Taraftar doğruyu yapmadı. Sahadaki oyuncusunun moralini bozdu, yerine girmesini istediği adamı zor durumda bıraktı. Sonuçta 2-1 öndeyken Fener maçı kaybetti. Bunu sadece F.Bahçe taraftarı değil neredeyse tüm Türk taraftarlar yapıyor. Bazı şeyleri olduğu gibi kabullenmek en doğrusu. Çoğumuz tribüne çıktığımızda futbolu Daum'dan, Rijkaard'tan, Denizli'den daha iyi bildiğimizi sanıyoruz. Onu çıkar bunu sok tezahüratları da peşinden geliyor.Düne dönersek Fenerbahçe hep böyle bir takımdı. Uzun süreli huzur ortamı bu camiaya göre değil. Tıpkı Semih'in ilk 11'de oynamamasının bu camiaya olmaması gibi. Evet 2 kere 2, 4 eder. Semih müthiş topçu olsa da eğer bahsettiğimiz takım F.Bahçe'yse orada şöhretli yabancı oynar, veya Güiza gibi La Liga gol kralı apoletli bir forvet. Belki bu zamanla değişir ama belli ki yakın zamanda olmayacak. Bunu en iyi bilen F.Bahçe taraftarı. Sezon sonunda Güiza giderse hadi 2010-11'i Semih-Gökhan Ünal'la tamamlayalım ya da onlara yakın bir yabancı forvet alalım dönüşümlü oynasınlar demeyecektir Sarı-Lacivertliler. Eto'o'nun, Robinho'nun isimleri geçer, Huntelaar gibi bir adam gelir.
Maç sonu tesislere gidilmesi de doğru değildi ama dedim ya F.Bahçe'nin gerçeklerinden biri de bu. O formayı giyiyorsan kazanacaksın yoksa neredeyse her sezon bu tip görüntüler yaşanır. Dışarıdan bakıldığında bu durum belki çirkin görünebilir ama bazen de bir silkinme yaratabilir. Yani o tesise gidip takımı protesto edenler yarınki muhtemel başarıların temelini atmış da olabilir.
Lafı uzatmayıp şimdi de lige dönersek ben birçok kez F.Bahçe'nin ligi kolay şampiyonlukla tamamlayacağını düşündüm. Çünkü bizim G.Saray'ın deplasmanda maç kazanması zor bu görüntüsüyle nitekim Denizli dışında Kayseri ve İnönü'den 1'er puan çıkarabildi. Gerçi ligin tepesinde yer alan bu takımlara karşı deplasmandan alınan bu puanlar işe yarar göründü. Çünkü F.Bahçe şu ana kadar müthiş fikstür avantajını değerlendiremedi. Diyabakır beraberliği ve Bursa yenilgisi muhtemelen hiçbir Fenerli'nin aklında yoktu. Şu anki tabloya bakınca fikrimin çok değiştiğini söyleyemem kalan fikstüre bakıldığında yine şampiyonluğa en yakın takım olarak görünen F.Bahçe.
9 comments:
ya petit bırak totemi artık bi yerlerin şişecek..
fikstür falan hikaye.
göz var nizam var.Fenerbahçe şampiyonluğa uzak bir takım şu andaki görüntüsüyle.bir anda değişip her rakibine fark atmaya başlıyacak halide yok heralde..
matematiksel olarak şans devam eder ama hava,hissiyat,maneviyat olarak dün akşam 90+1'de kaybedildi.Bursa'da şampiyon olamayacağına göre geriye kim kaldı bil..
Bence de avantajlı F.Bahçe lakin jo'nun ne kadar sağlıklı kaldığı veya Baros'un ne zaman döneceği çok önemli. Bunlardan biri sağlıklı olarak oynarsa 51-49 galatasaray.
Oooo petit yine bağlamanı yapmışsın. Yazı biraz uzun olmuş okumadım ama son cümle gerçekten çok vurucu olmuş.
"Fener şampiyon olur" dediğim için bizim tribündekiler bana kızıyor bir de burada fırça yiyoruz. Fikstür futbolda bir avantajdır şu anda da bu F.Bahçe'nin elinde. Öncekileri kullanamaması sonrakileri de kullanamayacağı anlamına gelmez bence.
Abla yazı uzun diye bu blogdaki yazıyı nasıl okumazsın anlaşılır gibi değil :)
bu daum'un takımlarında çok sık olan bir durum bence.fenerbahçe şuan dipte,ha dipte dediğim 90 dakikayı çıkaramadığı için,yoksa dün ilk 75 dk. çok iyi bir oyun vardı kanımca.kaldı ki bursa'nın pozisyonu dahi yok 90 dk boyunca(sadece battalla'nın golünü sayabiliriz.).dünkü guiza protestosu bu takımın kaderini olumlu olarak etkileyecek bir hamle,her ne kadar bu planla yapılmamış da olsa.2007'de kadıköy'de alex yuhalandı,guiza bunun yanında nedir ki?futbolcular bir silkinecekler bundan sonra.
son olarak bir galatasaraylı'nın fenerbahçe'yi,bir fenerbahçeli'den daha iyi analiz ettiğini görmek güzel.sanırım çoğu fenerbahçeli duygusallığının esiri oluyor.
bursa maci ile beraber febenin isi cok zora girdi. Bence Lille buna tuz biber olur. Hafta sonunda IBB ile oynanacak macta olasi olimpiyat sendromunu da buna eklersek, bu saatten sonra tum ipler GS elindedir. 32.haftayi petit sana hatirlatirim....
atem totem ben seni, sekere katam ben seni diyorum petitcim:-) Tetem konusunda elime su dokemezsin ama fena da deilsin hani....
Ya Alp bakma şu Ceyhun'a ben ne anlarım maç bağlamaktan. İşim olmaz böyle şeylerle.
Petit ben Yasemin gibi yapmadım, yazını okudum. Yasemin'in uzun bulması normal çünkü totemin kısası sezon sonuna kadar idare etmeyebilir. İnşallah elbirliğiyle bu sene de Beşiktaş'ı şampiyon yaparsınız.
Yorum Gönder