Kasımpaşa bu ligde benim beğendiğim takımlardan biri. İstanbul deplasmanına gelmiş Antalyaspor gibi futbolu çirkinleştiren bir yapıları yok, vakitten çalan bir kalecileri yok. Adam gibi futbol oynamaya çalışıyorlar. İstanbul BŞB ve Ankaraspor gibi Belediye tandanslı takımların küme düşmesini çok istiyorum. Kasımpaşa'yı ise seviyorum. Premier Lig takımlarına benzetiyorum onları. Umarım bu semt takımı ligde kalır. Şunu da söyleyeyim seyrettiğim Kasımpaşa zaten ligde kalır. Bunu fazlasıyla hakediyorlar.Neyse maça gelirsek. 2 saat önce gelen F.Bahçe mağlubiyeti havası Ali Sami Yen Sokak'ta kutlanırken benim aklım akşamki Paşa maçına takılıydı. Maç Sami Yen'de de olsa Paşa çekindiğim bir takımdı. Zaten endişelerimde ne kadar haklı olduğumu maç içinde ciddi ciddi yaşadım. Daha maça 1-0 yenik başlıyorduk ki Emre Toraman sağolsun hangi akla hizmet o topa vurduysa Paşa'nın golünü yedi. Ardından bizim çocuklar toparlandı. İlk yarı boyunca da gayet iyi top oynadık. Bir süredir forvetsiz oynadığımız için hücum aksiyonları tuhaftı. Jo ile oynamak çok keyifli. Jo da genç yaşına rağmen çok olgun ve akıllı bir oyuncu. İmkan olsa keşke gelecek yıllarda da bizde oynasa. İlk golde topu alışı ve rakibe yaslanıp Arda'nın önüne bırakışı 10 numara hareketti. G.Saray'ın futbolunu bir 'level' yukarı çıkarmasın da Sabri'nin de tekrar takıma dahil olması önemliydi. Son 3 maçtır yaşanan Uğur Uçar faciasından sonra o bölgede biraz enerji görmek iyi geldi.
Ancak ikinci yarıda az kalsın şemsiye tersine dönüyordu. G.Saray oyuna berbat başladı. İki ön libero Topal ve Ayhan, stoperler Neill ile Servet'in 1 metre önüne kadar gerileyince Paşa akın akın geldi. 4'e 2 bir kontratakta Keita da topu kötü kullanınca G.Saray 2-0'ı kaçırdı. Tribünde 10 dakika yana yakıla "Adamlar birazdan atacak" cümlem de gerçeğe dönüştü. Çünkü G.Saray orta sahayı resmen Kasımpaşa'ya teslim etti. Zaten pres yapsanız bile pasla çıkan bir takım Kasımpaşa. Orta sahada baskıyı görmeyince orta yuvarlağın bizim alana bakan dilimindeki tüm pastayı Paşa yedi. 1-1'i bulduktan sonra Kasımpaşa'nın neden geri çekildiğini anlayamadım. O dakikadan sonra savunmayı da beceremediler. Özellikle Gio'ya çok boş alan bıraktılar. Geldiği günden beri en hareketli futbolunu seyrettiğimiz Gio iyi hoştu da yay üzerinden bu kadar yüzdesiz vurulmaz. Ama en azından 1'ini iyi ki öyle kötü vurmuş kalecinin üstüne. Çünkü dönen topta Keita'nın o enfes golünü izledik. Uzun zamandır topa bu kadar iyi yatıp 90'a yollanan bir gol görmemiştim. Bünyeye de iyi geldi, puan cetveline de. İyi oynayan bir Keita'yı seyretmek bambaşka bir keyif. Bir teknik direktörün hücumda tam istediği türden bir adam. Hiç yardım almasa bile kendi kendine birşeyler yapıyor ve pozisyon yaratıyor.
Keita'nın müthiş golünün ardından Jo'nun penaltısı ve Keita'nın golüyle 3 puan geldi. Ancak bu aldatıcı olabilir. Çünkü ikinci yarıdaki o 20 dakikalık orta sahaya teslim bayrağının çekildiği anlardaki futbol gelecek adına hiç de hayırlı bir görüntü değil. İşte bu yüzden G.Saray tüm bu avantajına rağmen yüzde 100 şampiyon olur diyemiyorum. Çünkü G.Saray'ın her deplasmanı zor geçiyor. Eskişehir, Trabzon, Sivas gibi deplasmanlar da kolay değil.
Bu arada maç sonu Sabri 3'lü çektirirken Gio, Jo ve Neill'in "Ne yapıyor acaba bu adam" bakışını da uzun süre unutmam sanırım :)
6 comments:
Abi haklısın o 20 dakika oyundan düştük ama ben bunu maç başından beri yapılan prese ve kasımpaşanın etkili oyuncularına bağlıyorum.Dos Santos'uda yanaklarından mıncırıyorum.
1-0 dan sonraki 10 dakika hakkında da yorum almak isterdim. o kadar istekli oynayan, ileride basan, pas boşluklarını kapatan takım bir anda atletico maçındaki geriye yaslanan, rakibi izleyen takıma dönüştü. ilk yarının sonuna doğru hibrid, garabet, kimin ne yaptığı belli olmayan bir oyun vardı.
kondisyon demek istiyorum ama golden hemen sonra anında bu kadar performans düşüşü normal değil. daha önce de 1-0 ın gs açısından sürdürülebilir bir skor olmadığını çok kereler gördük. buna rağmen hala üstüne yatma niyeti hissettim ben.
işte böyle bir takım ve rijkaard istemiyorum. bunun için de gelmedi zaten kendisi
Petit, istersen bi Atletico - Valencia macina bak, Canerin penalti pozisyonun aynisi bu sefer Agueroya oldu. Hakem once vermedi, sonra kirmizi kart arti penalti. Icim ciz etti..
tribünlerin boş kalacağını düşünürken fenerin yenilgisiyle hem dolu hemde coşkulu bir taraftar vardı buna paralel sahadakilerde öyleydi ben son zamanlarda Nondayı izlerken işkence çekenlerdendim Jo nun hareketliliği futbolu bence takımın önünü açan en önemli etkendi şampiyonluk için çok önemli bir transfer olduğunu dün gece izlerken çok daha iyi anladım.Bir ihtimal daha var o da şampiyonluk mu dersin :)
petit ayağımın tozu ile geldim 4 tane sıkıştırdık. kombinenin devamını bekliyorum..
marchena'ydı sanırm valencıa adına penaltıyı yapan, görmüşsündür pozisyonu petit, bizim maçta 6 hakem göremedi yada orta hakem onlara sorma ihtiyacı hissetmedi...
Yorum Gönder