30 Kasım 2009 Pazartesi

Bağla babanın ayakkabısını

Şarkıcı Bono ve Drogba aynı karede. Nike'in bir organizasyonu için bir aradalar. Bono'ya Drogba'nın ayakkabılarını bağlamak düşmüş. Siyah adamın ataları acaba bir gün bir beyazın önlerinde böyle diz çökeceğini hayal edebilirler miydi?

İsveç taksileri

Eyvallah futbol her yere gider ama o taksinin kapısını kim açacak :)

Balerina Giggs

Balerina Giggs'tir benim adım her yeri temizlerim /bakın bana bakın ıslanıp hemen temizlerim / ben sizin temizlik bezinizim / köşebucak hemen silerim / mutfaktan başlarım / uçarım okşarım yumuşağım sildiğim yerde tüy bırakmam / neşeyle çok az zamanda uçarım yetişirim her yere...

Daha önceden haberimiz olsa bayram da temizliğe alırtık tühhhhh.

Aslanlı poster

Fernando Llorente, Lions'un kütüphanesinde işte böyle poz vermiş. Galatasaraylı futbolcular da böyle pozlar verse ne hoş olur. Galatasaray dergisinde de yayınlanabilir. Sadece şampiyonluk kutlamalarında kafes içinde kalmasın aslancıklar.

Günün karizması

Huzurlarınızda Carlos Bocanegra.... Rennes'in, ABD'li oyuncusu pek bir havalı çıkmamış mı?

Ferguson n'oluyo?

Sir kolay kolay böyle bir fotoğrafın öznesi olmazdı. Sunucu arkadaşı Eamonn Holmes'un 50. yaşgünü partisine katılmış. Ona bu şekilde şarkı söyleyen ise Kym Marsh.

Olympiakos tribünleri


Vay vay vay...

29 Kasım 2009 Pazar

14. hafta puan durumu

Bayram nedeniyle olsa gerek ilginin az olduğu bir haftayı geride bıraktık. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kepenk indirdiği haftada cisco sıfır çekti... Petit ise 1 doğru ile en kötüler listesinde kürsünün ikinci sırasına yerleşti. Haftanın en iyileri 6'şar doğru ile flex, kartal bafiler ve alperen oldu.
14- Arob 7-5-6-7-6-5-4-2-6-3-6-4-1-4= 66
14- Beckham07 4-4-7-7-6-5-5-4-5-5-3-3-3-4= 65
14- Fırat 4-7-6-6-6-5-4-2-4-1-6-2-2-4= 59
14- Mrcool 6-4-5-5-7-6-2-4-5-5-4-3-3-2= 59
13- Lord Ricko Joel 6-5-4-6-5-4-5-5-4-5-2-3-4= 58
13- Zeki 5-3-7-5-6-3-3-5-5-5-3-3-4= 57
13- Flex 5-5-6-5-6-4-2-5-3-4-2-3-6= 56
14- Alperen 5-5-3-7-4-4-3-3-4-4-3-3-1-6= 55
12- Emre Akduman 7-6-5-4-5-4-5-4-4-3-4-4= 55
14- Hamza 5-4-4-6-6-4-1-1-7-2-4-4-4-3= 55
14- Ömer Onur Çakmak 5-5-5-7-4-3-5-3-4-4-4-2-2-2= 55
14- Petit 6-4-3-5-7-3-3-3-4-3-5-5-2-1= 54
12- Tarjeta Amarilla 6-6-5-8-5-4-3-4-3-5-2-3= 54
14- Yasemin Yıldırım 4-5-4-6-6-3-2-3-4-4-2-3-4-4= 54
14- Extensor 6-4-6-5-5-4-1-2-3-3-6-3-3-2= 53
13- Mithra 4-3-6-5-5-2-4-6-5-5-3-2-3= 53
12- Painkiller 5-4-5-5-5-5-5-4-2-3-4-5= 52
14- Yalçın 2-5-4-5-5-5-5-3-3-3-3-3-4-2= 52
13- Asım Erel 5-4-3-6-4-5-4-3-5-1-2-5-4= 51
12- Beercholic 3-4-6-5-6-3-3-2-4-6-5-4= 51
12- Feetdeep 3-3-7-5-6-4-3-5-4-2-4-5= 51
13- Isonka 5-6-5-5-5-4-2-5-2-3-4-2-3= 51
13- Walentino 5-6-5-4-3-5-4-5-3-4-2-3-2= 51
12- Dvrn 3-6-5-4-5-6-5-1-4-3-4-4= 50
14- Realfun 5-5-4-5-6-3-1-1-5-1-5-3-2-3= 49
12- Murarty 5-6-7-5-2-6-4-4-4-2-1-2= 48
12- Yakir 3-5-5-5-4-4-4-4-5-3-2-4= 48
12- Dt.İbo 5-5-6-6-4-2-5-2-5-3-2-2= 47
12- Mehmet Orçun 3-5-6-4-5-2-6-2-3-4-3-4= 47
13- Servet 3-5-5-5-4-5-4-3-2-4-3-1-2= 47
11- oLi 4-3-4-5-5-2-5-7-1-5-5= 46
10- Ally 4-6-6-6-5-3-4-5-2-4= 45
10- Cerrah 6-5-4-4-7-3-5-3-3-5= 45
11- Classixc 4-6-5-8-4-4-3-2-4-1-4= 45
12- Holygan 7-5-6-4-1-2-6-3-3-3-3-2= 45
12- Pamukk 4-6-4-4-4-2-3-5-2-3-4-4= 45
13- Vermante 4-4-6-4-5-3-2-4-3-2-2-2-3= 44
10- Kuzen Larry 4-6-4-5-3-3-5-5-4-4= 43
10- Xavier 7-4-6-6-3-3-5-2-3-4= 43
11- Alengir 5-5-6-5-4-5-4-2-2-1-3= 42
11- Arkhe 3-7-4-5-4-4-2-4-4-2-3= 42
9- Arsw 6-5-3-4-7-5-3-4-3= 40
9- Kartal Bafiler 4-2-2-5-5-2-6-1-3-4-6= 40
9- Fuat 7-6-6-4-3-3-5-1-3= 38
12- Horozmania 6-3-5-4-2-3-2-2-3-3-3-2= 38
9- Mutlu 6-6-4-4-4-5-3-2-3= 37
11- Sayerlack 4-5-3-3-2-4-4-2-6-0-3= 36
9- Sinan Kolat 5-5-5-4-4-2-5-1-3= 34
8- The playmaker 3-4-4-6-4-4-5-4= 34
7- Mfy-22 6-6-6-6-4-3-2= 33
9- Marco 6-4-2-4-3-2-3-4-4= 32
7- In Haldun We Trust 5-3-3-7-6-5-2= 31
9- Cisco 3-5-5-5-2-1-5-3-0= 29
8- Diego 3-4-5-4-3-4-4-2= 29
6- Emre Elmas 5-5-4-6-5-4= 29
6- Sekhranikos 7-6-5-3-4-4=29
7- Osmi 3-5-5-4-3-5-3= 28
6- Draffut 4-4-5-5-4-5= 27
5- Sagu 6-5-5-4-3= 23
5- Serdar 5-6-3-6-3= 23
7- Can10 5-2-2-2-4-3-4= 22
6- Oumar 7-4-5-3-2-1= 22
5- Saru 5-5-4-6-1= 21
5- Emir 4-5-5-4-2= 20
5- Cengizhan Türkiş 2-5-3-3-6= 19
4- Massimo 6-5-4-4= 19
4- Sedila 5-6-4-4= 19
3- Fırat Axoy 6-7-5=18
4- De novo per se 2-4-6-4=16
3- Budumudaoba 6-5-4=15
3- Gökçe 6-5-2= 13
3- Hasan 4-4-4= 12
2- De Souza 5-6= 11
3- Di canio 3-6-2= 11
2- Optimus 6-5= 11
2- Siriusjames 5-6= 11
4- Htspor 3-3-2-2= 10
3- Horto mogiko 4-3-3= 10
2- Murat 5-5= 10
2- Futbol vakti 5-4=9
2- Bay Kerahet 4-4= 8
2- Ofa 4-4=8
3- Tugberk 3-2-3= 8
2- Danny 2-5=7
2- Dil Kulübü 4-3= 7
2- Duncan Ferguson 3-4=7
2- Franchi 4-3=7
2- Mr.Y 3-4= 7
3- Togi 2-3-2= 7
3- Yağmur-Mehmet 2-1-4= 7
2- Cem 3-3= 6
1- Furkanenis 6
2- Manchesterda kolbastı 3-3= 6
1- Mre 6
2- Nazım 4-2= 6
2- Oğuz 3-3= 6
2- S.dyrn 4-2= 6
2- Twilo 3-3= 6
2- Vts 1-5=6
1- Agnar 5
1- Ağrı kesici 5
1- Alper 5
1- Berke 5
1- Betman 5
1- Berxes 5
1- Çok özlettim biliyorum 5
2- Harvey 3-2= 5
1- Murty 5
1- My Jekyil dosen’t hide 5
1- Ömer Cankat Yüce 5
1- Saim 5
1- Salmiakgeist 5
1- Aksilaz 4
1- Batu1st 4
1- Chemsjheer 4
1- Çaque 4
1- Çağla 4
1- Defunct 4
1- Eray 172000 4
1- Father vic 4
1- Genzo 4
1- Müttefik 4
1- Ömer 4
1- Rıdvan Ünal 4
1- Sasan Arsız 4
1- Serat Kotan 4
2- Torres 2-2= 4
1- Turgay Keskin 4
1- Turuncan 4
1- Başketli Berk 3
1- Brousse 3
1- Ceza sahası 3
1- Eren 3
1- Gilberto 3
1- MegaDave06 3
1- Ofisi 3
1- SirEvo 3
1- Steven Stiffler 3
1- Tituspullo 3
1- Ahmet 2

Hakem triosu: 1 Real Madrid: 0

Merakla beklenen maçı kaybetti. Şimdi 1 hafta boyunca buraya "Barça geliyoruz" yazdıktan sonra mağlubiyete kılıf aramıyorum ama sahadaki hakem rezaletine sizler de şahit olmuşsunuzdur.
Geçtiğimiz yılki gibi rakibi durdurmaya değil bu sefer top oynamaya çalışan bir Real Madrid vardı Nou Camp çimlerinde. Barcelonalı oyuncular ise 1. dakikadan itibaren özellikle yay etrafında kendilerini yere atarak rakibi eksik bırakma ve frikik kazanma peşindeydi. Orta hakem de buna fazlasıyla yardımcı oldu. Dengeli biçimde oynayan Real Madrid özellikle kontrataklarda etkiliydi. Bu sefer de karşısına yardımcı hakemlerin kaldırdığı anlaşılmaz ofsayt bayrakları çıktı. Nedense aynı bayrak Ibrahimovic'in attığı golde kaldırılmadı hem de İsveçli forvet açık ofsayt pozisyonunda olmasına rağmen. Hakem Mallenco kartlarında da çok adaletsiz davrandı. Özellikle Barça'nın her atağını başarıyla kesen Lass'a verdiği sarı kart komikti. Barça, El Clasico'yu kazandı ama bu sefer hakettiğini söylemek gerçekçi olmaz.
Pellegrini'ye de selam olsun. Bu maçtan çıkmayacak 3 isim vardı. Casillas, Lass ve Ronaldo. Bu kadar az alternatife rağmen gitti Ronaldo'yu çıkardı.
Ayrıca Real Madrid'in forvet hattı Raul-Higuain'den oluşmalı. Benzema iyi futbolcu ama bana göre Real, Barça, Milan seviyesinde değil.

Kokoreç versus İşkembe


Pazar anketinin sorusu şudur: Gece yarısı hangisi daha iyi gider? Valla ben muallakta kaldım. Oyumu sabah kullanayım sakin kafayla.

28 Kasım 2009 Cumartesi

Millet niye hala milli takıma hoca arıyor?

Şov insanı Yılmaz Vural'dan başlıktaki cümleyi duymak istiyorum. Belki de ben bu satırları yazarken bir yerlerde söylemiştir. Trabzon ve Fenerbahçe sonrası Yılmaz hoca için atış serbest ne derse hakkıdır.

Edit: Saat 23:04 itibariyle Kanaltürk'te Yılmaz hoca tam da beklediğim cümleleri kurdu. Aynen şöyle dedi yakaladığım yerde: "Kardeşim niye bize görev vermiyorlar çünkü uluslararası başarı yok. Görev vermezseniz nasıl olsun."

Yürü be hocam kim tutar seni...

Cehennem

Grasshoppers fanları, Neuchatel Xamax maçında takıma böyle destek vermiş. Buradan bakınca çok güzel görünüyor.

Sarhoş değilsiniz

Fotoğrafa bakıp da kafayı bulduk diye düşünmeyin. Siz normalsiniz de fotoğraftaki değil o Çinli.... Bu Çinli milleti masa tenisini o kadar hızlı oynuyor ki fotoğraf makinası bile hızlarına yetişemiyor :)

Real gelse havasını alır demişti ve...

Çok değil bir hafta önce Trabzonspor galibiyeti sonrası, sırada Fenerbahçe maçı olduğu hatırlatılan Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural aynen şöyle demişti:

"Real Madrid gelse havasını alır. Beşiktaş karşısında Fenerbahçe'yi görmediniz mi? Tek bir pozisyonu yok. Bir Alex kilitlendi, takım bitti. Emre ile Kazım cezalı olacak ve seyircisiz oynanacak. Artık ne olur bilemiyorum."

Sonuç ortada. Maçı izlemedim. O nedenle yorum yapamayacağım. Ama sonuca bakınca söylenecek tek şey var Fenerbahçe için REZALET...

Kulakları çınlasın eski futbolcu günümüzün spor yazarı abilerinden biri her hafta öncesi maçlar için yorum yaparken komplo teorileri kurardı. Dinleye dinleye biz de birşeyler kaptık. Hemen yazıyorum bir tane;
Galatasaray'ın puan kaybettiği haftada, Fenerbahçe de yenildi ki Beşiktaş arayı kapatsın. Yarışa heyecan gelsin.

Offf ya kendim bile inanmadım, top oynamayan Fenerbahçe'ye kim ne yapsın.

KASIMpaşa

Başlıkta Fenerbahçe yok çünkü sahada da yoklardı, resimde de Kasımpaşa yok. Onlar tam tersine sahanın tek hakimiydi, bu karede de hepsi gol sevincinde...
Kasım ayında 4 maç yaptı Kasımpaşa. Eskişehir ve Ankaragücü'yle berabere kaldıktan sonra önce Trabzon'u sonra da Fenerbahçe'yi 3-1 yendiler.
Bu küçük detaydan daha önemlisi tabii ki son iki haftada aldıkları galibiyetler. Bugün bırakın Beşiktaş, Galatasaray'ı, Avrupa'nın 1. sınıf takımları dışındakiler bile art arda bu maçlardan kolay kolay 3 puanı çıkaramaz.
Maçın başından sonuna kadar Kasımpaşa üstündü. Bu tip seyircisiz maçlarda deplasman takımının ilk golü atması çok önemli. Çünkü ev sahibi tribünlerdeki binlerle değil sadece sahadaki 11 kişiyle buna cevap vermek zorunda. İşte bu yüzden Volkan'ın yediği ilk gol komik olduğu kadar önemliydi de. Fenerbahçe bu şok gole erken cevap buldu ama maça hakim olamadı sadece duran toplardan pozisyon üretebildi. Oysa Kasımpaşa kalecisinden en ilerideki Gökhan Güleç-Cenk İşler ikilisine kadar hep ayağa topla 90 dakikaya istediği gibi hükmetti. Kasımpaşa'nın ilk golü de ilki kadar komikti. Ergün Teber yerden 35-40 metrelik pas attı, Cenk, Volkan'la karşı karşıya kaldı ve golü yaptı. Paşa'nın üçüncü golü ofsayttı.
Fenerbahçe cephesinde ise hemen hemen herkes ilk 11'e bakınca şöyle bir şaşırmıştır. Daum, çift forvet oynattı! Güiza ve Semih ileri ikilide arkalarında da Alex. Ama bu taktiğin çok da tuttuğu söylenemez. Daum maç sonrası basın toplantısında bu taktiği futbolcuların istediğini söyledi. İlginç. Pek başkasının sözünü dinleyecek bir hoca izlenimi vermemişti bugüne kadar bizlere. Bir Özer Hurmacı sorusuyla bitireyim? Bu çocuğun benim göremediğim ne eksiği var?

Teknoloji bilgim

Hem hafta sonu hem de bayram. Biraz geyik yapalım. Dün gazetede kendisinden film alacağım bir arkadaş.
Arkadaş - Flash diskin var mı?
Petit - Yok ama Akbil'im var...

El Clasico'ya doğru - 2

Evet planlar yapıldı. Malum yarın Nou Camp deplasmanındayız maçı da Barcelona'ya gönül vermiş arkadaşlarla seyretmeye karar verdim. Teklif "Katalunya Cumhuriyeti'ne gel, birlikte seyredelim" ifadesiyle geldi. Bize de delikanlı Real Madridli olarak atkımızı takıp deplasmana gitmek düşer.
Bu maçı Real Madrid'in kazanacağından şüphem yok. Hatta skor da verebilirim. 3-0 alırız.
Tabii bunun için birkaç sebep de sıralamam gerekiyor. Sezon başında Cristiano Ronaldo, Kaka Leite, Benzema, Xabi Alonso gibi isimler bu tip maçlar için alındı. Ayrıca son kapışmadaki 6-2'lik hezimet de bizim Real Madrid'i hırslandıran bir faktör olacak.
İsim isim bakıldığında Real Madrid, Barcelona'dan kat be kat olmasa da üstün. Rakibimizin tek artısı bize göre biraz daha iyi takım oyununu becermeleri. Makalele'den sonra çuvalladığımız ön libero tarif edilen bölgede sonunda aradığımız adamı da bulduk: Lass.

Barça geliyoruz...Barça geliyoruz...

27 Kasım 2009 Cuma

Hem Total hem Mental çöküş

Ne berbat Kasım'mış...
Basket takımının skandalını bir nebze olsun unuturuz diye Manisa maçında ümitlendik. ASY'de yavaş, yavan, tuhaf bir oyunla berabere kalıp lider olamadık. Bursa'ya karşı kazansak maç fazlasıyla da olsa yine liderlik. Futbolculara milli ara hiç yaramadı. Bedenleri sahada ama ruhları iki haftadır yeşil çimlerde değil.
Eşi hastalanan Rijkaard, Hollanda'da. Takımı yönetecek adam Neeskens. Az adam mı. Tam tersi çok bile. Sezon başında Rijkaard değil de tek başına Neeskens gelse kim ne diyebilirdi ki? Ama yok. Maç öncesinde Rijkaard-Neeskens kafa kafaya vermiş tek forvetli bir sistemle sahaya çıkma kararı almışlar. O tek forvet de ne Nonda ne Kewell ne Keita. Belki de en son tek forvet oynayacak olan Arda. İki stoperin maçın başından sonuna kadar onu ezmesi gayet doğal. Peki Arda kalsın oyunda. Golün ondan gelmeyeceği belli. Geriye tek seçenek kalıyor. Şut. Eee o da yok. Demek ki bu şekilde gol olmayacak. Bu 1. dakikadan itibaren belli. Peki Neeskens bunu görmüyor mu? Bence görüyor ama değiştiremiyor. Çünkü yine belli ki Rijkaard sistemi bu şekilde kurmuş. Ama olmadığını görse belki 30'da belki devrede müdahale edecek. Neeskens ise edemiyor. Buradan Neeskens gibi adama laf söyleyerek haddimi aşmak istemem ama insanın aklına "Acaba Patron kızar mı mantığıyla düşündüğü için mi taktikle oynamadı" sorusu geliyor. Nitekim Bursa'nın golü gelene kadar Neeskens oyunu seyrediyor. Rakip skor üstünlüğünü ele aldıktan sonra Nonda forma yüzü görüyor. Bu tip sıkışık maçlarda Elano bir vurur pir vurur. Neden oynamaz onu da anlamadım.
Bir de kanat konusu var ki Allah'a emanet. Geçtim Sabri ile Hakan Balta'nın bindirme yapıp, muz orta kesmesini topu üzerinde Sarı-Kırmızı forma olan birine atsınlar razıyım. İlk devre öyle bir pozisyon oldu ki amatör takım vermez. Galatasaray rakip 18'e yakın bir yerden taç atıyor. ELİYLE topu Keita'ya atamadığı için Galatasaray kontratak yiyor pozisyon Leo Franco'nun ellerinde bitiyor.
İsim isim jurnallemeye de gerek yok aslında. Önemli olan Galatasaray ne Manisa'ya ne de Bursa'ya karşı "Bu maç benim istediğim gibi oynanacak" mesajı bile veremedi. Total futbol dedik daha mental olarak bile kafamızda oynayamıyoruz ki pratiğe dökelim. Neyse...
Bu yazı aslında daha çok uzar gider ama şimdilik bu kadar yeter. Sadece son söz olarak şunu söylemek istiyorum.
Taraftarın canı bir yere kadar sıkılır!

Böyle ayak varken rakete ne gerek

Manchester City'nin Arjantinli golcüsü kortlara indi... Carlos Tevez, vatandaşı Del Potro'nun Roger Federer'i yendiği maçı izlemiş. Karşılaşma sonrası ise soluğu gördüğünüz gibi kortta almış. Usta ayaklara sahip Tevez topun boyutu ne olursa olsun hünerlerimi sergilerim moduna girmiş.

Tabii vatandaşıyla da kısa bir gösteri maçı yapmış.

Yerinde duruyor mu - 7

Yazları zevksiz kışları janti

Geçen yaz Ferdinand'ın plajdaki bistüerli hallerini hatırlayanlar vardır. Unutanlar ya da görmek isteyenler Buradan bakabilir. Bu adam yazları bir hayli zevksiz ama kışları hiç fena giyinmiyor. Çift düğmeli ceketi ile çok şık olmuş.

Bir Iorfa vardı benden öte benden ziyade

Sabah sabah nedense aklıma geldi...Bir Dominic Iorfa vardı. Hani bu gözler Hagi'yi, Kewell'ı, Prekazi'yi canlı kanlı seyretti diye hep övünüp duruyoruz da Iorfa'yı unutmak mümkün mü? Çok oynamadı ama o sahadayken de biz tribündeydik. Komik adamdı.
Eğer...
attığı topları aut çizgisini 5 metre geçmeden yakalaması gerektiğini bilseydi,
es kaza auta gitmeden yakaladığı topları üzerinde Sarı-Kırmızı olan forvetlere ortalayacağını bilseydi,
şutların 3 direk arasına gitmesi gerektiğini bilseydi,
ofsayt kuralı olduğunu bilseydi
valla iyi topçu olurdu.

Ümit Besen Abimizden Gençlerbirliği marşı



Bi büyük, biraz kavun, peynirle iyi gider :)

Kurban Bayramınız kutlu olsun

26 Kasım 2009 Perşembe

Kıvırcık saçlarına...


Kıvırcık saçlarına
Ak düşmüş uçlarına
Cimbom taraftarına
El salla Frank Rijkaard...

Süper Lig 14. hafta tahminleri

Bursa-G.Saray: 0
F.Bahçe-Kasımpaşa: 1
A.Gücü-Denizli: 1
Antalya-G.Birliği: 2
İstanbul BŞB.-G.Antep: 2
Manisa-Kayseri: 0 - Haftanın maçı
Trabzon-Eskişehir: 0
Sivas-Beşiktaş: 0

Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Rüştü'nün ikinci Old Trafford zaferi


30 Ekim 1996: Manchester United-Fenerbahçe: 0-1
25 Kasım 2009: Manchester United-Beşiktaş: 0-1

Man of the match: Rüştü Reçber

Uçan tekme

David Villa topla oynamıyor da kavga ediyor gibi. Baksanıza uçan tekme pozisyonu almış. Vay o topun haline.

Ağaç yaşken eğilir

Burası bir spor blogu ama Suri Cruise'un yeri ayrı. Artist bir baba ile ananın kızı olarak zaman zaman kendisini bu blogta ağırlamayı seviyorum.
Bakar mısınız giyim kuşama... Tam bir küçük hanımefendi. Özellikle ayakkabılara dikkat. Topuklular üzerinde dengesini kaybetmeden yürüyenlere hep gıpta ile bakmışımdır. Mecburi olarak topuklu giydiğim zamanlarda ayağımı kırmamak için büyük çaba sarfettiğimden Suri'nin topuklularına ve o topuklular içinde gayet rahat tavırlarına bayıldım. Demek ki ağaç yaşken eğiliyormuş. Bugün bu topukları giyen Suri yarın kimbilir kaç santimlik ayakkabılarla çıkacak karşımıza. Ya da sıkılıp büyüdüğünde ömrünü babetlerle geçirecek.

Xabi 30'a merdiven dayamış

Sen gittin gideli

4 sene geçmiş George BEST...

El Clasico'ya doğru

Inter maçının ardından basının Real Madrid'in lider olmasını değerlendirmesini istediği Guardiola'nın cevabı:
''Nasıl olmaz! 270 milyon euro harcadıktan sonra elbetteki Real Madrid lider olur"

Barça geliyoruz...Barça geliyoruz...

Dayan Başkan

Bugün saat 4'te Lise'de Divan Kurulu OLAĞANÜSTÜ toplanıyor. KAPALI OTURUM'da basketbolda yaşanan kriz gündem maddesi olacak. Tabii iş sadece basketbolla kalmaz.
G.Saray'ın bu sezon şampiyonluk yolunda en büyük engelidir Mart'ta yapılacak seçim. Liseli kanadı kulübü Sokak'ın yönetmesinden çok rahatsız. Zaten Özhan Canaydın da basketbol skandalının ardından "Burası sarmısakspor mu? Kulübü sokak yönetirse böyle olur" şeklinde cümleler sarfetmişti. Sinan Kılıç bir sonraki yönetim kurulu toplantısında bu cümleleri eleştirince de Mehmet Helvacı, Ahmet Dedehayır gibi Canaydın'a yakınlığıyla bilinen yöneticiler Kılıç'ı DÖVMEYE kalkmıştı.
İşte böyle bir ortamda gidiliyor bugünkü Divan'a. Amaç açığı yakalanan bu uğurda ikinci adamını bile feda eden 'Sokak yönetimi'ni köşeye sıkıştırıp bir güzel pataklamak. Çünkü sokak Polat'ın yanında ve futbol takımı da Mart'a kadar puan cetvelinde şu anki yerinde seyrederse Lise'nin elinde yeterince koz yok. Bu basketbol olayı en büyük kazançları oldu. Lise, Polat'ı basketbol üzerinden vurmayı planlıyor. Peki kimler yüzünden Polat bu saldırılara maruz kalıyor? Liseli koç Okan Çevik, liseli idareciler Koray Mincinozlu ve Mert Uyguç yüzünden.
İşte bu yüzden diren Başkan. Çünkü biz bir daha Canaydınlı günleri yaşamak istemiyoruz.

24 Kasım 2009 Salı

Bir karede iki karizma

Pep Guardiola ile Jose Mourinho; yıllar önce ve bugün... İki çaylak bugünün en karizmatik iki teknik direktörü.

Sizce hangisi

Men's Health çok gereksiz bir şekilde iki kapak hazırlayıp "Hangisi" diye okurlarına sormuş. Tabii ki soldaki.

Figo yine Nou Camp'ta

Bu geceki Barcelona-Inter maçını Figo da Nou Camp'da izleyecek. Eşi Helen Svedin'le birlikte gelmiş. Muhtemelen akşam olacak istenmeyen olaylara karşı kalkan vazifesi görecek Helen.

Çünkü geçmişte Figo'nun Nou Camp'da pek de hoş karşılandığı söylenemez. Muhtemelen bugünlerde de sempati duymuyorlardır.

Henry şut idmanında!

Totti-Elano kıyaslaması

"Totti, Roma forması giydiği ilk günden beri fark yaratıyor. Daha önce Elano, Robinho,Diego gibi oyuncularla oynadım. Onlar tek başına skoru değiştirebilecek isimler değil"
Roma kalecisi Julo Sergio böyle konuşmuş. Sanırım kıyasladığı takım arkadaşının kim olduğunu pek idrak edememiş henüz...

Hiç mi utanman yok Cemal?

Habertürk Gazetesi Cemal Nalga'yla röportaj yapmış. Fotomuhabir Ali Kemertaş da yukarıdaki resmi çekmiş. 2 gazeteci yanlarında Tufan forması götürüyorlar, Cemal Nalga da kuzu kuzu bu formayı giyiyor. Senin ve birkaç hainin yüzünden milyonlarca G.Saraylı kan ağlarken hiç mi utanmadın Cemal o formayı İKİNCİ kez giyerken?

Meğer astımmış


Büyük sır ortaya çıkmış.... Daily Mail'in haberi böyle... MSL'de Galaksy'nin oynadığı son kupa finalinde David Beckham objektiflere elinde astım hastalarının nefeslerini açıkmak için kullandıkları pomba ile yakalanmış. Vallahi astımlı haliyle böyle oynuyorsa kimbilir astım olmasa neler yapardı.

Yetmez Demirören

"Bana gelen bilgilere göre taraftar 'Yetmez Demirören' diye bağırıyor."
Yıldırım Demirören - BJK Başkanı

Bildiğimiz kulak burun boğazcı var mı? Sanırım artık iyi duyamıyorum.

23 Kasım 2009 Pazartesi

40'lık Lehmann

Helal olsun valla. Beni bu hale soksalar iskeletim bir daha eski halini alamaz.

Makukula

Sonunda bir dediğimiz çıktı :)

Pankart




Manisa maçındaki pankartımız...
Coming soon: Harry Kewell