Aslında benim için sürpriz değil, burada defalarca yaztım G.Saray'ın ikinci yarı deplasmanlarda ızdırap çekeceğini. Ama açıkçası bu kadarını da beklemiyorum. İkinci yarı tek galibiyet Denizlispor'a karşı. O da Denizli'nin en kötü döneminde. Muhtemelen şimdi oynasak onları da yenemeyiz. Ondan öncesi de 2-0'dan döndürülen Antalyaspor maçı. Bu takım şampiyon olacaksa deplasmanda maç kazanamadan bunu nasıl becerecek acaba? Tamam Trabzon maçında pozisyon var ama gol yok. Ve maalesef oyuncu değişikliği sadece 1 tane. Galatasaray son maçlarda Keita'nın sırtına yüklenmiş durumda. O varsa skor da var, biraz kayıpsa puan kaybı var. Adamdan da her maçta aynı performansı bekleyemezsiniz. Arda da olmayınca skora isyan eden "Ya şampiyonluk gidiyor" diyen biri yoktu sahada.Galiba bu maçı uzun yazmak istemiyorum ama Dos Santos için de birşeyler söylemem gerek. İyi futbol oynamak topu sadece iyi sürmek demek değildir. Topu ileriye taşımak önemli bir özelliktir ama geldiğinden beri şunun sibobunu bul da bir kere de kaleciye nişanlama be kardeşim...
2 comments:
birşeyi atlamışsın petit... bence maçı kaybetme sebebimizi... 1-0 gerideyken ve son yarım saate girilmişken hala çift önlibero oynamak nedir ? barış bu takımın topçusumudur ? kenara alınacak adam elanomudur ? maçı anlatan spıkerin de söylediği gibi '' elano da çıkınca oyun kurabilecek tek adam kaldı; stoper neıll ''
Frank'a kızmak istesen kızamazsın. Evet yapılan değişiklik bir fakat kulübeye dönüp baktığında kimi oynatacaksın ki? Yanında Xavi veya Iniesta'mı vardı Barış'ı çıkartıp soksun oyuna?
Barış ve Mustafa'nın rezil futboluna Caner'de eklendi bu maçta. Birde üzerine bugün kusursuz oynayan ama aldığı risk sonrası bizi üç puandan eden Emre'nin yapmaması gereken hata bu deplasmandan puansız gönderdi.
Barış ve Sarp sanırım kendilerini müthiş bir teknik falan zannediyorlar. Keza baktığınız zaman ortasahadan çıkarken bütün topları almak istiyorlar, her topa ayak uzatıyorlar, hücumda olmayacak yerlerden çıkıp kafa vuruyorlar, şut çekiyorlar.
Savunmaya yardıma gelmiyorlar, hücumda arkadan desteklemek yerine hücum varyasyonlarını bozuyorlar. Hani mahallenin uyuz tipleri olur ya tam böyle gol atacakken veya sen atak yaparken gelir oyununu bozar, işte aynen öyle bu muhteşem (!) ikili..
Caner'e ise apayrı bir yer açmak lazım.. Arkadaş maç boyunca bir tane isabetli orta açamazmı bir insan. Madem açamıyorsun neden o zaman havaya dikiyorsun topu, ayağa pas yapan bir takımın oyununu neden doldur-boşalta çeviripte rakibe zaman kazandırıyorsun. Bir tane düzgün korner, bir tane düzgün orta açamazmısın ya? Bu kadar mı zor bu işi yapmak..
Kaçırdığımızın haddi hesabı yok, Jo vuramadı çizgi üzerinde. Giovani vurdu kalecide kaldı, diğerinde yine kaleci çok iyi çıkarttı. Keita'nın kalenin dibinden çok yavaş vurduğu bir pozisyon var. Baros'un dokunamadığı top var.
Yorum Gönder