
Öncelikle bir alttaki postta yolculuk haberi veren Petit'e "iyi yolculuklar" diyerek söze gireyim. Blogu bana emanet etmiş. Laptopum el verdiği sürede burada olacağım. Çünkü kendisi içine traktör kaçmış gibi ses çıkarıyor ve bazen açılması saatler alıyor. Bu kısa girişten sonra gelelim konuya;
Başbakan izler de ben kusur kalır mıyım? Tabii ki hayır...
Malumunuz filmin sloganlarından biri de küfürsüz komedi... Hemen belirtelim; slogan tutmuş çünkü küfür ve argo olmadan da gülebiliyorsunuz. Ayrıca öpüşmesiz koklaşmasız da anlatmak istenenler gayet güzel anlatılabiliyormuş...
Neyse gelelim mevzuya; kendisini Beyaz Gelincik dizisinden bu yana beğenerek izlediğim Sinan Albayrak hoca karakteriyle gayet başarılı. Bir sahnede namaz kıldırırken okuduğu duayı öyle kuralına göre okudu ki değme hocalara taş çıkarttığını belirtmek isterim.
Eşrefpaşalılar'ın tiyatro versiyonunda da görev alan Kabadayı Nusret rolündeki Burak Tarık, filmde de tiyatro sahnesindeymiş gibi bir oyunculuk çıkarmış bu nedenle kendisini pek beğenmedim. Ancak Savaş Bayındır ve Serkan Öztürk ortaya koydukları tiplemeler de oldukça başarılılardı. Çekim ve kurgu olarak öyle süper bir film değil. Ancak verdiği mesajlar güzel. Bilinen ancak unutulan bazı değerleri hatırlatırken hem düşündürüyor hem de güldürüyor.
Ön yargılara takılı kalmadan, gidip izlenerek değerlendirilmesi gereken bir film diye düşünüyorum.
4 comments:
islamcılar bi sinemaya dadanmamıştı.. ayrıca nedir bu öpüşme sevişme alerjisi ilginç.
fethullan gülenin parası bitti herhalde bu filmi yapmışlar
ben de gidip izleyenlerdenim katılıyorum size. anti parantez, filmin cinebonus ve afmlerde gosterime girmemiş olması düşündürücü...
hani özgürlük vardı... hani isteyen istediğini yapardı... demek ki o özgürlük bizim isteklerimiz ve ilkelerimiz ile aynı olursa izin veriliyormuş. yorumlara baktım da özgürlükten dem vuranlar filmi görmeden eleştirmeyi kolay görmüş... hehehehe
Yorum Gönder