31 Mart 2010 Çarşamba

Büyüklük

Aynı maçta aynı noktadan 2 nefis gol atan adam büyük golcüdür.

Bakınız resimlerin sol alt köşesindeki sarışın insan ispatıdır toplara aynı yerden vurduğunun...

Ve Barcelona'ya karşı 2-0 yenik duruma düştükten sonra beraberliği yakalayan takım büyük takımdır.

Babanı dinle

Arshavin'in küçük bir kız çocuğuyla diyalogu (Resimdeki değil. O eşi mi yoksa hayranı mı bilmiyorum)
Küçük kız - Merhaba benim adım Olga. 13 yaşındayım. Senin en büyük hayranınım. Futbol oynamayı çok seviyorum. Sık sık sokağa çıkıp top oynuyorum ama babam gelecekte futbolcu olmama izin vermiyor. Sence ne yapmalıyım?
Arshavin - Babanı dinle!..

Dünya futboluna yaptığı bu katkı sebebiyle Arshavin'e teşekkürler. Amacım cinsel ayrımcılığı pompalamak değil buradan tabii ki ama kadına da futbol oynamak yakışmıyor yalan mı?

Avram'dan Kanu'ya

"Golden önceki hareketlenmesi inanılmazdı. Doğru yerde doğru zamanda olmayı becerdi. 51 yaşına kadar top oynayacağını düşünüyorum. Yani 2 senesi daha var"
Portsmouth'un Hull'u 3-2 yendiği maçta galibiyeti getiren golü atan Kanu'yu hocası Avram Grant bu sözlerle övmüş.

Kolay mı öyle

Fotoğraf bu hafta Polonya'da oynanan Polonya Varşova-Arka Gydnia maçında Arka taraftarları bu pankartı açmış. Çevirmeye gerek yok, mesaj gayet açık.
Öncelikle Avrupa tribünlerinde bu tip pankartlara kolay kolay izin verilme durumu...
Biz bu ve benzeri pankart açmaya kalksak 1-Polis pankartı içeri sokmaz, 2-Bir şekilde soksak yemediğimiz cop kalmaz, 3-Bizim basınımız neler neler der...
Mesaja gelirsek Gydnia taraftarının görüşüdür. Polonya'da bu tip aşırı oluşumlar oldukça fazla bunu biliyoruz.
Bu blogu Polonyalılar okumadığına göre oturup bir sürü cümleyle cevap vermeye de gerek yok.
Başlık yeter!

Siz rahat uyuyor musunuz?

30 Mart 2010 Salı

Maradona'yı köpek ısırdı

Aslında haber değeri var mı bilmiyorum. Sonuçta meşhur klişe vardır "Köpek adamı ısırırsa haber değil adam köpeği ısırırsa haberdir" diye. Maradona yatağında şu cins köpeğiyle oynarken köpek onu üst dudağından ısırmış. Ameliyata alınmış El Diego.
Geçenlerde Messi hat-trick'leri arka arkaya yaparken "Onu Dünya Kupası'nda ilk 11'de oynatacağım" açıklaması yapmıştı. Umarım ameliyatta narkozu alınca bu fikrinden vazgeçmez.

Bana sevgilini söyle, sana takımını söyleyeyim


En ayar olduğum mevzu; hatun milletinin sevgiliye göre takım tutması... Sevgiliye göre din değiştirenler ne kadar antipatikse sevgiliye göre takım değiştirenler de o derece gereksiz... Madem ruhunda döneklik var zırt pırt forma giyme kardeşim... Git maçına paşa paşa gerekli desteği ver. Forma giymeden de desteğini verebilirsin. Takım dediğin şey öyle kişiye göre, başkana göre, yapılan transfere göre, alınan sonuca göre, sevgiliye göre tutulmaz... Takım dediğin şey hep destek tam destek ister bir nevi pazara kadar değil mezara kadar olan bir durumdur...
Galatasaraylı taraftarlar maçı kaybettik diye çok üzülmüştü HT Magazin'in başlığı belki onlara moral olur.

Yırtık bayraktan çıkan parmak

Fotoğraf Boca-River maçından... Söz konusu iki ezeli rakip olunca bu kare de şaşırtıcı olmuyor.

Herşey Zadar için

Hırvat liginde orta sıralarda yer alan bir takım Zadar. Fazla kalabalık olmayan ama 'kemik' gibi bir taraftar grupları var. Taraftar adamın hayatı publarda, deplasmanlarda, ve ara sokaklarda! geçer. İşte ara sokaklar için tribünde antrenman yapan Zadar taraftarı...

29 Mart 2010 Pazartesi

27. hafta puan durumu

Holygan sormuş; tahminim nerede diye.... Sonuçları işlerken aynı soruyu ben de sordum "Nerede bu Holygan" diye... Ama yokmuş. Üzülme Holygan vasat bir haftayı geride bıraktık. Ortalama tahmin 3. Ama aradan sıyrılıp öne çıkanlar 5'er doğru ile Flex, tanear ve pamukk oldu. Kendilerini kutluyoruz. Flex lideri takibini sürdürüyor.
Listede olmayan arkadaşların bu haftaki performanslarını hemen sıralayalım;
4- fatih, fidddas, dilkulübü, fethi, 3- Salmiakgeist, sade, oumar, selaminko, 2- Atilla Çelik, tayfun, beytullah, sagu, 1- menbehindball

27- Beckham07 (78)- 5-7-3-3-6-4-4-6-2-4= 122
26- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3-5= 112
27- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2-3= 109
27- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2-3= 108
27- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2-3= 106
27- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3-2= 105
26- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5-3= 104
24- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5-3= 102
26- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4-3= 101
25- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2-2= 100
25- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3-3= 100
27- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2-2= 99
27- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5-3= 99
26- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3-3= 97
24- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5-2= 97
27- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4-3= 97
25- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2-5= 96
27- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2-4= 96
25- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3-4= 96
23- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3-3= 95
23- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3-3= 95
25- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2-2= 93
24- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4-3= 92
23- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3-2= 91
24- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3-1= 90
24-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3= 89
27- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3-2= 89
26- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2-3= 88
25- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5-2= 85
23- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3-2= 84
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
21- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3-1= 82
23- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2= 81
22- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2-2= 76
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
20- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4-4= 74
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
19- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3-2= 72
21- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3-3= 72
20- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4-2= 68
22- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3= 65
17- Kuzen Larry (54)- 1-3-3-2= 63
17- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2-3= 62
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
14- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6-4= 56
13- Saru (24)- 4-5-6-4-6-3-3= 55
13- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4-2= 50
16- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4-1= 48
11- oLi (46)-
11- Classixc (45)-
11- Rıdvan Ünal (12)- 7-3-2-4-5-4-4-3= 44
10- Sekhranikos (29)- 3-4-3-4= 43
10- Arsw (42)-
13- Horozmania (40)-
12- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1-1= 41
11- Sayerlack (36)-
11- Cisco (35)-
10- Emre Elmas (29)- 0-2-2-1= 34
10- Can10 (33)-

Ultrasgiller


Schalke yakın zamanda şampiyonluğu büyük hatalarla kaybetmişti. Bu sezon 'arkadan gelen takım' olarak psikolojik avantaja sahipler. Bayern'in kaybettiği haftada Leverkusen gibi sezonun büyük bölümünü lider götüren güçlü bir takımı deplasmanda 2-0 yenip koltuğa kuruldular. Harika bir fikstüre sahipler. Bayern ve Werder gibi 2 güçlü takımla içeride oynayacaklar.
Leverkusen maçı sonrası Neuer ve Kuranyi'nin deplasmanda kendilerini yalnız bırakmayan taraftarlarla bütünleşmeleri de harika olmuş.

Kaleci bir takımı rezil de eder vezir de

Vakitsizlikten maç öncesi yazamadım. Derbiden fark bekleyenlerden biriydim. F.Bahçe, Sami Yen'e çok zayıf bir kadroyla gelecekti. Sabah saatlerinde NTV Spor'un alt yazılarında Emre'nin de oynamayacağını görünce iyice heveslendim. Sami Yen'de çok iştahlı oynayan bir hücum takımı G.Saray karşısında ikinci yarının yıldızı Emre'den dahi yoksun F.Bahçe. Hem bu kez Keita'nın karşısında Carlos gibi bir tecrübe de olmayacaktı arkasına dünyaları kaçıran Santos oynayacaktı. Alex'in Türkiye'deki 1 numaralı ilacı Mehmet Topal da sahadaydı. Başka parametrelerde vardı ama geçti gitti işte... Ama işte bir derbi klasiği, saçma bir isim sahne aldı: Selçuk Şahin. Rijkaard, Alex'e markaj uygulatırken Brezilyalı çok etkili olamasa da ayağına gelen topları genelde çabuk düşündüğü için olumlu kullandı. Asıl pres yapılıp kapılacak şok toplarla Fener kalesine yüklenebileceğimiz Selçuk ise rahat bırakıldı. Rijkaard benzer markajı Selçuk için de uygulatsa F.Bahçe oyunun kontrolünü eline geçiremezdi. Teknik taktiğin dışında dün bizim takımda ruh eksikliği de vardı. 70. dakikada golü yedikten sonra 1 tek Galatasaraylı bile 'Bu maç berabere biter' inancını taşımıyordu çünkü takım bunu 1 saniye bile hissettirmedi.
Bu taraftar neden Abdul Kader Keita'yı seviyor? Çünkü F.Bahçeliler oley çekerken 5 metre yanındaki takım arkadaşları bakarken 40 metre koşup topu Fenerliler'in ayağından aldı. Tıpkı ilk maçta Roberto Carlos'a çaktığı dirsek gibi bir karakter gösterdi.
Bu taraftar neden Milan Baros'u seviyor? Çünkü Volkan denen karakter fukarasıyla kavga ediyor. Bu takım için tekmeye kafa uzatıyor.
Peki bu taraftar neden Leo Franco'yu ıslıklıyor? (Öncelikle maç içindeki ıslıklamanın doğru olmadığını söyleyeyim. Kendimin katılmadığını da ama ıslıklayan adama da "Ayıptır" diyemiyorsun ki.) Çünkü o Leo, Atletico Madrid maçından önce gönül rahatlığıyla "Favori Atletico'dur" diyor. Konuşmaya gelince AS'a, MARCA'ya demecin kralını veriyor ama asıl işi olan top tutmaya gelince Selçuk Şahin'in 35 metreden vurduğu topu yumurtluyor.
Dün yediği golü geçelim Cumartesi günü G.Saraylılar'a sorsak. Acaba kaç kişi Leo için "Seneye de kalsın" der. Arkasında bekleyen Aykut ve Ufuk da Leo'dan iyi kaleci değil belki ama en azından kulübün birkaç yüzbin doları kasada kalır.
Takıldığım isimlerden biri de Dos Santos. 5 sene önce belki hayalini kurardım. Şimdi kanlı canlı formamızı giyiyor ama bu çocuğa birşeyler olmuş. Youtube'den videolarını seyrettiğim adam gitmiş yerine topa vurmayı bilmeyen biri gelmiş. Bu kadar sonuçsuz oynayan biri daha yoktur. Onun bu halini görünce Emre Çolak'a yazık oluyor.
Neyse lafı uzatmanın mantığı yok. Puan farkı çok olmasa da G.Saray'ın şampiyonluk şansının olmadığı ortada. Bundan sonra klasik düşünce tarzıyla 'Fener olmasın da kim olursa olsun'a döneceğiz belli ki.

Devam et

Ondan sana Çok küfür ediyoruz...

Arabada 5, evde 15

Galatasaraylı taraftarlar bir haftadır Mustafa Ceceli'nin Kanarya şarkısı ile yatıp kalkıyordu. Hatta bazı blogger arkadaşlar şarkıya klip bile yaptı. Ama makus talih değişmedi. Galibiyet sonrası stattan çalışması düşünülen bu parça resmen elde patladı. Kendilerine Ankaralı Namık'tan Arabada 5, evde 15 hediye olsun.
Karşılaşma öncesi en büyük güvencem 38 numara ayaklarım ve Galatasaray'ın favori olarak gösterilmesiydi. Allah'a şükür ki gittiğim bir derbi maçtan daha zaferle ayrılmayı bana nasip etti. Mecidiyeköy'e Fenerbahçe takım otobüsüyle aynı anda giriş yaptık... Tabii Galatasaraylı arkadaşların küfürleri eşliğinde.
ultraAslan'ın "Mekanın Cennet; hakkımız helal olsun!" pankartı beni gülümsetti... Düşünmeden edemedim "Siz hakkınızı helal ettiniz de bakalım Canaydın etti mi? Eğer etmediyse durum vahim." O kadar küfür, o kadar eleştirinin ardından gitti gider.
Basın tribününden tam olarak çekemediğim eski açıktan açılan (umarım yanlış yazmamışımdır ve orası eski açıktır) Özhan Canaydın posteri süperdi. Hemen şunu da belirteyim Özhan Canaydın dün yukarılardan bu maçı izlediyse eğer bu kez Galatasaray taraftarını alkışlamıştır. Çünkü uzun bir aradan sonra bu kadar sessiz sedasız, bu kadar az küfürlü ve bu kadar olaysız bir derbi yaşanmamıştı... Hatta bir avuç Fenerbahçe taraftarının tahriklerine, küfürlerine karşı bile bir hayli sessiz kaldılar. Diyeceksiniz ki ne yapsınlar Kadıköy'deki stres sıkıntı yetmiyor bir de evde golü yemişsin bağırsan ne bağırmasan ne ama biz ne derbiler gördük ortalığın sudan selden geçilmediği.
Galatasaray daha maçın hemen başında mutlak bir pozisyonu değerlendiremeyince "Tamam" dedim. Zaten o ataktan sonra da Fenerbahçe daha etkili bir oyun ortaya koydu. Gökhan Gönül, zaman zaman aksasa da Özer maçın iyileriydi. Galatasaray'ın orta sahasına birşeyler olmuş. Yol geçen hanı. Hepsi kendi çapında yıldız olabilir ama dün gece Galatasaray sıradan bir takım görüntüsündeydi. Bu nedenle "Acaba son dakikada bir gol atar da Johnson'lu zaferi yakalarlar mı?" diye de düşünmedim değil. Ama Galatasaray'ın belalılarından Selçuk sahne alıp tüm düşünceleri alt üst oldu. Nasıl bir goldü. Nasıl oldu hala anlayabilmiş değilim. Nereye baktı nereye vurdu anlamak mümkün değil. Helal olsun.
Maçtan çok sağ tarafta gördüğünüz 3 kişiye değinmek istiyorum. Üçlü aslında bir dördüncüleri de vardı ama fotoğrafı çekerken ben başka bir yere gitmiş, kendileri Jo'nun özel izleyicileri. Arkadaşları mıdır akrabaları mıdır bilemem ama Jo Jo diye ortalığı yıkıp geçirdiler. Tabii maç başlamadn önce. O sesi nasıl çıkarıyorlar, neyle besleniyorlar, her sabah bir koli yumurta mı yiyorlar bilemem. Ama ses son derece gür. Bu arkadaşları kolonlayıp her tribüne 10'ar tane koyacaksın çıkan sesle stat yıkılmazsa yanıma gelin.
Sayan var mı Galatasaray Sami Yen'de kaç maç sonra yenildi :)

27 Mart 2010 Cumartesi

BÜYÜK BAŞKAN küçük hakan


Falcı dedi ki;

Yolunuz Bakırköy ya da Yeşilköy Sahile düşerse Romen vatandaşların saldırısına hazırlıklı olun.
Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesi 2 Galatasaraylı dostla (Gülden ve Petit) kahvaltı için buluşup adeta bir centilmenlik örneği sergiledik :)
Gülden'le Bakırköy Deniz Otobüsü İskelesi'nin önündeki durağa adımımızı atmamızla tonton, altın dişli teyzenin kapsama alanına da girmiş olduk... Elindeki kırmızı karanfili uzatıp başladı yazmaya;
"Senin yıldızın düşük... Nazara çok geliyorsun. Bu karanfili senin için okudum. 7 güne kadar mutlu bir haber alacaksın. Sana gelinlik görünüyor. Bir de oğlun olacak. Bu yanındaki hanım kıza (Gülden oluyor kendisi) bütün sırlarını verebilirsin..."
Yıldızımın düşük olduğunu zaten biliyorum. Geçiniz... Okunmuş karanfile gerek yok. Allah'a şükür okur yazarlığım var ben bol bol okuyorum. Bugüne kadar fallarda oğlanın yanında kız da çıkıyordu demek yaş ilerlediği için artık sadece oğlanla idare edeceğiz kız şansını kaybetti. Ancak 7 güne kadar ki mutlu haberi merak etmedim değil. Yalanda olsa insan iyi şeyler duymak istiyor galiba.
Neyse ben teyzeden kaçmaya çalışıyorum teyze peşimi bırakmıyor bir de Gülden'in elini tutmuş salmıyor. "Bir ekmek parası ver karanfil senin" ısrarını sürdürüyor.
Üzerimde bozuk para olsa verip kurtulacağım yok. Çantadaki tek nakit 50 TL. Teyze diyor, "Bozulmayacak para yok ben hepsini bozarım." Valla o zaman teyze bu işte bir terslik var. Madem tüm paraları bozuyorsun senin bana bir ekmek parası veriyor olmak gerek.
Karanfili merdivene bırakıp üst geçidin basamaklarını tırmanırken o da nesi, kulağımdaki küpe kendi kendine yere düşüyor. Kırılmış :( Valla ya falcı teyzenin nazarı değdi ya da ahı tuttu.
Tüm bunlara rağmen Bakırköy'de güzel bir kahvaltının ardından kahve için Yeşilköy'ün yolunu tuttuk. Veee dakika bir gol bir yukarıdaki fotoğraftaki sahne.
Teyze, Petit'e; "Al bi karanfil sana diyeceklerim var. Senin takım kaybedecek" dediği an Petit görüldüğü üzere yerle bir. (Şaka şaka. Teyzenin bir şey demesine kalmadan Petit uyuyor numarasıyla tehlikeyi uzaklaştırdı.)
Bu arada kıyafetlerden de anlaşılacağı üzere Petit derbinin havasına erken girmiş... Galatasaray tişörtü, ultrAslan montu, veni vidi vici atkısı ve uğur atkısı...
Bu arada tüm iyiliği de üstündeydi. Önce çay bahçesinde topu kafenin damına kaçan çocuklara yardım elini uzattı. Çocukların "Ağbi lütfen topu atarmısınız, söz bir daha kaçırmayacağız" çığlıklarını koca parkta tek duyan insan olan Petit dönüşte; "Top Fenerbahçe topuydu ya" diye söyleniyordu. Bu arada sırf üzerinde Galatasaray eşofmanı var diye çocuktan çekirdek almayı da ihmal etmedi... Valla ne diyeyim pes.
Ve dönüş yolu. Petit; Yeşilköy'den Sirkeci trenine binerken benim sanatsal bir çalışmam... Petit trenin içinde değil, camdaki trene yetişmeye çalışan Petit'in yansımasıdır.
Yarın büyük derbi için Ali Sami Yen'deyiz... Petit her zamanki yerinde yani kapalıda. Ben ise basın tribünündeyim... Maç sonu herkes bulunduğu yerden gördüklerini mutlaka yazacaktır. Sonuçtan her zamanki gibi çok emin değilim... Şartlar Galatasaray'ı favori gibi gösteriyor. Ama bildiğim bir şey var ki derbilerde favoriler kaybeder.

25 Mart 2010 Perşembe

Bir gün herkes...

Şike soruşturmasında mahkemeye sevk edilen eski Fenerbahçeli futbolcu Fatih Akyel çete üyeliği suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haberi biraz 'yandaş basın' zihniyetinde verdim ama sebebini tahmin edersiniz...

Süper Lig 27. hafta tahminleri

İstanbul BŞB.-Bursa: 1
G.Birliği-Diyarbakır: 1
Beşiktaş-Eskişehir: 1
G.Antep-Sivas: 1
Denizli-Kasımpaşa: 2
Antalya-Manisa: 0
G.Saray-F.Bahçe: 1
Kayseri-Trabzon: 0

Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...

Banane top benim

Dün oynanan Manchester City-Everton maçında iki teknik adam Mancini ile Moyes arasında yaşananlar gerçekten oldukça komikti. Mahalle aralarında oynayan çocukların yaptığı gibi top için resmen kavga ettiler hakem de ikisini birden saha dışına yolladı.
Haberin videosu izlemek isteyen varsa buyursun:
http://www.offthepost.info/2010/03/video-david-moyes-and-roberto-mancinis-touchline-handbags/

Eyvah eyvah

Hemen belirteyim bu yazı sadece bir film eleştirisi değildir. Öyle başlayacak ama eyvah eyvahlarla devam edecek.


Gidenlerin yorumları hep olumluydu, hatta ev halkından filmi izleyenler sinemadan geldikten sonra bile gülmeye devam ederken tavsiyede de bulundu; "Git gül, stres atarsın."
Ben de öyle yaptım. Sabah toplantısı ile akşam kursu arasındaki boşluğu doldurmak için Eyvah Eyvah'tan iyisi olamazdı. (İlk tercihim Tuba Büyüküstün fanı olarak Yüreğine Sor'du ama hem sinema arkadaşımın gülme isteği hem de seans farkıyla Eyvah eyvah kazandı.)
Ata Demirer'i günümüz komedyenlerinden ayıran en büyük özellik sadece esprileri değil aynı zamanda tipi. Ata, bakışları, duruşu, mimikleri ve tabii ki sesiyle bir adım öne geçiyor. Tabii bir de Demet Akbağ gibi oynadığı karakterle bütünleşen bir partner seçince farkı iyice ortaya çıkmış. Konu sıradan, çekimler basit ama ilk dakikadan itibaren izleyiciyi içine alıyor film. Gülmek bir yana kahkaha attırıyor. Film keyifli olunca da zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Ata Demirer pardon Hüseyin Badem gibi "Bitmesin" diyorsunuz. Ne mi? "Turkcell Süper Lig.."

Eyvah eyvah Emre Belözoğlu sakatlanmış... Derbi öncesi ne tesadüf. Oysaki herkese gerçek Fenerbahçeli olma sözü vermişti.

Eyvah eyvah ki ne eyvah Arif Erdem şike iddiasıyla gözaltına alınmış... Tamam futbolculuğunda ceza sahası içinde hakemleri çok aldatmışlığı vardı ama şike iddiası Arif için çok ağır ve hiç yakışmayan bir şey olmuş. Nedendir bilmem ama ben ihtimal vermiyorum.

Eyvah eyvah Federasyon Başkanı Mahmut Özgener Fenerbahçe'ye hem de derbi öncesi savaş açmış. Davranış çok yanlış hele hele zamanlaması daha da yanlış. İnsan acaba danışıklı dövüş mü diye de düşünmeden edemiyor. Şampiyonluk kaçtı kaçar bu dönemde de Aziz Yıldırım'ın işine Federasyon'la savaş yarar. Gündem değişmiş olur ama bundan Federasyon'un karı ne olur onu bilemiyorum.

Eyvah eyvah Özhan Başkan'ın ölümünün derbiye denk gelmesi iyi olmadı. Pek çok Galatasaraylı, "Çocuklar Özhan Başkan için oynayacak bu kez Fener'i kesin yendik" demeye başlamış. Galatasaray, Fener'i Özhan Başkan için yenecekse yensin be. Ama şunu unutmasınlar bu derbi Özhan Başkan içinse, oynanacak futbol da onun centilmenliğine yakışır olsun.

Ölürken bile başkalarını düşünen adam

Herkes çok şey yazdı, çok şey söyledi. Ben sadece bir anektodu paylaşacağım...
Özhan Başkan, ölmeden önce gazetecileri de unutmamış ve vasiyet etmiş;
"Cenazeye gelecek gazeteci çocuklara yardımcı olun. Onlar emekçi çalışırken zorluk çekmesinler."
Ölüme giderken kaç kişi bu kadar ince düşünceli olabilir ki; atalar boşuna dememiş "İyiler çok yaşamaz" diye...

24 Mart 2010 Çarşamba

Ve teşekkürler Fenerbahçe

Özhan Canaydın'ın vefatı üzerine Fenerbahçe'nin tesislerindeki bayraklar yarıya indirildi. Biraz önce de F.Bahçe-Manisa kupa maçı başlamadan önce yapılan 1 dakikalık saygı duruşunda Kadıköy alkıştan yıkıldı.

Messi'yi tüfekle arkasından vurmalı

"Onu durdurmak için bir av tüfeği alıp arkasından ateş etmek gerek"
Mallorca teknik direktörü Gregorio Manzano

Resim de Mallorca maçından bir enstantane :)

Teşekkürler Beşiktaş


Beşiktaş idmanında Canaydın için 1 dakikalık saygı duruşu...

23 Mart 2010 Salı

Balotelli adamı deli eder


Balotelli çok yetenekli bir oyuncu ama belli ki Inter kariyeri sezon bitince sona erecek. Çünkü gerçekten neredeyse her hafta camiayı çıldırtacak bir hareket yapıyor. Mourinho hakkındaki açıklamaları akıl alır gibi değildi. Mourinho gibi bir dev karizma bunu sineye çekip yine onu kazanmaya çalıştı ama Balotelli son skandalıyla artık çizmeyi aştı.
Interli olsam şu görüntüler üzerine gerçekten deli olurdum. Şampiyonlukta yaşanan çekişmeyi geç sen Interli olarak bir televizyon programında nasıl Milan forması giyersin...

22 Mart 2010 Pazartesi

Mekanın cennet olsun Büyük Başkan

Çok üzgünüm...Hepimizin başı sağolsun...

Sizin unutulmaz derbiniz hangisi

Bursaspor maçı da tamamlandığına göre yeni hafta için heyecana resmen start veriyoruz. Malum kanları deli deli aktıran yepyeni bir derbi var hafta sonu.
Bugüne kadar onlarca derbiyi geride bıraktık. Allah'a şükürler olsun ki çoğunlukla sevinen taraftık. Zaman zaman iş kazaları olmadı değil. En tat vermeyenleri ise beraberliklerdi. Söz konusu Galatasaray-Fenerbahçe derbisi oldu mu bir taraftan bir taraf kazanmalı.
Biz Petit'le kozları paylaşmaya başladık. Her konuşma öncesi kısa bir derbi atışması yapıyor ardından asıl konumuza geçiyoruz. Bugün yaptığımız kısa atışmanın konusu unutulmayan derbilerdi. Garibim derbileri genelde unutmaya çalışıyor ama ben mecburen hatırlatıyorum :) 6-0 diyorum 4-3 diyorum Petit darmadağın. Ama bugün karar verdim ki benim için en özeli Johnson'un Ali Sami Yen'de 81'de attığı golle 1-0 kazanılan derbi.
Galatasaray'ın Avrupa ve ligde fırtına gibi estiği bir dönemde Sami Yen'e yenilgiyi kabullenerek gidiyorsunuz, 81 dakika yüreğiniz ağzınızda hop oturup hop kalkıyorsunuz. Rakibin kaçırdığı her pozisyonda derin bir ohhhh çekiyorsunuz ve stattan galip olarak ayrılıyorsunuz... Tüm duygular bir arada daha ne olsun.
Peki sizin unutulmaz derbiniz hangisi?

26. hafta puan durumu

Fotoğraf geçen haftaya sığdırdığımız iki doğumgününden... Önce sevgili Reyhan ardından da Kevser'in yeni yaşlarını kutladık. Fotoğraf bu özel günler için Arnavutköy'de yapılan ikinci buluşmadan. Yaşlar ilerleyince kilo sorunu nedeniyle pastalar da sembolik oluyor :)
Ama bu fotoğrafa şöyle bir bağlantı yapabiliriz; madem Bursaspor ilk şampiyonluğuna emin adımlarla ilerliyor, Timsahların da birinci şampiyonluk pastası olsun. Gerçi ben buna Petit kadar inanmıyorum ama olsun.
Bu arada Petit demişken bu hafta itibariyle puan durumunda kendisini geride bırakıp üst sıralara tırmanmanın gururu içindeyim...
Haftanın en iyisine gelince 6 doğru ile Sepelek oldu... Kendisini kutluyoruz. Puan cetvelinde yer almayan ancak tahminleriyle heyecana ortak olan diğer arkadaşların aldıkları sonuçlara gelince;
Uğur, Salmiakgeist, Factotum, tanear, emosimo, oumar, tayfun 2, Selaminko, By-Can , Fethi, Çağdaş 3, SaGu 4, Dilkulübü 5.
Klasik hatırlatmayla noktayı koyalım; haftaya 9 tahminde kalanlara veda ediyoruz.
26- Beckham07 (78)- 5-7-3-3-6-4-4-6-2= 118
25- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3= 107
26- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2= 106
26- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2= 105
26- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2= 103
26- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3= 103
25- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5= 101
23- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5= 99
24- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2= 98
25- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4= 98
26- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2= 97
24- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3= 97
26- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5= 96
23- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5= 95
25- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3= 94
26- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4= 94
22- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3= 92
26- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2= 92
24- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3= 92
22- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3= 92
24- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2= 91
24- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2= 91
22- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3= 89
24-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3= 89
23- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4= 89
23- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3= 89
26- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3= 87
25- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2= 85
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
24- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5= 83
22- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3= 82
20- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3= 81
23- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2= 81
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
21- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2= 74
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
18- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3= 70
19- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4= 70
20- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3= 69
19- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4= 66
22- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3= 65
16- Kuzen Larry (54)- 1-3-3= 61
16- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2= 59
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
13- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6= 52
12- Saru (24)- 4-5-6-4-6-3= 52
12- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4= 48
15- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4= 47
11- oLi (46)-11- Classixc (45)-
11- Rıdvan Ünal (12)- 7-3-2-4-5-4-4-3= 44
10- Arsw (42)-
13- Horozmania (40)-
11- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1= 40
9- Sekhranikos (29)- 3-4-3= 39
9- Fuat (38)-
11- Sayerlack (36)-
11- Cisco (35)-
9- Sinan Kolat (34)-
10- Can10 (33)-
9- Emre Elmas (29)- 0-2-2= 33

Bursaspor şampi...

Çok önemli maçtı Bursa için tabii Denizli için de. Biri şampiyonluk diğeri kümede kalma peşindeydi. Bursa kazanarak artık o meşhur 'şampi...' başlıklarını attırdı. Buraya kadar hakederek gelmişlerdi, buradan kaçırırlarsa onlar için yazık olur. Eğrisiyle, doğrusuyla bu sezon şampiyonluğu onlar kadar hakeden bir takım yok. Ne Galatasaray ne Fenerbahçe ne Beşiktaş, ne de Trabzonspor. Ama onlar şampiyonluğa ulaşarak '5. Büyük' olma peşinde değiller pankartta da görüldüğü üzere.

21 Mart 2010 Pazar

Hocam ya deplasmanlar?

Aslında benim için sürpriz değil, burada defalarca yaztım G.Saray'ın ikinci yarı deplasmanlarda ızdırap çekeceğini. Ama açıkçası bu kadarını da beklemiyorum. İkinci yarı tek galibiyet Denizlispor'a karşı. O da Denizli'nin en kötü döneminde. Muhtemelen şimdi oynasak onları da yenemeyiz. Ondan öncesi de 2-0'dan döndürülen Antalyaspor maçı. Bu takım şampiyon olacaksa deplasmanda maç kazanamadan bunu nasıl becerecek acaba? Tamam Trabzon maçında pozisyon var ama gol yok. Ve maalesef oyuncu değişikliği sadece 1 tane. Galatasaray son maçlarda Keita'nın sırtına yüklenmiş durumda. O varsa skor da var, biraz kayıpsa puan kaybı var. Adamdan da her maçta aynı performansı bekleyemezsiniz. Arda da olmayınca skora isyan eden "Ya şampiyonluk gidiyor" diyen biri yoktu sahada.
Galiba bu maçı uzun yazmak istemiyorum ama Dos Santos için de birşeyler söylemem gerek. İyi futbol oynamak topu sadece iyi sürmek demek değildir. Topu ileriye taşımak önemli bir özelliktir ama geldiğinden beri şunun sibobunu bul da bir kere de kaleciye nişanlama be kardeşim...

Koş Avatar koş

Avatar çılgınlığı dünyanın dört bir yanında yaşanıyor. Avatar maratonda... Kuyruğu da kusur kalmamış.