6 Mayıs 2010 Perşembe

Neyse halim çıksın falim

Kendimden haberlerle karşınızdayım... Bir hastayım dedim ardından kayboldum farkındayım. Merak eden okurlara teşekkür ederek başlayayım söze.
Galiba iyiyim... Şuna karar verdim ki ben iyi bir hasta olamıyorum... Hastalık hallerinde hani moralli olmak gerek, kafaya birşey takmamak gerek ya o bende yok. Ben direk ölüyorum, tabuda giriyorum, üzerime de toprağı serpiyorum. Sürekli kendimi dinlemekle meşgulüm.
Doktora göre durumum kötü değil. Aslına bakarsanız hastanede başka hastaları görünce ben de süper olduğumu anlıyorum. İlk günden bu yana bir hayli yol aldım. Artık kalem tutabiliyorum ve klavyede çok rahat on parmağımı kullanabiliyorum ama elimde hala bir ağırlık hali mevcut. Bu da zamanla geçermiş, bekliyorum.
Zaten nedendir bilmem bütün hastalık hallerim bir tuhaftır benim. Öyle doktora ilk gittiğimde teşhiş konamaz. Bir anlam verilemez. O da olabilir bu da olabilir. Yahu dişimi kıracağım bir gün de gittiğimde hastalığın bu, ilacın da şu densin. Yok... Neyse buna da şükür.
Bu arada Fener kupayı kaybetti diye konuyu es geçtiğim düşünülmesin. Maçın olduğu gün hastanedeydim. Sabah 9'da girip, akşam 8'de çıktım. Malum tek hasta ben değilim, doktorum da konusunda dünyanın en iyisi olduğu için müşterisi bir hayli fazla. Ben çıkarken arkamda hala muayene olmayı bekleyen bir ordu vardı. Cerrahpaşa koridorlarında karşılaşmayı Petit'in telefonlarıyla takip ettim. İlk telefon sırasında doktorun odasındaydım. Kendisi bana son MR'ım hakkında bilgi verirken ben "Kim attı, Alex mi süper" tarzı tepkiler vermekle meşguldüm. Bu arada doktorum da Fenerbahçeliymiş. O da gole sevindi ama sonrası malum. Ancak şunun altını çizeyim bildik sonlar insanı çok üzmüyor. Galiba kazansaydık ne tepki vereceğimi bilemeyecektim. Finalde kaybetmek artık bünyeyi sarsmıyor. Ancak bu yenilgi sonrası acaba şampiyonluk da gider mi diye düşünmeden edemiyorum. Bu hafta Ankaragücü engeli aşılırsa Trabzonspor maçında tribünde olmak en büyük hayalim.
Fenerbahçe'nin yenilmesi değil de finalle alakası olmayanların tavırları beni çileden çıkaran... Mesale ismi lazım değil Petit maçtan sonra ne kadar Trabzonsporlu tanıdık varsa arayıp kutlamış. Vay anasını... Bir kaç post aşağıda eli varmamış yazmaya anlaşılan ama Alex'in golünde yaşadığı korku ona yetmiş anlaşılan yoksa, "Niye Trabzonsporluları tebrik ediyorsun sana ne" dediğimde "Deli misin abla Alex golü atınca bir an Fenerbahçe kupayı alacak diye çok korktum düşünsene Fenerbahçe'nin kupa aldığını" cevabını vermezdi.
Neyse ben de buradan Petit'i tebrik edeyim.. Bayanlar da geleneği bozmamış yine Fener'e yenilmişler :)

2 comments:

Adsız dedi ki...

seni seviyoruz yasemincim.ry&tk

Yasemin Yıldırım dedi ki...

ry@tk; muhteşem ikili ben de sizi seviyorum :) Hep mutlu olun.