senin de tepki göstereceğini düşünüyorum :)

En minik Kartallar

Beşiktaş'ın son haftalarda gücünü ikizlerinden aldığı yazılıp çizilen futbolcusu Ernst lige verilen arada soluğu Almanya'da almış. Elian ve Tristan'la hasret gideren başarılı futbolcu miniklere siyah-beyazlı formayı giydirmeyi de ihmal etmemiş. Minikler babalarına benziyor; hazır olun iğrenç bir espri geliyor: Onlar da kel...

RC3


Cristiano Ronaldo'nun CR7'sinden sonra moda alemi yeni bir marka ile tanışmış bulunuyor. Roberto Carlos'un RC3'ü. Brezilyalı futbolcu malum dün Fenerbahçe idmanına izinli olduğu için çıkmamıştı. Yeni işleriyle meşgulmüş. RC3'ün tanıtımını Brezilya'da bir barda yapmış. Sevgilisi Mariana Lucon da ona eşlik etmiş. Türkiye'deki büyük alışveriş merkezlerinde de birer RC3 görürüz artık yakında. Ama eğer satacakları şeyler o üzerlerindeki gibi şeylerse çok tutmadım.

İlk yarı cumartesi, ikinci yarı pazar

İspanya-Türkiye maçı birçok açıdan ilginç ama herhalde hiçbiri saati kadar değil.
Cumartesi 23:00'de başlayacak maç. Yani ilk yarısı cumartesi günü oynanacak.
15 dakika devre.
24:00'te ikinci yarı başlayacak 24:45'te bitecek.
Hayatımda tuhaf saatlerde maç seyrettim, hafızamı zorluyorum ama böylesini hatırlamıyorum.
İki devresi 2 ayrı günde oynanacak bir maç, hatırlayan varsa bana da söylesin lütfen.

Futbolun isim hali

Bir çoğumuzun babasının, dayısının, amcasının adları Metin, Can, Hakkı, Fikret, Turgay, Zeki ya da Şeref. Ama bugünlerde demode artık dönemin baba topçusunun ismini çocuğuna koymak.
Dedelerimiz, babaannelerimiz belki de hiç seyretmediklerinden olsa gerek Canlar'a, Metinler'e, Hakkılar'a gökyüzünde ulaşılmaz birer yıldız gözüyle baktıkları için, kötü kağıda basılmış, sararmış gazetelerde gördükleri için onları tanrılaştırıyordu. Ve bu yüzden oğullarına onların isimlerini veriyorlardı.

Düşünsenize o dönemleri. Fenerli Can'ın, Cimbomlu Metin'in, Beşiktaşlı Baba Hakkı'nın ismini taşımak. Adı Resul, Hikmet, Fevzi olan arkadaşlarına nasıl da caka satıyorlardır. O dönemlerde böyle bir isme sahip olmak insanın mahalledeki yürüyüşünü bile değiştirir.

- İsminiz nedir?

- Can

- Pek de anlamlı, peder bey Modalı Fenerliler'den herhalde

- Sizinki?

- Hüseyin

- Sizin peder de ayak topuna pek hoş bakmıyor anlaşılan.

Bugünlerde etrafımda 60 yaş civarındakileri hafiye gibi izlemeye aldım. Çünkü birçoğunun ismi yukarıda bahsettiklerimden biri. Veya 68 kuşağına denk geldiklerinden politik esintilerden dolayı Deniz, Mahir, Yusuf, Alpaslan. Gözleme dönersek dönem isimlerindeki tezatlıklar da ilgimi çekiyor ve ister istemez tebessüm ettiriyor.
Düşünsenize Cimbomlu bir baba hevesle oğluna Metin ismini koymuş. Ama çocuk ya. Fenerli dayısı onu elma şekeriyle Sarı-Lacivert'e çekmiş.
Can adında Galatasaraylı, Fikret adında Trabzonsporlu, hepsinin kendi içinde ne hikayeleri vardır.

Çocuğuna futbolcu ismi koyma devri belki çoktan kapandı. Artık bu enfes uygulamayı yapan birkaç futbol insanı kaldı. Mesela Bülent abi yani acetobalsamico; Oğlunun adı Hakan Raul. Hakan kısmı Şükür'den mi bilmiyorum ama Raul tarafı malum.

Bu da Tosyalı bir aile. 3 yıl önce çocuklarının adını Hakan Şükür koymuşlar.

Ve keyifli bir isim daha. Sivassporlu Sezer Badur'un oğlu: Karim MALDINI Badur.

Gelecekte Ardalar, Tuncaylar, Noumalar görecek miyiz bilinmez. Ama hasretin daha çok geçmişe olduğu belli. Nereden mi?
Bakın F.Bahçe'nin en üretken grubu Cefakar Kanaryalar, Lefter heykeli yaptırıyorlar,
ultrAslan'ın dilinde, bestelerinde hiç seyretmedikleri Metin Oktay var,
Çarşı, Baba Hakkı posterleri asıyor.

26 Mart 2009 Perşembe

Zisis

Biraz önce CSKA'nın Partizan'ı yenerek Euroleague çeyrek finalinde 2-0 öne geçtiği maçtan bir kare. Nasıl bir pozisyon olmuş da Zisis topa bu açıdan bakıyor çözemedim.

Valla ben yapmadım

Der gibi bakıyor... Ama inanmayın o yaptı işte.

Thierry Henry, Reebok Valde kramponları için kamera karşısına geçmiş. Valde serisi kramponlar Türkiye'de de 120 TL'den başlayan fiyatlarla satışa çıkıyormuş. Bilginize.

Kaka'nın ayağı

Eee normal bu kadar ihtimam. Adama daha birkaç ay önce 135 milyon euro teklif edildi.