
Avusturya'da play voleybolu şampiyonasından...
KOŞMUYORUZ HAYATTA HİÇ GERİ, İLERİDE BASIYORUZ HER TOPA SİZİN GİBİ

Kampanyanın başlığı bu....
Çıplak arkadaşımız Emre Batur... Fenerbahçe oyuncusu. Onun da boyu 2.01 kilosu 88. 21 yaşında.
V yakalı kazağıyla objektiflerin karşısına geçen isim Sinan Cem Tanık...29 yaşında 1.98 boyunda 98 kilo. Halkbank'ta oynuyor.
Mavi şapkasıyla huzurlarınızda Burutay Subaşı...19 yaşında. 1.93 boyunda 93 kilo. Arkas'ta oynuyor. Lakabı Jelibon ve Katil... Bence Jelibon daha çok yakışmış.
Bir diğer şapkalı Arslan Ekşi... Fenerbahçe'de oynuyor. 24 yaşında. 1.96 boyunda 92 kilo. En önemli özelliği ayakla sayı alabilmesiymiş.

Who ate all the pies sitesi sahada ağlayan futbolcularla ilgili güzel bir derleme yapmış. Onlar sıralı yapmışlar ben karışık yazacağım.
Eboue: Geçen sezon Wigan maçında oyundan çıkarken yuhalanınca...
Terry: Bu kare çok meşhur zaten. 2008 Şampiyonlar Ligi finalinde kaçan bir penaltı ve giden en büyük kupa...
Gallas: 2005 yılı yarı finalinde Chelsea, Liverpool'a elenince...
Terry: 2003 Konfederasyon Kupası Türkiye maçı. Birkaç gün önce sahada yaşamını yitiren Foe için saygı duruşu yapılırken...
Seaman: 91 yılında FA Cup yarı finalinde Arsenal ezeli rakibi Tottenham'a elenince...
Totti: Euro 2000 finalinde İtalya, dramatik bir şekilde Fransa'ya kupayı kaybedince...
Jancker: Gelmiş geçmiş en hüzünlü Şampiyonlar Ligi finalinde. Yıl 99. Bayern birkaç dakika sonra kupayı kaldırmayı hedeflerken uzatmada yediği 2 golle Manchester'a kaybediyor...
Gascoigne: İtalya 90. Kupaya koşan İngiltere bir kez daha penaltı kabusu yaşıyor...
Eusebio: 66 Dünya Kupası'nda Portekiz, İngiltere'ye elenince...
Pele: 1958 Dünya Kupası'nı kazanan Brezilya'nın henüz 17 yaşındaki yıldızı Pele sevinç göz yaşları dökerken. Omzunda ağladığı isim ise bir F.Bahçe efsanesi olan Didi...
Dün gece blogu, Haldun Üstünel'in City ile pazarlıklar yaptığını yazarak bırakmıştım. Sabah bir uyandım ki "İçimizden birisi" yine transferi bitirmiş. Her derde deva mutfak robotu gibi bu Haldun Üstünel. Adam bir şekilde insanları mutlu etmesini, yüzleri güldürmesini biliyor.


G.Saray "Mor forma" çıkarttı ya, doğal olarak suyun karşı yakasından espri yağıyor...
Posta kutumda Leyla'dan gelen mail beni bir hayli güldürdü...
Sabah sabah güldürdün beni, Allah da seni güldürsün. Gerçekten tuhaf adam bu Materazzi. Futbolun Dennis Rodman'ı herif.


Sağır sultan duydu: Ribery, Bayern Münih'te kalmak istemiyor. Hedefi Barça veya Real'den birine kapağı atmaktı. Olmadı. Barça'nın orta sahası zaten 60 model Chevrolet gibi göz kamaştırıyor. Perez için de Ribery çerez kaldı, o Ronaldo-Kaka ikilisini tercih etti. Ben Ferguson'dan bekliyordum Ribery hamlesini. Ronaldo'nun gidişinden sonra bir büyük transfer Ribery olabilirdi. Sir de tercihini Ada içinden Valencia'yı alarak kullandı. Mecburen evde kalan Ribery'nin mutsuz tavırları zaten Bayern üst kademesini deli etmiş durumda. Her gün bir yönetici çıkıp Ribery'e sallıyor. Zaten onun da yüzü bu sıralar hep asık. İşte 2009-2010 sezonu takım fotoğrafı çekimi. Henüz yerler alınmamışken sırtında nedense Olic'in forması bulunan Ribery kafa önde yerine gidiyor. Van Gaal'in ona bakışı da hiç hoş değil. Fotoğraf çekiminde ise samimiyetsiz bir sırıtış (En alt sıra sağdan ikinci)
Ne olacak bu Lugano'nun hali? Artık iş trajikomik hale gelmeye başladı. Örnek mi? Bugün çıkan gazeteler;
Başdöndürücü bir transfer dönemi yaşıyoruz gerçekten. Kaka, Ronaldo, Benzema, Tevez... derken Ibra-Eto'o takası da gerçekleşti. Dün Ibrahimovic yeni formasıyla sahne almıştı. Inter de Eto'o'ya formayı giydirdi.
G.Saray'ın 2 yıldır peşinden koştuğu Lucas Neill, West Ham'ın (Şerefsiz) Çin turuna katılmamış. Belli ki artık Londra'da kalmayacak. Yabancı sitelerde adı Liverpool ve City ile anılıyor. Glen Johnson'un gittiği Liverpool'u tercih ederse Benitez'le birlikte kulübede bol bol çekirdek çitler. City'de oynama şansı biraz daha fazla. Ben buradan yolu yaptım işte. G.Saray'a gelirse herhalde Gökhan Zan'ı ya da sağ kanatta oynayacaksa Sabri'yi keser.
Bu bu nedir bu?
"Transfer sezonunun hareketli takımı Marsilya" diye başlayan cümleler vardır ama Marsilya bu durumu biraz abarttı. Bakkal'dan gofret alır gibi futbolcu alıyorlar. Bir bizim Servet'i alamadılar. Son transfer Morientes. Salı günü imza atacak.
Shaq yakında bir TV programına başlayacak. Adı "Shaq vs." Bu eski haber. Dev oyuncu Phelps'le yüzme yarışı yapacak, Tiger'la golfte kapışacak falan, format bu.