Vakitsizlikten maç öncesi yazamadım. Derbiden fark bekleyenlerden biriydim. F.Bahçe, Sami Yen'e çok zayıf bir kadroyla gelecekti. Sabah saatlerinde NTV Spor'un alt yazılarında Emre'nin de oynamayacağını görünce iyice heveslendim. Sami Yen'de çok iştahlı oynayan bir hücum takımı G.Saray karşısında ikinci yarının yıldızı Emre'den dahi yoksun F.Bahçe. Hem bu kez Keita'nın karşısında Carlos gibi bir tecrübe de olmayacaktı arkasına dünyaları kaçıran Santos oynayacaktı. Alex'in Türkiye'deki 1 numaralı ilacı Mehmet Topal da sahadaydı. Başka parametrelerde vardı ama geçti gitti işte... Ama işte bir derbi klasiği, saçma bir isim sahne aldı: Selçuk Şahin. Rijkaard, Alex'e markaj uygulatırken Brezilyalı çok etkili olamasa da ayağına gelen topları genelde çabuk düşündüğü için olumlu kullandı. Asıl pres yapılıp kapılacak şok toplarla Fener kalesine yüklenebileceğimiz Selçuk ise rahat bırakıldı. Rijkaard benzer markajı Selçuk için de uygulatsa F.Bahçe oyunun kontrolünü eline geçiremezdi. Teknik taktiğin dışında dün bizim takımda ruh eksikliği de vardı. 70. dakikada golü yedikten sonra 1 tek Galatasaraylı bile 'Bu maç berabere biter' inancını taşımıyordu çünkü takım bunu 1 saniye bile hissettirmedi.Bu taraftar neden Abdul Kader Keita'yı seviyor? Çünkü F.Bahçeliler oley çekerken 5 metre yanındaki takım arkadaşları bakarken 40 metre koşup topu Fenerliler'in ayağından aldı. Tıpkı ilk maçta Roberto Carlos'a çaktığı dirsek gibi bir karakter gösterdi.
Bu taraftar neden Milan Baros'u seviyor? Çünkü Volkan denen karakter fukarasıyla kavga ediyor. Bu takım için tekmeye kafa uzatıyor.
Peki bu taraftar neden Leo Franco'yu ıslıklıyor? (Öncelikle maç içindeki ıslıklamanın doğru olmadığını söyleyeyim. Kendimin katılmadığını da ama ıslıklayan adama da "Ayıptır" diyemiyorsun ki.) Çünkü o Leo, Atletico Madrid maçından önce gönül rahatlığıyla "Favori Atletico'dur" diyor. Konuşmaya gelince AS'a, MARCA'ya demecin kralını veriyor ama asıl işi olan top tutmaya gelince Selçuk Şahin'in 35 metreden vurduğu topu yumurtluyor.
Dün yediği golü geçelim Cumartesi günü G.Saraylılar'a sorsak. Acaba kaç kişi Leo için "Seneye de kalsın" der. Arkasında bekleyen Aykut ve Ufuk da Leo'dan iyi kaleci değil belki ama en azından kulübün birkaç yüzbin doları kasada kalır.
Takıldığım isimlerden biri de Dos Santos. 5 sene önce belki hayalini kurardım. Şimdi kanlı canlı formamızı giyiyor ama bu çocuğa birşeyler olmuş. Youtube'den videolarını seyrettiğim adam gitmiş yerine topa vurmayı bilmeyen biri gelmiş. Bu kadar sonuçsuz oynayan biri daha yoktur. Onun bu halini görünce Emre Çolak'a yazık oluyor.
Neyse lafı uzatmanın mantığı yok. Puan farkı çok olmasa da G.Saray'ın şampiyonluk şansının olmadığı ortada. Bundan sonra klasik düşünce tarzıyla 'Fener olmasın da kim olursa olsun'a döneceğiz belli ki.
14 comments:
Enteresan şeyler var yazıda..
Bir kere Alex'e adam markajı uygulamak başlı başına bir hataydı Galatasaray için..Bunu Anadolu takımları yapınca eyvallah ama Sami Yen'de Galatasaray neden yaptı anlamadım..Çünkü Alex , Keita gibi iq'su düşük bir adam değil..Alakasız yerlerde dolaşarak Mehmet Topal'ı dağ bayır gezdirdi maç boyu..Onun boşalttığı alanlardan özellikle Wederson ve Santos çok rahat bindirmeler yaptı..Ha Alex yine neyse de Selçuğa adam markajı yapılsaydı Dünya Futbol Tarihi'nin görüp görebileceği en mantıksız adam markajı olurdu bu..Hem böyle birşey olsa bu sefer Mehmet ve Özer'de çok rahatlardı..
Galatasaray'ın kazanamaması gerçekten enteresan oldu..Hani biz Fenerbahçelilerin sezon boyu en rahat izlediğimiz maçlar Galatasaray maçlarıdır fakat Emre-Baroni ve Deniz'in yokluğunda yani ortasahanın ilk 3 adamının yokluğunda , Sami Yen'de tempolu oynayacak Galatasaray karşısında bu sefer işimiz zor diyorduk..
Ama işin psikolojik eziciliği tekrar işledi..Selçuğun attığı golün tesadüf olmadığına inananlardanım artık..Fenerbahçe çoğu kişinin de söylediği gibi rekabetin geleneği haline gelen ve medyada artık ' El Classico ' gibi makara tabirlerle duyrulan Galatasaray üstünlüğünü Kadıköy'le sınırlamaktan vazgeçti..
Son 11 maçta 9 galibiyet , 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet muhteşem bir istatistik..Rekabetin tadını kaçırsa bile..
O değilde hakikaten Galatasaray taraftarı Keita'yı neden seviyor anlamıyorum..Hani yetenek olarak Fenerbahçe'de olmasını isterdim belki ama takımını bu kadar komik durumlara düşüren bir oyuncu daha görmedim ben..Büyük kulüplerde daha önce oynamış biri olmasına rağmen sanki oynadığı takımın bu iğrenç numaralara ihtiyacı varmış gibi giydiği formayı komik duruma düşürmesini bence artık Galatasaray taraftarının çoğunluğuda sindiremiyor..
Son olarak Sami Yen'in Fenerbahçe tezahuratlarıyla bu kadar inlediğini pek hatırlamıyorum..Galatasaray tribünlerinde neler oluyor bununla ilgili Petit veya başka bir Galatasaraylı kapsamlı bir yazı yazarsa okuyup bilgi sahibi olmak isteriz..
Gio konusuna katılmadığımı belirtmek isterim.. Bu adamın kumaşını kimse tartışamayacağı konusunda herkes hemfikirdir sanırım.. Ama unutulan bir nokta var ki uzun zaman futbol oynamadı.. Öyle ya da böyle bir eksikliği var.. Evet çerçeveyi bir türlü bulamıyor, bulduğunda dakaleciye nişanlıyor ama ikinci yarıda en çok pozisyona giren oyuncumuz olması bile takdir edilmesi gereken birşey bence.. Kimler ne goller kaçırdı bu kulüpte.. Gio kendisini kanıtlamaya çalışan bir futbolcu ve illa ki çabalarının meyvelerini toplayacağı günler gelecektir.. Dün de defanstaki tanrı Lucas'ı dışarıda tutarsak takımın en çok çalışan ismiydi ve oyununu oynamaya çalıştı.. Seneler boyu şöyle aslanlar böyle kaplanlar deidğimiz türk abileri alex'e sürüyle kafa topu vermişken, yanlarına düşen ikinci toplara ayaklarını dahi uzatmazken o çok sayıda top çaldı ve rakibi rahatsız etti çok sert oyunlarına rağmen.. Ben bu adama sabrederim işte.. Sabrın kralını gösterdiğimiz takımın en pahalı oyuncusu Elano dünya kupası öncesi sakatlanmamak uğruna alenen takımı doğrarken önüne Galatasaray gibi bir fırsat gelmiş ve bunu pozitife çevirmek için deli gibi çalışan Gio'ya çok uzun süre sabır gösteririm.. Çünkü O'nun da taşın altına elini koyduğunu görüyorum, isteğine canlı gözlerle şahit oluyorum..
24 yaşındayım yaklaşık 7 yaşından beri futbol basketbollu zamanım yettiğince takip ediyorum hocam eğer karakter diyosan keitadan daha kötüsünü görmedim bu sporlarda insanın ayağının,elinin,burnunun ve hatta öldüğünü gördüm ama bunun kadar rol yapanı görmedim ,volkan hareketini bende tasvip etmiyorum galibiyet sevinci ile yapılmış olabilir o kadar abartacak bir durum değil
Kimse kusura bakmasın ama bu Rikaard ya çok saf (fazla iyi niyetli) ya da bu işten cidden anlamıyor. Elano bu takımı ne hale getiriyor nasıl farketmez. 1 sezon geçti her kulvarda hüsran. Kim ne derse desin en büyük sorumlu Rijkaard'dır. Elano'yu kazanmak için koca bir sezonu harcadık. Kimse bir Elano yüzünden mi bunlar oldu demesin. Aynen öyle oldu. Sene başında Arda oralarda gayet iyi oynuyor ve de gittikçe alışıyorken yani tam anlamıyla kendini 10 numara gibi hissetmeye başlayıp takımı taşıyorken birden Elano bombasının fünyesini çekip takımın içine bıraktılar. Arda'yı kenarlara ittiler ( Kewell oynarken bir sağa bir sola gönderildi). Hem Elano hiçbir şey vermedi hem de Arda'nın olası üst düzey performansı engellendi. Bırak üst düzeyi normal oyununu bile sergileyemedi bu kırgınlıkla. Yani herşeyin fazlası zarar, transferin bile... Bu saatten sonra şampiyonluk gelirse sadece önümüzdeki sezon yeni stadda oynayacağımız için sevinirim.
Gio dün bir pozisyonda soldan gelip kademeyle gökhan gönülün önünden topu çaldı ceza sahası içinde;ayrıca pek çok pozisyonda sorumluluk alıp topu ileriye taşıdı.
Emre Çolak yıllardır taraftarın içimizden biri fetişinin son ürünü;bakalım son çıkanlara Emre B. doğuştan fenerliymiş; Sabri bu seneye kadar istenmeyen adamdı;Aydın koala kadar umursamaz;Uğur sakatlık sonrası eskisi gibi olmadı;Arda ise sahadan çok özel davetlerde ve sinemalarda.
Erken yaşta çok yüceltiyoruz ve gelişimini baltalıyoruz oyuncuların;20 yaşına gelmiş adamlardan patlama beklerken Fabregas 16sında Arsenalde oynuyor benzerleri Barcada.
Emre Çolak fizik açıdan o kadar yetersiz ki bu vucutla 3 maç üstüste çıkaramaz;defansif olarak sıfır.Önemli olan sözde Galatasaraylı değil Neill ve Baros gibi herşeyiyle profesyonel oyunculardan takım oluşturmak;yoksa 3lü çektirmek değil marifet.
bu nasıl tuhaf bir çelişki ki başarısızlıkta en baştaki değilde en sondakiler eleştiriliyor. galatasaray taraftarları aynen şu noktada; rijkaard'a dokunmayın suç bizim bizi asın.
yav otobüs yoldan çıkmış ama şoför iyi niyetli muavin ve yolcular dır dır yapıp adamın kafasını şişirmese olmazdı bu kaza.
arkadaşlar hocanız dokunulmaz değildir aldığı para ve sıralama aslında en dokunulur olmasını gerektirir bu ingilterede böyledir almanyadada.
el insaf denizli eliştirilebilirken daum dar ağıcındayken hala ülkenin en pahalı kadrosunun en pahalı hocası bir tek kelime bile eleştirilmez.
bunda medyanında adamın sisteminin oyuncusu olmayan bir sürü daltonu kadroya dolduran yönetiminde kabahati vardır.
rijkaar büyük futbolcudur iyi hocadır fevkalade bir indsandır hepsi bir yana. ama birazda tabelaya bakmak lazım.
birisi fark mı olur dedi?
güldürmeyin :))
sen de yapma bari petit, emre colak mi gio mu ya girme be abi, gionun tek farki tecrubesi olsa bile girme oraya, cunku bu adamlari yetistiren de rijkaard, yetistirecek olan da, emre colak %1 ihtimalle messi olabilecekse, o ihtimal de rijkaardin her sozunu kulagina kupe etmesinden gecer, ayrica kolay olan zaten bu macta adami sahaya atmak, tutarsa bakin benim sayemde tutmazsa napalim beceriksizin tekiymis demek. ilk geldiginde gio icin soylenenlere bak, simdi herkes nasi top surdugunu adamlarin yanindan keita gibi vucudunu kullanma ihtiyaci hissetmeden nasi gectigini konusuyor. kaldi bir son vurus, o da bu senelik eksik kalsin ne var, guizadan da kotu degildir son vuruslari..
ayrica galibiyeti ya da beraberligi hissettirmediler diyorsun. biliyorum mactaydin, bagirsaydin abi siz hissettirseydiniz sus pus oturacaginiza. takimda mondragon gibi bi deli yoksa o isi taraftar yapmali bence, hatta oyle bir baski kurardiniz ki son dakikadaki penaltiyi bile verirdi belki hakem. en acisi da televizyondan deplasman tribununun sesini duymakti. yuruyedur zamaninda boyle miydi, bir oyuncuyu yuhlayan bin kufur isitmiyor muydu onlari da soyle, nerde kaldi bu taraftarin serefi skor degil takim sevgisi de..
bence hic suclu arama, hepimiz sucluyuz, sene basinda rijkaard geldi bi anda takimin oturmayacagini biliyorduk. simdi de ayni sekilde sampiyon olsak bile yeterince iyi olmadigimizi biliyoruz, zaten o da bu yuzden burda. gunluk basari icin getirirdin lucescuyu biterdi. ayni sekilde hicbir sistemle alakasi olmayan bir oyuncu olan keita da gunluk basari icin alinmistir. Uzun vadede kullanilacagini zannetmiyorum.
son bir ekleme: 5 sene once Gio 15 yasindaydi muhtemelen rijkaardin gozetiminde altyapida yetistiriliyordu bilmen biraz zor hadi bildin diyelim, simdi 20 yasinda, senede bir dunya capinda oyuncu cikaran barcelona altyapisinin o seneki urunu, oncesinde busquets (ya da oyle bisi) sonrasinda krkic geliyor. emre colak da 18 yasinda, seneye ikisi yanyana oynasa ne guzel olmaz mi?
en en en son: bu takimin sampiyonluk sansi besiktastan cok fenerle esit bursadan biraz az, ama onlar da tecrubesiz. Eger maclarda adam gibi desteklersek, gazlarsak, olabilir (ki bu bahsettigim tehdit edercesine olumune oyna forma icin oyna falan gibi tezahuratlar degildir, nevizadeyi de zaten sevmem, o kadar seviliyorsa bari kaybederken soyleseydik hem sessiz ve kederli yakisirdi)..
Dirsek atmak, 5 metre uzağına düşen su şişesinden dolayı yere yatıp kıvranmak, en ufak müdahalede temasta yere yatıp ölmüş taklidi yapmak karakterse benim takımımdaki bütün topçular varsın karaktersiz olsun arkadaş.
@ tuğberk ;
Belli ki keyfin yerinde kafana göre sallıyosun ama unutuyosun burası papazın çayırı değil !
Benim formamı armamı taşıyan adamın hareketleri, tavırları seni bağlamaz.. illaki karakter analizi yapacaksan, yere düşen topçunun aşiline basan baroni'ye, ağzından salyaları akarak deliler gibi sağa sola saldıran emre'ne, İNSAN OLDUKLARINDAN BİLE ŞÜPHE ETTİĞİM volkan ve lugano'ya YAP !!!
Tribünümüze gelirsek, garipsediğiniz durum sanıyorum ki maç öncesi 1 saat, maç sonrası yarım saat artı 90 dakikalık toplamda 2,5 saatlik aralıksız edilen fenerbahçeye karşı küfürlerin azlığıydı sanırım, o da renklerine gönül verdiğin klübün bizans oyunlarını ne kadar iyi bildiğinden kurdukları pankart tufasına düşen '' hayatlarında bir kez veya ikince kez derbiye gelen ve çoğunluğu yüksek bedel ödeyerek maçı seyretmek amaçlı tribündeki yerini alan seyirci '' den kaynaklıdır ! senin tribüncülük konusundaki mazini, kovalamanı bilmem, hiç samiyene geldin mi onu da bilmem ! ama bizim tribün olarak en rahat geldiğimiz yer kadiköydür ! elimizi kolumuza sallayarak girer, çıkar birde üzerine e - 5 de kaçan fenerlileri izleriz ;)
keita'nın karakterini seviyorsanız, volkan'a laf etmeye hiç hakkınız yok..
@ saru
keyfim yerinde ama aşırı bir durum yok zira daha önce onlarca kez yaşadığımızı yaşattı takımımız bize bir kere daha..alışılmadık ekstra bir durum yok senin anlayacağın..
seni bağlamaz derken..?benim tuttuğum takımın oyuncularının hareketi seni bağlıyor da sizinkiler beni neden bağlamasın..?Yıllardır Kadıköy'e gelip ortalığı yangın yerine çeviren amigodan bozma Sabri-Arda-Hasan-Ümit Karan mı beni bağlamıyor..?Yoksa ilk yarıda oynanan maçta golden sonra Telekom tribününe el kol çeken Hakan Balta mı beni bağlamıyor..?Sen bana birsürü pislik sayarsın Fenerbahçe'de ben sana birsürü pislik sayarım Galatasaray'dan ama ne ben senin saydıklarına katılırım ne sen benim yazdıklarıma eyvallah dersin..
Bahsettiğin ' elit tribün ' ne yazık ki Kadıköy'de de atmosferi öldüren bir etkendir ama benim demek istediğim böyle bir derbide bu kadar kötü hatta kötü bile çok olmayan bir tribün görmemiştim..Ben Petit'e tribünü sorarken tribün grupları arasında bir sorun var mı yok mu bildiği birşey varsa belki paylaşır diyerek sordum..Anladığın türden bir laf sokma yarışına girmedim..
Son olarak çok merak ettiğim birşey var..Metrobüs yolunda 30-40 taksiden aynı anda inip o yoldan stada gelen Fenerbahçe'li arabaları veya yolun ilerisini kullanan ufak tefek Fenerbahçeli grupları kovalama,taciz etme,taş atma senin tribüncülük anlayışına göre büyük bir olaysa konuyu uzatmaya gerek yok..
Bizim de hem tribün olarak hem takım olarak en rahat beklediğimiz maçlar Galatasaray maçlarıdır..
Kal sağlıcakla..
başkasının şeyiyle neden gerdeğe gireyim ki? Galatasaray şampiyon olamazsa kim olursa olsun neden umurumda olsun? Ayrıca yenildik yani, uzun yıllardır olmayan bir şeyler olmuş gibi davranmanın ne manası var ne de mantığı! Hatalar olabilir, puanlar kaybedilebilir ama hala şansımız devam ediyor.Bu arada florya'ya giden küfürler edip bilmem ne yapan (taraftar demeye dilim varmıyor)kişileri kınıyorum, bu insanların yavaş yavaş azalıp kaybolup gitmelerini umuyorum.Önce saygı efendim, saygı.
sevgili saru, bağlar abicim hepsi hepimizi bağlar. orada bir maç seyrediyorsak volkan'ın hareketi de keita'nın hareketi de hepimizi bağlar ve hepimiz bunları tartışmanın dayanılmaz hafifliğini yaşarız. keita denen adam yetenekli oluşu kadar futbolu katleden bir arkadaş. soldan darbe alıp sağdan yere yıkılan, ağzı hiç kapanmayan garip bir adam. kötü oynayıp bu hareketleri yaparsa anlarım, ancak iyi futbol oynayıp yapması garip.
tribün meselesine gelince, maç içinde defalarca düştüğünüz rezil durumun hırsındandır maç çıkışı kovalama arzunuz. malumun hırçınlığın kaynağı mütemadiyyen kaybetmekten kaynaklanır.
kal sağlıcakla
Yorum Gönder