19 Ocak 2010 Salı

Süper Lig'de kalite tavan yapacak!

Maçları 4 yıl daha yayınlamak için 321 milyon dolar ödeyecek olan Digitürk, Turkcell Süper Lig'in kalitesini artırma bahanesiyle Erman Toroğlu'nun görevine son vermiş... Bu bahane bana hiç inandırıcı gelmedi... Digitürk kaliteden ziyade masrafları kısma yoluna gitmiş belli. Malum Erman Toroğlu bedavaya çıkmıyordu ekrana...
Digitürk kaliteye bu kadar önem veriyordu madem daha önceki yıllarda neredeydi? Para fazlaca gidince mi kalite akıllara geldi?

Digitürk yönetimi bayanların ve çocukların ekran başında olmasını çok istiyorduysa eğer; Galatasaray'ın Malatyaspor'u yendiği maçta 3 gol birden atan ve bir gün sonra evlenecek olan Ümit Karan'a "Bu akşam golleri attın. Yarına kaldı mı acaba?" diye bir soru yönelten Erman Hoca'yı o gün göndermeliydi... Yoksa bugün "Kaliteyi artıracağız" demenin inandırıcılığı yok... Şunu diyenler de olabilir; o gün gönderilecekti ama Şansal Büyüka gitmesini istemedi... Bugün de Şansal Büyüka gitmesini istemiyor hatta bunun için istifayı bile göze almış.

7 comments:

Manchester'da Kolbastı dedi ki...

İŞTE ERMAN İŞTE KALİTE !..

* "Ben Serhat*'a bi kafa atim bakim armut ağacı gibi yere düşürürüm vallaa"

* "Sonunda hakem de futbolcuya vuruyor. aslında o pozisyonda en büyük suçlu , cezalı olan Osman'ı ve o kadar sivili tel örgülerin içine sokan 4'üncü hakem. MHK, Osman'ın hayalarına vurup, sünnet etmeye kalkan Durmuş'a ceza vermiş. Ya Osman, bu tekmeyle hadım olursa ve çocuk sahibi olamazsa işin sonu neye varır? "

* "Rakibin kuyruk sokumundan girerek, anüsteki basuruna ameliyat yapan Emre'yi oyundan atamıyorsun, bir de olmayan bir penaltı, bir takım galip geliyor"

* "Şansal ben sana basarım"

* "Hakem, hakem! demirin bi ucunu ısıtıp, soğuk tarafını senin kıçına sokmak lazım". "Ben de düşündüm adam haklı, sıcak tarafı tutup nası çıkarcam ben o demiri"

- Yiyo musun hocam pastırmayı?
- Yemez miyim bayılırım ya.
- Ha!
- Bayılırım
- Sen yukurtaya da kırarsın
- Off. Hocam nasıl oluyor
- Sabah kahvaltısında da yersin
- Pastırmayı yaparken hemen pastırmayı ısıtıp yukurtayı koymıcaksın
- Ya.
- Pastırmanın içine biraz su koyacaksın
- Onu da mı biliyorsun hocam?
- Hocam ben söyliyim de.
- Ha
- Pastırmanın içine biraz su koyacaksın.
- Hımm
- O pastırma suda biraz ölecek..
- Yumuşucak?
- Biraz çekecek suyunu
- Kayserinin pastırması saten(!) yumuşak olur hocam
- Olsun olsun hafif su koyacaksın su......
- O çemeni duruyor mu yoksa atıyo musun?
- Durucak durucak. O böyle suyu çekerken hafif yağı da atçaksın, yağ...
- Domates biber doğruyor musun peki.
- Hayır hayır hiç bir şey karıştırmıcaksın. Hocam pişmiş aşa su katmıcan. Hemen üzerine biraz tereyağı az bir tereyağı, üzerine iki yumurta kıracaksın, yumurtaları böyle patlatmıcaksın, yumurtalar böyle top top olucak, anlıyo musun.
- Yayılmıcak eki eki (Şansal gülmesi)
- Ondan sonra haif kırmızı biber kara biber hocam.
- Beni gösterme eki eki :)
- Sonra alıcaksın kızarmış ekmeği şöyle ehe ehe (Erman gülmesi)
- Yavuz yer misin?, komşum sütütyoda(!) Yer misin sabahları pastırma?
- Yanlız pastırmayı yiyince bir kötülüğü var hocam ya.
-Orayı söyleme (Bu karede elindeki kağıdı Erman'a doğru sallar Şansal ve çocuk gibi güler. Eki eki )
- Tuvaletler muvaletler pastrma kokuyor iki gün perişan oluyoruz.
- Felaket (Şansal hala güler eki eki )
- İç çamaşırı miç çamaşırı her taraf pastırma kokuyor
- Buna bir çare yok mu?
- Yok hocam ya
- Pastırmayı bulan Kayserili, bu kadar pratik zekası olan bir Kayserili çemene bu kokuya bi çare....
- Hocam 44 milyon kilosu. ben o pastırmayı yiyim de tuvalete girince havamı atayım, vay adam pastırma yemiş desinler
- Eki eki (Şansal)
- Anlıyor musun etraf şöyle bir koksun hocam, 44 milyon kilosu sen neden bahsediyorsun. Adam havasını atsın iki üç gün ya... Şöyle bol bol gitsin etrafa. Kalabalık yerlere gitsin tuvalete falan...
- Oh be (Şansal)
- Şöyle Kalabalık yerlere gitsin tuvalete falan. Parıyı verirken şöyle bahşişi 44 milyon liralık pastırma yedim desin.
- Hoçam tuvalete gitmene gerek yok, ağzından burnundan zaten fışkırıyor, terlersen fışkırıyor.
- Tam teşekküllü veriyor kokuyu
- Eki eki
- Zuhaaha ha zuhaa ha.. Ya hocam konuşturuyorsun beni akşam akşam


Böylesine kaliteli (!) böylesine nezih (!) böylesine ailelere yönelik (!) yorumlar yapan Erman'ı izleyen tek aile kendi ailesidir sanırım!... Hayırlısı olsun hoccccam (!) ne diyim...

Yasemin Yıldırım dedi ki...

valla yorum olarak kalmasına üzüldüm. Süper bir derleme olmuş :)

Manchester'da Kolbastı dedi ki...

Video çözmemiştim daha önce... Biraz zor oluyor ama keyifliydi :)))

feetdeep dedi ki...

Kalite ancak lig tv bundesliga'nın maç yayınlama tekbiğini öğrendiğinde artabilir. yoksa aziz bey istedi diye erman giderse hiçbirsey ne artar ne de değişir.

Nerazzurri dedi ki...

Şenol'un annesini normal yollardan yapın sözünü de unutmamak lazım !

saim dedi ki...

Buyrun size Erman Hoca gafları,


- Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela hakemin bakiresi olmaz mı? Yani bozulmamış bir hakem.
- Rakibin kuyruk sokumundan girerek, anüsteki basuruna ameliyat yapan Emre’yi oyundan atamıyorsun, bir de olmayan bir penaltı, bir takım galip geliyor.
- Öyle şey tutar gibi tutarsan penaltı olur... Ne olduğunu söylemeyeyim.
- Ey Beşiktaş taraftarı... Şenol’a o kadar anneni bilmem neresinden bilmem ne yapayım diyorsunuz. Yapacaksanız da bunu düz yerinden yapın. Ters tarafını bırakın.
- Ya sen kimsin ya, sadrazamın sol şeyinin çocuğu musun? Allah Allah.
- Ben Genelkurmay Başkanı’nı asker isterim ağbi... Özkök Paşa ayrıldı, onun için diyorlar ki çok demokratik, çok beyefendi, çok efendi. Tamam öyle olsun. Ama ben çok demokratik bir genelkurmay başkanı istemiyorum ağbi... Benim genelkurmay başkanım kodumu oturtacak, vurdu mu oturtacak!
- Asker askerliğini yapmayacak, polis polisliğini yapmayacak. AB onu isteyecek... AB bir de krem istesin de, kremle gelsin. Bir de krem verelim AB’ye de, fazla acıtmasınlar... Oraya geldik, kreme geldik. Bir de onu verelim, rahatlayalım. Bırakın böyle işleri, bırakın böyle oynamayı... Bir şeyler söyleyin! Bağlanmışsın... Komando birliği de olmaz, özel harekat timi yapacaksın... Hâlâ “yatırım yapalım” diyorlar... Yıllarca ne yaptık? Ne kısa vadede bir b.k var, ne uzun vadede...
- Değişik bir yerden gireyim sana... (Şansal Büyüka’ya)
- Erman Toroğlu: Bu adam bizle şey geçiyor da söylemeyeyim şimdi, bir şey geçiyor da..
Şansal Büyüka: Dalga geçiyor de hocam, dalga de!..
Erman Toroğlu: İşte bir şey geçiyor da, dalga geçiyor diyelim!
- Allah’tan şişenin ağzı darmış. Ya bir de geniş olsaydı, o zaman büyüğünü yapıp atacaktı demek! (FB-GS maçında sahaya atılan idrar dolu şişe ile ilgili yorumu)
- Şimdi sana Tuncay’ın bir şeyini göstereceğim, dudağın uçuklayacak!
- Orada maç ayağına gelmiş. Acıma, yapsana 4-1 filan. Hani “hastayı yatağında...” demişler... Kalkmayacak ayağa.
- Bu pozisyona faul çalan hakeme ben, “Lisansını bırak, gel sana bi çay-kahve ısmarlayayım” derim.
- Şansal Büyüka: Ceyhun’a ne diyorsun hocam?
Toroğlu: İnanılmaz. Tam dayaklık! (Maraton Lig TV)

Cengizhan dedi ki...

Fenerbahçe düşmanı, taraflı, kalitesizdi. Digitürk artık daha kaliteli.