4 Mayıs 2010 Salı

Sabır

Galatasaray'da muhalefet şu sıralar seçim döneminden çok daha kuvvetli ve etkili. Kulübün 'Kol kırılır yen içinde kalır' felsefesine uyan yok. Eski başkanından, yöneticisine, futbolcusundan, masörüne gelen giden vuruyor. Bunların tek sebebi başarısızlık. Adnan Polat ve ekibi de zaten bunu kabul ediyor. Ama G.Saray yönetiminden çıkan tek bir ses var: Sabır.
Günlük işler, başarılar için gelmedik diyor Polat yönetimi.
Birileri G.Saray taraftarını maşa zannediyor, Polat-Üstünel ikilisinden dolayı ama işte tam bu yüzden arkasında durmaya devam ediyoruz yönetimin. Galatasaray'da gelecek inşa edilecekse bir yerden başlanmalı. Polat bunu kurgulamış ve yürütüyor. Rijkaard bu projenin en temel direği. Bu sene G.Saray şampiyon olsaydı 1996-2000 benzeri bir tabloyla karşılaşmak çok olasıydı. Şampiyonlar Ligi de kaçınca rüya gibi başlayan sezondan kötü kabusla kan-ter içinde uyanıldı. İşte Polat tam da burada "Sabır" diyor.

Açıkçası ben Polat'ın projesine inanıyorum. Şu an için sportif başarı gelmese de Polat'ın yolundan şaşmadan gitmesini can-ı gönülden istiyorum. Tugay hamlesi gibi, Mami hamlesi gibi taşların yerine oturması geleceğin Galatasaray'ının temellerinin sağlam olmasını sağlayacak.
Ancak G.Saray gibi büyük takımların sabır sınırı da doğal olarak biraz kısa. Adnan Polat ve ekibi gelecek sezon başarılı olmak zorunda. Futbol takımı gelecek sezonu benzer şekilde kupasız kapatırsa Polat'ın şu anda tek dayanağı gibi görünen taraftar da yavaş yavaş dönmeye başlar. Ve eğer Polat sırtını kale duvarı gibi yasladığı taraftar duvarını kaybederse tehlike başlar. Çünkü taraftardan gerisi onun için mukavvadan paravan.
Polat'ın Rijkaard temelli projesi tutarsa ben Galatasaray'ın geleceğini çok parlak görüyorum. Peki ya tutmazsa? Onu da hemen söyleyeyim. Polat düşer yerine gelecek başkanın yapacağı ilk şey de Lucescu'yu getirmek olur kısa vadede başarı için. Belki 1 şampiyonluk kupası gelir ama gelecek 4-5 yıl yine heba olur.
İşte o yüzden Polat'ın "Sabır" demesine aynen katılıyorum. Ve sabrediyorum...

4 comments:

bonaventure dedi ki...

ben polatın sabır kelimesini kullandığı kadar sabır sahibi bir insan olduğunu düşünmüyorum. tugay hamlesi ve medyadan duyduğumuz kadarıyla(ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemiyoruz tabii ki) tugayı yardımcı hoca yapmaya çalışması o kadar da sabırlı olmadığını gösteriyor. ümit davalayı görevden alıp skibbeyi antrönörsüz bırakan zihniyetle bu zihniyet aynı. ticari bakımdan yaptıkları güzel projeleri sportif alandaki istikrarsızlıklarla heba ediyorlar. rijkaard gelecek sezonun yarınısını çıkaramaz. sonra tugay gelir. yeniden bir gaz verilir. hoop bu sefer ingiliz ekolüne döneriz falan filan. yoksa elano gibi bir adamı hem de sezonun büyük çoğunluğunu ön libero ooynamışken hem de arkadaşları tarafından bariz şekilde pas verilmiyorken gözden çıkaran adamların rijkaardı harcaması biraz uzun sürüyor. başka da bir şey değil. bak şimdiden yerini yaptı polat yönetimi. başarısızlığın üzerine belki de kimsenin duyamayacağı bilgileri servis ettiler gazetelere yavaş yavaş bitiriyorlar rijkaardı. yok 60 milyon dolar bütçe istiyormuş yok bilmem neymiş. seneye kewellımızda olmaz. aslantepede ibb yle oynayacağımız maçların heyecanıyla geçiririz koca sezonu.

Adsız dedi ki...

adnan polat çok demokrat. aziz yıldırım gibi korkutucu birisi olmalı.. hakan şükür ve hakan ünsal başta olmak üzere tüm hainlere haddini bildirmeli. hatta agresif bir yönetici sadece bunlarla uğraşmayı iş edinmeli..

Diego dedi ki...

seneye de "ya sabır" demeyin de :)

Sade dedi ki...

seneyi sıfır çektik geçtik ancak başkan Rijkaard'a sabır edelim diyor. Tamam, sabır edelim etmesine de adamın seneye kontratı bitiyor? Ya başkan bizi uyutuyor ya sabırla peynir ekmek gemisi yürütülüyor!