28 Şubat 2010 Pazar

Hayat Keita'yla çok kolay, çok keyifli

Kasımpaşa bu ligde benim beğendiğim takımlardan biri. İstanbul deplasmanına gelmiş Antalyaspor gibi futbolu çirkinleştiren bir yapıları yok, vakitten çalan bir kalecileri yok. Adam gibi futbol oynamaya çalışıyorlar. İstanbul BŞB ve Ankaraspor gibi Belediye tandanslı takımların küme düşmesini çok istiyorum. Kasımpaşa'yı ise seviyorum. Premier Lig takımlarına benzetiyorum onları. Umarım bu semt takımı ligde kalır. Şunu da söyleyeyim seyrettiğim Kasımpaşa zaten ligde kalır. Bunu fazlasıyla hakediyorlar.
Neyse maça gelirsek. 2 saat önce gelen F.Bahçe mağlubiyeti havası Ali Sami Yen Sokak'ta kutlanırken benim aklım akşamki Paşa maçına takılıydı. Maç Sami Yen'de de olsa Paşa çekindiğim bir takımdı. Zaten endişelerimde ne kadar haklı olduğumu maç içinde ciddi ciddi yaşadım. Daha maça 1-0 yenik başlıyorduk ki Emre Toraman sağolsun hangi akla hizmet o topa vurduysa Paşa'nın golünü yedi. Ardından bizim çocuklar toparlandı. İlk yarı boyunca da gayet iyi top oynadık. Bir süredir forvetsiz oynadığımız için hücum aksiyonları tuhaftı. Jo ile oynamak çok keyifli. Jo da genç yaşına rağmen çok olgun ve akıllı bir oyuncu. İmkan olsa keşke gelecek yıllarda da bizde oynasa. İlk golde topu alışı ve rakibe yaslanıp Arda'nın önüne bırakışı 10 numara hareketti. G.Saray'ın futbolunu bir 'level' yukarı çıkarmasın da Sabri'nin de tekrar takıma dahil olması önemliydi. Son 3 maçtır yaşanan Uğur Uçar faciasından sonra o bölgede biraz enerji görmek iyi geldi.
Ancak ikinci yarıda az kalsın şemsiye tersine dönüyordu. G.Saray oyuna berbat başladı. İki ön libero Topal ve Ayhan, stoperler Neill ile Servet'in 1 metre önüne kadar gerileyince Paşa akın akın geldi. 4'e 2 bir kontratakta Keita da topu kötü kullanınca G.Saray 2-0'ı kaçırdı. Tribünde 10 dakika yana yakıla "Adamlar birazdan atacak" cümlem de gerçeğe dönüştü. Çünkü G.Saray orta sahayı resmen Kasımpaşa'ya teslim etti. Zaten pres yapsanız bile pasla çıkan bir takım Kasımpaşa. Orta sahada baskıyı görmeyince orta yuvarlağın bizim alana bakan dilimindeki tüm pastayı Paşa yedi. 1-1'i bulduktan sonra Kasımpaşa'nın neden geri çekildiğini anlayamadım. O dakikadan sonra savunmayı da beceremediler. Özellikle Gio'ya çok boş alan bıraktılar. Geldiği günden beri en hareketli futbolunu seyrettiğimiz Gio iyi hoştu da yay üzerinden bu kadar yüzdesiz vurulmaz. Ama en azından 1'ini iyi ki öyle kötü vurmuş kalecinin üstüne. Çünkü dönen topta Keita'nın o enfes golünü izledik. Uzun zamandır topa bu kadar iyi yatıp 90'a yollanan bir gol görmemiştim. Bünyeye de iyi geldi, puan cetveline de. İyi oynayan bir Keita'yı seyretmek bambaşka bir keyif. Bir teknik direktörün hücumda tam istediği türden bir adam. Hiç yardım almasa bile kendi kendine birşeyler yapıyor ve pozisyon yaratıyor.
Keita'nın müthiş golünün ardından Jo'nun penaltısı ve Keita'nın golüyle 3 puan geldi. Ancak bu aldatıcı olabilir. Çünkü ikinci yarıdaki o 20 dakikalık orta sahaya teslim bayrağının çekildiği anlardaki futbol gelecek adına hiç de hayırlı bir görüntü değil. İşte bu yüzden G.Saray tüm bu avantajına rağmen yüzde 100 şampiyon olur diyemiyorum. Çünkü G.Saray'ın her deplasmanı zor geçiyor. Eskişehir, Trabzon, Sivas gibi deplasmanlar da kolay değil.
Bu arada maç sonu Sabri 3'lü çektirirken Gio, Jo ve Neill'in "Ne yapıyor acaba bu adam" bakışını da uzun süre unutmam sanırım :)

Facebook profillerinde İskender

F.Bahçe'nin Belediye kabusu bu sene de devam etti. Maçı ikinci yarıdan itibaren izlemeye başladım. Fener devreyi yenik kapamasının neticesinde ikinci yarıya baskılı başladı. F.Bahçe kadar rakibi kendi alanına hapseden bir başka Süper Lig takımı daha yok ancak bir türlü tehlikeli bölgede beklenen verimi sağlalamıyorlar. Manisa maçında da böyleydi İstanbul BŞB karşısında da aynı filmi seyreder gibiydik.
F.Bahçe'de skoru değiştirebileceki isimler olarak hep Alex ve Güiza gösteriliyor. Ama Emre gibi, zaman zaman Cristian gibi, Andre Santos gibi topa iyi vuran adamlar da var. Ancak Sarı-Lacivertliler rakip 18'e yaklaştığında nedense Alex ve Güiza dışında kimse kolay kolay sorumluluk almıyor.
Bu sezon keyif veren 3 takım var. Bursa; zaten onlar şampiyonluk yarışında, İstanbul BŞB ve Kasımpaşa. Belediye çok akıllı oynadı. Yediği golden sonra panik olmayınca kafasında hep şu düşünce vardı "F.Bahçe üstüme gelecek. Arkası mutlaka boşalacak" Nitekim skoru son dakikalara kadar beraberlikle tutmayı başarınca ikinci golü de buldular. Birçok facebook profilinde de böylece iki golü atan İskender resimlerine rastladık.
Maçta suyun öte yakasındakiler doğal olarak hakemi ön plana çıkaracaklardır. Güiza'nın pozisyonunda faul varsa ki bana göre var kartın rengi sarı değil kırmızı olmalıydı. Alex'in kırmızı kartını ise doğru buluyorum. Alex bu tip hareketleri çok yapan bir kimse fakat genel sempatiden yararlanıp es geçiliyordu. Direkt kırmızıyı ağır bulanlar olabilir. Ancak topu hakeme vurdurduktan sonra rakibe arkadan yaptığı bir hareket var orada sarı görmedi, ardından direkt kırmızı gördüğü pozisyonda da sarıyı görse yine atılacaktı. Neyse hakem konuşmayı, yazmayı pek sevmem ben kendi gördüklerimi bu şekilde yorumladım. Beğenmeyen, farklı görüşte olan illa ki olacaktır. O yüzden tüm hafta zaten bunlarla uğraşacağımız için hakem kısmını burada keselim.
Şampiyonluk yarışında favorimin F.Bahçe olduğunu bundaki en büyük dayanağımın da Sarı-Lacivertliler'in fikstür avantajı olduğunu belirtiyordum. Geçen hafta yazdığım gibi F.Bahçe'nin bunu kullanamaması fikstür avantajını ortadan kaldırmaz. İpleri G.Saray ve Bursa'nın eline vermiş gibi görünse de F.Bahçe'nin yarıştan koptuğunu söylemek doğru olmaz. Evet çok ciddi fırsatları harcadı ama hala atbaşı bir yarış sürdüğünü söyleyebiliriz.

23. hafta puan durumu


Beckham07 arayı açıyor... Liderimiz 6 doğru tahmin yaparak Pamukk, feetdeep, mrcool, ve desouza ile birlikte haftanın en iyilerinden biri oldu. Tahmine katılan ancak listede yer almayan arkadaşlardan Fethi ve Mr.Blonde 2, Tayfun, Selaminko ve 78'ers 3, Rosso Relativo 5 doğruda kaldı.
Haftaya 5 tahminde kalan arkadaşlara veda edeceğimizi hatırlatarak söze noktayı koyalım.

22- Beckham07 (78)- 5-7-3-3-6= 102
22- Arob (73)- 4-4-1-4-4= 90
21- Flex (69)- 5-4-3-4-4= 89
22- Fırat (70)- 6-5-3-3-2= 89
22- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6= 87
22- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4= 85
22- Hamza (66)- 5-2-3-3-4= 83
21- Zeki (69)- 5-5-0-2-2= 83
20- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4= 81
21- Mithra (62)- 3-4-4-2-5= 80
22- Petit (63)- 4-5-3-1-4= 80
22- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4= 79
20- Yakir (56)- 6-4-3-5-4= 78
21- Walentino (61)- 5-3-1-4-4= 78
21- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3= 77
19- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5= 77
18- Xavier (54)- 6-5-4-5-3= 77
19- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6= 76
20- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3= 76
20- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6= 76
22- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5= 76
19- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4= 75
21- Extensor (63)- 4-2-3-3= 75
20- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2= 75
19- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5= 75
20- Holygan (58)- 3-6-2-1-4= 74
22- Realfun (57)- 4-6-2-1-3= 73
22- Alperen (61)- 3-3-2-1-2= 72
19- Isonka (57)- 7-3-2-3= 72
18- Cerrah (56)- 4-4-1-3-3= 71
19- Alengir (54)- 6-3-2-3-2= 70
16- Tarjeta Amarilla (62)- 6= 68
20- Vermante (54)- 6-5-0-3= 68
17- Dvrn (54)- 5-4-2-2= 67
20- Murarty (59)- 3-2-1-0-2= 67
16- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5= 64
16- Ally (52)- 3-2-1-4= 62
16- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3= 59
14- Beercholic (58)-16- Servet (58)-
16- Diego (41)- 6-3-2-3-2= 57
14- Kuzen Larry (54)- 1= 55
18- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4= 53
16- Marco (42)- 2-3-0-5= 52
11- oLi (46)-
11- Classixc (45)-
10- Arsw (42)-
12- Cengizhan (27)- 4-5-3-3= 42
13- Horozmania (40)-
9- Fuat (38)-
10- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5= 36
11- Sayerlack (36)-
11- Cisco (35)-
9- Sinan Kolat (34)-
10- Can10 (33)-
7- Mfy-22 (33)-
8- Rıdvan Ünal (12)- 7-3-2-4-5= 33
8- Saru (24)- 4-5= 33
8- Emre Elmas (29)- 0-2= 31
7- In Haldun We Trust (31)-
11- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4= 30
8- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4= 29
8- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5= 29
6- Sekhranikos (29)-
7- Osmi (28)-
6- Draffut (27)-
5- Hasan (22)- 4= 26
6- Sagu (26)-
7- Gökçe (22)- 3= 25
7- Oumar (22)- 3= 25
6- Cem (19)- 4= 23
6- Di canio (14)- 3-6= 23
5- Massimo (23)-
5- Serdar (23)-
6- De Souza (11)- 3-0-2-6= 22
5- Emir (20)-
5- Salmiakgeist (5)- 7-3-1-4= 20
5- Soldansağdışlamuzorta (0)- 7-5-4-2-2= 20
6- Tanear (3)- 4-5-3-1-4= 20
6- Bay Kerahet (11)- 6-2= 19
5- Batu1st (12)- 1-4= 17
6- Dil Kulübü (11)- 4-2= 17
6- Htspor (17)-
5- Harvey (10)- 3= 13

E bu da güzel


Bordeaux maçında Olympiakoslular'ın yaptığı koreografi de 10 numara olmuş.

27 Şubat 2010 Cumartesi

25 Şubat 2010 Perşembe

Tebrikler Atletico Rocchi




Galatasaray-Atletico Madrid maçının yorumu budur...

Mevlid kandiliniz mübarek olsun

Süper Lig 23. hafta tahminleri

Antalya-Trabzon: 0
Bursa-Sivas: 1
Kayseri-Beşiktaş: 0
G.Antep-Eskişehir: 1
G.Birliği-A.Gücü: 1
Manisa-Diyarbakır: 1
İstanbul BŞB.-F.Bahçe: 2
G.Saray-Kasımpaşa: 1

Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...

Merhaba ey Mehteran !

Tutmayın beni gaza gelmiş durumdayım... Deyin ki düşman aha şurada yerle bir etmeyen namert... Dün Petit'le müthiş bir Mehter Ziyafeti çektik... Gerçi Fetih Marşı'nın sondaki dua kısmını etmeyip konseri kısa keserek bizi hayal kırıklığına uğrattılar ama ne yapalım kısmet.. İnşallah başka bir sefere. Nasılsa pazartesi ve salı günleri hariç saat 15:00'le 16:00 arasında Harbiye Askeri Müze'de izleyenlerinin karşısına çıkıyorlar. Bugün ne yapalım ne edelim diye düşündüğünüz bir gün gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Biletler tam 4 öğrenci 2 TL. Üstelik müzeyi de dolaşabilirsiniz. Müzede neler yok ki, sizler için bir kısmını fotoğrafladım ama tabii ki tamamı buraya sığmaz.
Yürekler kabarık gözlerde damla / Mehteri saygıyla dur da selamla / Bir huşu içinde dinle gülbankı / Sesleniyor tarih bu ses o yankı / Böyle yürürken tuğla sancakla / Türk'ün savaşları geliyor akla... / Asırlar boyunca çınladı serhat / Doğudan batıya Yemen Belgrat / Duyarak bakışan gözler görüyor / Fatih Topkapı'dan şehre giriyor / Sen böyle yürürken tuğla sancakla /Türk'ün savaşları geliyor akla...

İstanbul'u fethederek bir devri kapatan ve yeni bir devrin kapılarını açan Fatih Sultan Mehmet.


Sıradan bir zincir gibi görülebilir ama İstanbul'un fethinde önemli bir yeri var... Bu gördüğünüz zincir fetih sırasında Haliç'e çekilen zincir.

Müzede bir duvara İstanbul'un Fethi resmedilmiş. Duvar çok büyük olduğu için ancak ben bir bölümünü çektim... Gerçek gibi durmuyor mu?



Galiba müzedeki en anlamlı parçalardan biri solda fanus içinde gördüğünüz küçük kemik parçası... Çanakkale Savaşı'nda hayatını kaybeden yüzlerce Türk gencinin sadece birinden geriye kalan kemik parçası. Kemiğin orta yerinde hayatına son veren mermi de duruyor.












Osmanlı döneminden kalma miğferler ve kılıçlar.







Harbiyeli Atatürk Sınıfı; Atatürk ön öndeki sırada en soldaki. Kapının hemen dışında öğrencilerin not çizelgesi vardı. En yüksek notun 45 olduğu kağıtta Atatürk'ün en kötü dersi 18'le harita çizimi. İkinci kötü dersi ise kılıç kullanımı. Ne de olsa o bir başkumandan. Kılıç kullanması değil, taktik verebilmesi önemli.
Altta gördüğünüz Türk bayrağı Kars'ın düşman işgalinden kurtuluşu sonrası şehre çekilen bayrak. Aynı zamanda Kazım Karabekir'in cenaze töreninde de tabuduna serilmiş.


Veee beni en fazla şaşırtan diğer parçalar... Hayatımda ilk kez dalgıç terliği gördüm. Gerçekten çok ilginçmiş. Yaaa şu gariban dalgıca ne demeli. Kafasındaki o kocaman aletle nasıl duruyormuş anlamak zor. O ağırlık insanın denizin dibini boylaması için zaten yeterli olsa gerek.


24 Şubat 2010 Çarşamba

Benim oğlumun 1001 kız arkadaşı var

Duyduk duymadık kalmamıştır herhalde, futbol dünyamızın parlayan yıldızı Sercan Yıldırım ile son günlerin hızlı röportajcısı Helin Avşar aşk yaşıyormuş. Aşklarını twitter'den ilan etmişler doğal olarak da yazılı, görsel ve internet basını mevzuyu dallandırıp budaklandırmış.
Ben en çok konuyla ilgili Sercan'ın babası Kemal Yıldırım'ın açıklamalarını beğendim; doğal olarak baba Yıldırım ilişkiye onay vermiyor. Helin Avşar'ın oğlundan 11 yaş büyük olmasından filan dem vuruyor ama ne olur ne olmaz oğluna laf geçiremez diye de kızın aklını karıştırmaya

"Benim çocuğum çok farklı bir çocuk. Biz baba-oğul gibi değil iki arkadaş gibiyiz. Oğlum çok ayran gönüllüdür çok kız arkadaşı vardır. 1001 tane kız arkadaşı var birisi olmazsa birisi olur.”

Nasıl yani diyor insan. 20 yaş bölü 1001; eşittir her yıla 50 arkadaş... Sercan bu hızla giderse Türkiye'de arkadaş olmayacağı kimse kalmayacak eeee o zaman artık yurt dışına transfer olur.

Aklına kötü birşey gelmesin Reyes



10 numara şaka


Chelsea'nin sol beki Ashley Cole ile eşi Cherly Cole ayrıldı. Yüzeysel biçimde son 2 senelerine bakarsak Cherly televizyon programlarında aldı başını yürüdü, Ada'nın en ünlü yüzlerinden biri oldu, bir dönemin en iyi sol beki olarak tanımlanan Ashley ise olduğu yerde saydı. Arka planda kalmayı kendine yediremeyen Ashley eşini birkaç kez aldattı. Son dönemlerde özellikle ABD ziyaretlerinde Cherly'ın da uslu durmadığı haberleri geliyordu. Sonunda Cherly resmen ayrıldıklarını açıklamıştı birkaç gün önce.
Dün Londra'da mizahi yönü kuvvetli, muhtemelen Londra'da Chelsea harici takımı tutan taraftarlar resimdeki afişi hazırlamış.
"Cherly ara beni JT" yani John Terry hani şu eşini aldattığı ortaya çıkan ve onunla Dubai'de güç bela barışan Chelsea'nin savunmacısı. Bu olay yüzünden milli takım pazubandını kaybeden Terry belli ki esprilere özne olmaya devam edecek. Ama ben bunu bayağı tuttum. Yapanın eline sağlık.

RC3



Federer, Ronaldo gibi sporculara Roberto Carlos da eklenmiş. 'RC3' markasıyla bundan böyle kendi ürünlerini pazarlayacak. Türkiye'den ayrıldıktan sonraki açıklamalarıyla sanmıyorum ki F.Bahçeli taraftarlar bunlardan alsın.

Ancelotti bir öyle bir böyle

16 Şubat: Kaptanımın veya diğer oyuncularımın geceyi kimle geçirdikleriyle ilgilenmiyorum. Benim için önemli olan sabah kalktıklarındaki düşüceleri...
19 Şubat: Ben ve Chelsea yönetimi kulübün imajını düşünmek zorundayız. Sadece teknik heyet veya oyuncular değil Chelsea için çalışan herkes bu imajı korumalı. Artık herkes üzerinde Chelsea amblemi taşırken nasıl davracağını bilmeli...

3 gün içinde fikirler değişmeyeceğine göre neden 2 farklı demeç? Cevap basit. Büyük patron Abramovich'ten "Ya takıma sahip ol ya da sahip olan bulunur" mesajı.

Gemi tribüne oturdu

Tampa Bay tribünlerinde gemi. Touch down göründüüüü....

23 Şubat 2010 Salı

Hell'e bi gel bakalım şöyle

Reyes , Ali Sami Yen'in cehennem olacağını sanmadığını söylemiş.


F.Bahçe'nin gerçeği bu

Taraftar doğruyu yapmadı. Sahadaki oyuncusunun moralini bozdu, yerine girmesini istediği adamı zor durumda bıraktı. Sonuçta 2-1 öndeyken Fener maçı kaybetti. Bunu sadece F.Bahçe taraftarı değil neredeyse tüm Türk taraftarlar yapıyor. Bazı şeyleri olduğu gibi kabullenmek en doğrusu. Çoğumuz tribüne çıktığımızda futbolu Daum'dan, Rijkaard'tan, Denizli'den daha iyi bildiğimizi sanıyoruz. Onu çıkar bunu sok tezahüratları da peşinden geliyor.
Düne dönersek Fenerbahçe hep böyle bir takımdı. Uzun süreli huzur ortamı bu camiaya göre değil. Tıpkı Semih'in ilk 11'de oynamamasının bu camiaya olmaması gibi. Evet 2 kere 2, 4 eder. Semih müthiş topçu olsa da eğer bahsettiğimiz takım F.Bahçe'yse orada şöhretli yabancı oynar, veya Güiza gibi La Liga gol kralı apoletli bir forvet. Belki bu zamanla değişir ama belli ki yakın zamanda olmayacak. Bunu en iyi bilen F.Bahçe taraftarı. Sezon sonunda Güiza giderse hadi 2010-11'i Semih-Gökhan Ünal'la tamamlayalım ya da onlara yakın bir yabancı forvet alalım dönüşümlü oynasınlar demeyecektir Sarı-Lacivertliler. Eto'o'nun, Robinho'nun isimleri geçer, Huntelaar gibi bir adam gelir.
Maç sonu tesislere gidilmesi de doğru değildi ama dedim ya F.Bahçe'nin gerçeklerinden biri de bu. O formayı giyiyorsan kazanacaksın yoksa neredeyse her sezon bu tip görüntüler yaşanır. Dışarıdan bakıldığında bu durum belki çirkin görünebilir ama bazen de bir silkinme yaratabilir. Yani o tesise gidip takımı protesto edenler yarınki muhtemel başarıların temelini atmış da olabilir.
Lafı uzatmayıp şimdi de lige dönersek ben birçok kez F.Bahçe'nin ligi kolay şampiyonlukla tamamlayacağını düşündüm. Çünkü bizim G.Saray'ın deplasmanda maç kazanması zor bu görüntüsüyle nitekim Denizli dışında Kayseri ve İnönü'den 1'er puan çıkarabildi. Gerçi ligin tepesinde yer alan bu takımlara karşı deplasmandan alınan bu puanlar işe yarar göründü. Çünkü F.Bahçe şu ana kadar müthiş fikstür avantajını değerlendiremedi. Diyabakır beraberliği ve Bursa yenilgisi muhtemelen hiçbir Fenerli'nin aklında yoktu. Şu anki tabloya bakınca fikrimin çok değiştiğini söyleyemem kalan fikstüre bakıldığında yine şampiyonluğa en yakın takım olarak görünen F.Bahçe.

22 Şubat 2010 Pazartesi

22. hafta puan durumu

Çekirge bir sıçrar iki sıçrar sonunda bir son dakika golüyle rakibine teslim oluverir. Yine tahminlerde kötü bir haftayı geride bıraktık. En iyi tahminciler 5'er doğruyla Fethi, Yakir ve Xaivier oldu. Marco, Emre Elmas ve Murarty haftanın sıfır çekenleriydi. Bendeniz Kasımpaşa'ya duacıyım yoksa iki hafta üst üste sıfır çekecektim. Bu hafta tahmin yapan ancak listede yer almayan arkadaşlar ise şöyle: Fırat Aksoy 1, Selaminko 3, Fethi 5, adsız 4, 78ers 4, gökmen78 2, rijkaard hoca filan değil 2, franz ferdinand 1, Tayfun 4.
Haftaya 4 tahminde kalanlara veda edeceğimizi hatırlatalım.

21- Beckham07 (78)- 5-7-3-3= 96
21- Fırat (70)- 6-5-3-3= 87
21- Arob (73)- 4-4-1-4= 86
20- Flex (69)- 5-4-3-4= 85
21- Mrcool (68)- 4-5-3-1= 81
21- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2= 81
20- Zeki (69)- 5-5-0-2= 81
21- Hamza (66)- 5-2-3-3= 79
19- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3= 77
21- Petit (63)- 4-5-3-1= 76
21- Extensor (63)- 4-2-3-3= 75
20- Mithra (62)- 3-4-4-2= 75
21- The Patriot (61)- 6-4-1-3= 75
20- Asım Erel (63)- 7-2-1-1= 74
19- Yakir (56)- 6-4-3-5= 74
20- Walentino (61)- 5-3-1-4= 74
17- Xavier (54)- 6-5-4-5= 74
19- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3= 73
19- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3= 73
18- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2= 72
18- Arkhe (52)- 6-6-3-4= 71
21- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1= 71
21- Alperen (61)- 3-3-2-1= 70
18- Feetdeep (59)- 5-3-1-2= 70
19- Holygan (58)- 3-6-2-1= 70
18- Painkiller (57)- 6-3-1-4= 70
19- Pamukk (57)- 6-4-0-3= 70
21- Realfun (57)- 4-6-2-1= 70
18- Isonka (57)- 7-3-2= 69
18- Alengir (54)- 6-3-2-3= 68
17- Cerrah (56)- 4-4-1-3= 68
16- Tarjeta Amarilla (62)- 6= 68
20- Vermante (54)- 6-5-0-3= 68
17- Dvrn (54)- 5-4-2-2= 67
19- Murarty (59)- 3-2-1-0= 65
15- The playmaker (46)- 6-4-1-2= 59
15- Ally (52)- 3-2-1= 58
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
15- Mutlu (42)- 5-5-2-2= 56
15- Diego (41)- 6-3-2-3= 55
14- Kuzen Larry (54)- 1= 55
17- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3= 49
15- Marco (42)- 2-3-0= 47
11- oLi (46)-
11- Classixc (45)-
10- Arsw (42)-
12- Cengizhan (27)- 4-5-3-3= 42
13- Horozmania (40)-
9- Fuat (38)-
11- Sayerlack (36)-
11- Cisco (35)-
9- Sinan Kolat (34)-
10- Can10 (33)-
7- Mfy-22 (33)-
9- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1= 31
7- In Haldun We Trust (31)-
7- Emre Elmas (29)- 0= 29
6- Sekhranikos (29)-
7- Osmi (28)-
7- Saru (24)- 4= 28
7- Rıdvan Ünal (12)- 7-3-2-4= 28
6- Draffut (27)-
5- Hasan (22)- 4= 26
6- Sagu (26)-
10- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1= 26
7- Gökçe (22)- 3= 25
7- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3= 25
7- Oumar (22)- 3= 25
7- S.dyrn (9)- 6-3-2-4= 24
6- Cem (19)- 4= 23
6- Di canio (14)- 3-6= 23
5- Massimo (23)-
5- Serdar (23)-
5- Emir (20)-
4- Fırat Axoy (18)- 2= 20
6- Bay Kerahet (11)- 6-2= 19
4- Sedila (19)-
4- Soldansağdışlamuzorta (0)- 7-5-4-2= 18
6- Dil Kulübü (11)- 4-2= 17
6- Htspor (17)-
4- De novo per se (16)-
5- De Souza (11)- 3-0-2= 16
4- Salmiakgeist (5)- 7-3-1= 16
5- Tanear (3)- 4-5-3-1= 16
4- Batu1st (12)- 1= 13
5- Harvey (10)- 3= 13
4- Twilo (13)-
4- SirEvo (12)-
4- Togi (12)-
4- Mtunay (5)- 4-1= 10
4- Tugberk (10)-

Evim evim güzel evim

Barbados'a hoş geldiniz... Görmüş olduğunuz muhteşem yapının fiyatı 5 milyon pound. Odalarını gezmeye ne dersiniz;


Bunlar tahmin edeceğiniz üzere odalardan bir kaçı... Hepsini koymaya kalksak sadece 6 tane yatak odası var. Anlayacağınız yerimiz dar :)

Sahibini mi merak ettiniz. Hemen açıklayalım;
Wayne ve Coleen Rooney çifti. Manchester United ve İngiltere Milli Takımı'nın dünyaca ünlü yıldızının komşuları arasında ise Wayne'nin takım arkadaşı Rio Ferdinand ile Gary Lineker de yer alıyormuş.
Ne diyelim güle güle otursunlar.


Kelepçeye 3 maç kelepçe

Inter-Sampdoria maçında hakem 40 dakikada 2 Interli'yi oyundan atınca Mourinho tepkisini bu hareketle göstermişti. Bu kelepçeli hareketi yüzünden Mourinho'ya 3 maç ceza verildi. Bence gayet renkli bir hareket. Biraz sempatiyle bakılabilirdi diye düşünüyorum. Ama İtalyan Federasyonu da Mourinho'dan nefret edenler sınıfında. Sezon başından beri ödediği cezalarla Milano'da Starbucks açardı Mourinho.

Ronaldo'nun heykeli

Madrid'de Ronaldo'nun heykeli dikilmiş. Cristiano Ronaldo'nun. Real Madrid sempatizanı olarak bu durum hoşuma gidebilirdi ama olmamış yahu. Sonuçta Ronaldo adında bir efsane tanırım o da 2011'de futbolu bıracağını açıklamış. Fenomen olmadan futbol başka birşey olacak.

Düşman kardeşler

Dünya tersine dönüyor sanırım. Ada'dan ilginç haberler geliyor. 20 veya 21 Mart'ta Manchester United-Liverpool maçı var Old Trafford'da. İki takımın etkili taraftar grupları onların deyimiyle 'firm'leri şu sıralar sık sık bir araya geliyormuş. Kırmızı Şeytanlarla, Kırmızılar'ın gündemi her iki kulübün de ABD'li olan sahiplerini takımın başından göndermek için ortak tepki. İşte Mart'ın sonuna doğru yapılacak maçta Manchester United ile Liverpool taraftarı ortak hareket edip kulüp sahiplerini protesto edecek.
Durum ilk bakışta bir hayli tuhaf geliyor kulağa çünkü ezeli rekabetin mottosuna aykırı. Ama endüstriyel futbolu kovmaksa maksat gönülden destek verilir İstanbul'dan.