"Ameliyatı şu an olsam 10 dikiş atılacaksa, sezon sonu ameliyat olsam belki 15 dikiş atılır. Şampiyonluğu yaşamak için buna razıyım"
30 Nisan 2010 Cuma
Gökhan'ın dikiş hesabı
"Ameliyatı şu an olsam 10 dikiş atılacaksa, sezon sonu ameliyat olsam belki 15 dikiş atılır. Şampiyonluğu yaşamak için buna razıyım"
Gelin çiçeği atar ve Yasemin kapar :)
Tüm engellemelere, tüm itirazlara üstüne üstlük son volkanik patlamaya, uçakların rötarına rağmen ne kız oğlanı sevmekten vazgeçmiş, ne de oğlan kızı... Böyle olunca da sabreden derviş, muradına ermiş. 15 yıllık özlemin sona erişine tanıklık ettik bir grup insan. Gökten düşen tüm elmalar yılmayan aşıkların mutluluğu için olsun. Gelinin çiçeği, tutmayan koluma rağmen benim :)
Karabükspor 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda

Yarın 1 Mayıs. Umarım herkes aklı başında şekilde bu günü kutlar. Günün güzel haberi ise şu: Türkiye'nin işçi takımı olarak bilinen Kardemir Karabükspor futbolcuları da 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda boy göstereceklermiş.
Hürriyet'in yaygarası
Bu başlık Hürriyet internet sitesinden alınmıştır.Kupa finalinin saatini eleştiriyorlar akılları sıra. Sıcaklık gölgece 30 derece yazmışlar. Sanki diğer 364 gün sıcaklık başka yerde ölçülüyordu.
Haberi tıkladığınızda içeride ise şöyle yazıyor: Meteorolojinin 5 günlük hava tahminine göre 5 Mayıs'ta hava 26 derece. Şanlıurfa'nın kendine özgü doğal sıcaklığı da göz önüne alınınca Türkiye Kupası finali oldukça fazla bir sıcaklık altında oynanacak.
Hani sıcaklık 30 dereceydi. Şanlıurfa'nın kendine özgü doğal sıcaklığı derken kasıt nedir acaba onu çözemedim. Sanırım çöl iklimine daha yakın olmasını kastediyorlar. Meteorolojinin verdiği sıcaklık 26 ya 4'te biz özgü sıcaklık ekleyelim 26+4 yuvarlayalım rakamı 30 olsun :)
Sezon başındaki maçlara bakıldığında 26 derece sıcaklıkta en az 3 hafta maç oynanıyor. Hürriyet'in burada yaptığı tamamen işgüzarlık ama Ercan Saatçi, Meriç Tunca gibi zibidilerin çalıştığı bir kurumdan fazlasını beklemek de abes olur.
Neyse meteorolojinin sitesine bakmaya devam edelim. O gün hava çok bulutlu gösteriyor. Yani güneş aslında o kadar da etkisini gösteremeyecek. Rüzgar 13 batı esiyor bu da hiçbir sıkıntı teşkil etmiyor. Nem oranına bakıyoruz yüzde 64. Gayet doğal bir seviye. Mesela aynı gün final İstanbul'da oynansa nem oranı yüzde 91 olacaktı.
Meşhur atasözüyle bitireyim postu: At yalanı...
Kupayı sen al Fulham
Bir tarafta son UEFA şampiyonu Shakhtar'ı, İtalyan devi Juventus'u, son Bundesliga şampiyonu Wolfsburg'u, kupaya ev sahipliği yapacak Hamburg'u eleyen Londra'nın belki de en sıradan takımlarından Fulham...karşısında G.Saray'ı, Sporting Lizbon'u, Valencia'yı hakem yardımıyla geçen Atletico Madrid.
Meşin yuvarlak 12 Mayıs'ta kare olsun. Bu kupayı sonuna kadar hakden bir takım varsa o da Fulham'dır. Bu kupayı hiç haketmeyen bir takım varsa o da Atletico Madrid'dir.
Kupayı sen al Fulham...
29 Nisan 2010 Perşembe
Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ
Süper Lig 32. hafta tahminleri
A.Gücü-Trabzon: 0F.Bahçe-Eskişehir: 1
Bursa-Kayseri: 1
İstanbul BŞB.-G.Saray: 2
Denizli-G.Birliği: 0
Antalya-G.Antep: 1
D.Bakır-Beşiktaş: 2
Sivas-Kasımpaşa: 1
Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...
Yağdır Barçam su

Klasik Şampiyonlar Ligi giriş cümlemle başlayayım: İş yüzünden maçı doğru dürüst seyredemedim. 80. dakikada oturabildim televizyon karşısına. Tabii Inter'in 10 kişi oynadığını bilerek. Yalnız öyle bir 10 dakika seyrettim ki büyük keyif aldım. Açıkçası 63 dakika Nou Camp'ta 10 kişi oynayan bir takımın savunma stratejisini tüm dikkatimi vererek seyretmeyi çok isterdim. Neyse şimdilik 10 dakikayla avunalım. Pique'nin golünde Muntari kötü biçimde ofsaytı bozdu ama golün bundan olduğunu söylemek doğru değil. Şu golü Pique değil de Messi atsaydı yani Cesar ve dünyanın sayılı savunmacılarından Cordoba'yı bakkala gönderen İspanyol savunmacı değil de Arjantinli yıldız olsaydı neler neler denmezdi.
Yalnız maç sonu kesinlikle 90 dakikanın önüne geçti. Mourinho'nun sevinci (şu adresten tamamını izlemenizi tavsiye ederim http://www.footballove.com/2010/04/29/kilidin-boylesi/)
ve Barcelona kulübünün rakip sevinmesin diye açtığı fıskiyeler.
Türkiye'de bu 'eziklik' olarak tanımlanacaktır muhtemelen. Ben kim yaparsa yapsın bunu rekabetin güzelliği olarak tanımlıyorum.
28 Nisan 2010 Çarşamba
Ribery finalde yok
Lisandro'ya bu acımasız tekmeyi atmıştı Ribery. 3 maç ceza vermişler böylece finale çıkan Münih'i yalnız bırakacak Madrid'te. Haketmişti böyle de vurulmaz ki.
Münihliler Madrid'te
İngiliz takımları olmadan son 4 biraz ilginç oluyor. Bir tarafta Inter-Barça eşleşmesi varken karşısından Lyon'un Bayern'i elemesi felaket olurdu. Bu resmen tahterevallinin (TDK'ya baktım yazımı doğrudur) bir tarafına sumocuyu karşısına 3 aylık bebeği oturtmaya benzerdi. O yüzden Bayern'in çıkmasını istiyordum. Böylece final çok daha keyifli bir hale gelecek. İster Inter, ister Barça gelsin finalin zayıf halkası Bayern olmayacaktır. Bayern eskisi gibi önüne geleni ezmese de bu tip turnuvalarda isim önemlidir. En azından benim için öyle. Mesela bugün Galatasaray, Ferencvaros'la eşleşse benim için o kura kolay değildir.Olic rakip savunma için gerçekten 'bela' bir forvet. Herşeyi ortalamanın üzerinde olan adamdan korkacaksın. Olic'in ne sürati, ne kafa topu, ne şutu, ne pası, ne presi, ne bilmemnesi en üst düzeyde ama bunların hepsini en üst düzeyin bir alt seviyesinde yapıyor. Böylece durdurulması imkansız bir hale geliyor. Nitekim Lyon da beceremedi, bıraktı 3 golü Fransızlar'ın kalesine taşıdı Münih'i Madrid'e...
27 Nisan 2010 Salı
Rüya-takıntı
"Şampiyonlar Ligi'nde final oynamak bizim rüyamız. Barcelona geçen sezon Roma'da finali kazanarak bu rüyaya ulaştı. Ama bu sene final Bernabeu'da oynanacağı için bu durum Barcelona için bir takıntı"Jose Mourinho
Dani Alves'in dövmesi
Sylvester ve Tweety... Güzel olmuş. Tekmeler de az iz bırakmamış Alves'in ayağında.Not: Mattias ve Burçin yorumlarınız bir türlü onaylanmıyor. Sebebini bilmiyorum.
Konstantinapolis
Anadolu taraftarlarının İstanbul takımlarına yaptığı 'Bizans' benzetmesi artık kulüp yöneticilerinin de ağzına pelesenk olmuş. Ankaragücü'nün Asbaşkanı Ayhan Atalay 2 hafta sonraki F.Bahçe maçı öncesi bir açıklama yapma gereği duymuş. Olabilir. Kriz yaratan cümlesi şu: Aziz Yıldırım burayı Konstantinapolis sanıyor...Bu sözleri NTV Spor'un altyazısında yakaladım. Biraz tebessüm ettim. 2 dakika "Kimmiş bu? Ne diyor acaba?" diye dinleyeyim dedim.
"F.Bahçe karşısında adaletli bir hakem gelsin isterse 11 futbolcumuza da kırmızı kart göstersin sahaya helikopter indirip onu uçakla götüreceğim" dedi televizyonu kapattım çay içmeye çıktım.
26 Nisan 2010 Pazartesi
31. hafta puan durumu
Gelelim fotoya.. Fenerbahçe ile Galatasaray'ın maçlarının oynandığı saatlerde kına gecesindeydim. Sonuçlardan da liderlikten de bir hayli geç haberim oldu. Takımlar sahada mücadele ederken ben de coşmakla ve elime en motiflisinden şekil yapmakla meşguldüm. Ne diyeyim benim 4 kabuktan oluşan yoncam bir hayli uğurlu geldi. Sonu da hayır olur inşallah. Hem takımım hem de aşrı aşrı memleketlere gidecek canım arkadaşım için.
31- Beckham07 (78)- 5-7-3-3-6-4-4-6-2-4-5-3-5-2= 137
30- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3-5-6-4-5-2= 129
31- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2-3-5-3-4-1= 122
31- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2-3-6-2-4-1= 121
31- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3-2-5-2-6-2= 120
28- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5-3-4-6-6-1= 119
30- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5-3-4-3-6-2= 119
29- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2-3-6-3= 115
30- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4-3-6-4-4-0= 115
31- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5-3-5-5-4-2= 115
29- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2-2-5-3-4-2= 114
29- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3-3-3-4-4-2= 113
30- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3-3-5-2-4-3= 111
31- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4-3-4-1-6-2= 110
31- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2-2-3-3-4-0= 109
29- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2-2-5-3-6-2= 109
29- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2-5-4-3-4-2= 109
29- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3-4-4-2-5-2= 109
27- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3-3-3-3-4-3= 108
31- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2-4-2-2-4-2= 106
26- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3-3-5-2-3= 105
27- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3-2-4-3-6-2= 105
28- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5-2-2-1-3-2= 105
28- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4-3-3-2-5-2= 104
30- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2-3-5-4-4-2= 103
28- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3-1-5-2-5-0= 102
31- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3-2-3-3-3-0= 98
27-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3-5-3-0= 97
25- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3-1-4-1-6-1= 94
25- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3-2-5-2= 91
25- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2-2-5-5-2= 88
23- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4-4-4-6-2= 86
24- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2-5= 86
25- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5-2= 85
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
23- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3-3-7-4= 83
24- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4-2-4-2-5-2= 81
20- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3-2-6= 78
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
21- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2-3-4-2-3-0= 71
26- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3-2-2-1-1= 71
18- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6-4-6-2-5-1= 70
17- Kuzen Larry (54)- 1-3-3-2= 63
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
15- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4-2-4-3= 57
17- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4-1-4= 52
14- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1-1-3-2= 46
30- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3-5-6-4-5-2= 129
31- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2-3-5-3-4-1= 122
31- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2-3-6-2-4-1= 121
31- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3-2-5-2-6-2= 120
28- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5-3-4-6-6-1= 119
30- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5-3-4-3-6-2= 119
29- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2-3-6-3= 115
30- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4-3-6-4-4-0= 115
31- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5-3-5-5-4-2= 115
29- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2-2-5-3-4-2= 114
29- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3-3-3-4-4-2= 113
30- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3-3-5-2-4-3= 111
31- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4-3-4-1-6-2= 110
31- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2-2-3-3-4-0= 109
29- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2-2-5-3-6-2= 109
29- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2-5-4-3-4-2= 109
29- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3-4-4-2-5-2= 109
27- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3-3-3-3-4-3= 108
31- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2-4-2-2-4-2= 106
26- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3-3-5-2-3= 105
27- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3-2-4-3-6-2= 105
28- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5-2-2-1-3-2= 105
28- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4-3-3-2-5-2= 104
30- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2-3-5-4-4-2= 103
28- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3-1-5-2-5-0= 102
31- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3-2-3-3-3-0= 98
27-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3-5-3-0= 97
25- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3-1-4-1-6-1= 94
25- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3-2-5-2= 91
25- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2-2-5-5-2= 88
23- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4-4-4-6-2= 86
24- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2-5= 86
25- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5-2= 85
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
23- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3-3-7-4= 83
24- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4-2-4-2-5-2= 81
20- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3-2-6= 78
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
21- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2-3-4-2-3-0= 71
26- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3-2-2-1-1= 71
18- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6-4-6-2-5-1= 70
17- Kuzen Larry (54)- 1-3-3-2= 63
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
15- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4-2-4-3= 57
17- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4-1-4= 52
14- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1-1-3-2= 46
Florya'nın 5 kapısı var
Boleslav maçıydı... 66 numaralı formayı taşıyan bir çocuk vardı. Kutup yıldızı gibi hemen farkediliyordu. Olağanüstü tekniği, müthiş çalım yeteneği, öldürücü ortaları, gizli forvet gibi aralara sızması değildi sadece onu böyle parlak gösteren. Küçük yaşına rağmen saha içindeki özgüvenli duruşuyla gelecek adına insanın içini kıpır kıpır yapıyordu. Altyapıdan Aslan gibi Galatasaraylı Arda geliyordu.
Zaten Arda da onu boşa sevmediğimizi her fırsatta bize ispatlayordu adeta. Konya maçında Uğur Uçar sakatlanınca ok gibi yanına fırlamıştı. Sedyenin bir ucundan o da tutuyordu. Ne mutlu Uğur'a Arda gibi bir arkadaşı vardı. Ne mutlu bize Arda gibi bir futbolcumuz vardı.
Sezon başında Aziz Yıldırım, Adnan Polat'a şaka yollu 15 milyon euro teklif etti Arda'ya da açık çek. Arda'ya Fener forması giydirmek için 15 dakika izin istedi Polat'tan. Polat "Aziz Bey Arda'yla 15 dakika başbaşa kalırsa G.Saraylı olur" diyerek izin vermedi. Ama ona Metin Oktay'ın 10 numaralı forması ve kaptanlık pazubandını layık gördü.Arda'nın kaptanlığı kaldırıp kaldıramayacağı konuşuluyordu. Ben çok ümitliydim. Ama maalesef çok yanıldım. Arda bu işi beceremedi. Altından kalkamadı. Takım kötü giderken onun tek derdi . Sinemmiş gibiydi. Spor sayfalarında "Kaptan takımı toparlamak için konuşma yaptı. Arkadaşlarını motive etti" haberleri yerine Magazin sayfalarında "Sinem için sinema kapattı, Sinem'e tek taş aldı, Sinem'le 25 bin dolarlık alışveriş yaptı" haberleri okuduk.
Bunlar üzerine Diyarbakır maçında yapılan bir protestoda "Kimisi sinema peşinde" sözüne takılıp bize küstü. Hem de öyle böyle değil. Bize olan küskünlüğünü genişletip Manisa maçında onu yılda 1 kez görme fırsatı olanlar adını haykırdığında cüret edip elini bile kaldırmadı, 1 selamı çok gördü.
İyice zıvanadan çıktığı bir dönemde ise idmanda Caner'e yumruk salladı. Her idmanda olur böyle şeyler dendi ama olmaz. Bülent Korkmaz'ın da böyle hadiseleri vardı ama kapalı kapılar ardında yapardı. Soyunma odasında yapardı. Galatasaray kaptanının basına taraftara açık idmanda takım arkadaşını yumrukladığı nerede görülmüştür?
Ama belli ki derdini anladık Arda'nın. O sadece bizi değil G.Saray'ı da silmiş kafasından. Hıer mikrofon uzatıldığında "Avrupa'ya gitmek istiyorum" diyor. Buradaki röportajın da 4.16 ile 4.20 arasındaki sözler de yoruma gerek bıraktırmayacak kadar açık.
Güle güle Arda. Florya'nın 5 kapısı var çık istediğinden. Yolun açık olsun...
25 Nisan 2010 Pazar
Şampiyon Fenerbahçe
Öğleden sonra F.Bahçe, Kasımpaşa'yı 1-0 mağlup edince gözler bizim Bursa'yla maçımıza çevrildi. Bursa'ya tek bir ihtimal yarıyordu o da galibiyet. Maç 0-0 bitince lig de bitti. Turkcell Süper Lig'de 2009-2010 sezonunun şampiyonu Fenerbahçe'dir. Bursaspor da ligi ikinci bitirerek gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde ön eleme oynayacak.G.Saray-Bursa maçı için daha önce yazmıştım. Rakibin galibiyeti üzmezdi beni. Olmadı. Bursa kazanacak gibi gelmemişti belli ki. Ertuğrul Sağlam'ın kötü durumlar için plan yapmamış olması Bursa için büyük dezavantaj. Bursa belki haftalardır kazanıyor ama hücum güçleri çok zayıf. Bunda Sercan'ın müthiş formsuz olmasının da etkisi var tabii ki. Sağlam, G.Saray'ın geçmiş maçlarını belli ki iyi analiz edememiş. G.Saray'ın üstüne gelen takım elini kolunu sallayarak pozisyon bulabiliyor ama arkada beklersen G.Saray seni hapseder. Baros gününde olsa hat-trick yapardı. Bursa'da Volkan Şen dışında dün maça tutunabilen yoktu. Ozan İpek'in istediklerinin hiçbirini yapamadı. Bursa'nın en önemli gol silahının duran toplar olduğu aşikar. Ali Tandoğan da memleket futbolunun en iyi kesen adamlarından biri. Ancak o da sadece 1 kere etkili orta yapabildi.
Galatasaray'da ise sezonun adamı Keita çok istekliydi. Öyle ki 2. yarıda bir ara sol kanattan kazanılan bir taca Balta ve Caner'in yavaş yavaş gittiğini görünce ok gibi fırladı gitti kendi attı tacı. Bu beraberlik Galatasaray'ın hiçbir işine yaramadı. Sami Yen'de Fener'e yenilip Bursa'yla bedrabere kalarak ezeli rakibini şampiyon yaptı sadece.
Bu fotoğrafı bilerek koydum. Maç boyunca mantığını çözemedim. Yan toplarda Ömer Erdoğan'ın bu sezon ne kadar etkili olduğunu bilmeyen yok. Duran toplarda Ömer G.Saray ceza alanına girince onu Arda kontrol etti. Yukarıdaki fotoğraf tesadüfen yakalanmış bir kare değil. Neredeyse tüm duran toplarda Ömer-Arda eşleşmesi vardı. Aralarındaki 20 santime yakın farkı Bursa kullanamadı. Biraz önce bahsettiğim nedenden Ali Tandoğan'ın ortaları etkisizdi.
Madem lig bitti, artık transfer sezonunu açarız yavaş yavaş.
24 Nisan 2010 Cumartesi
Hep birlikte
Bana göre Bursa maçından çok daha önemliydi bugünkü Bornova karşılaşması. Sezon başından beri onurlu bir şekilde mücadele veren G.Saray Basketbol Takımı'nın az da olsa küme düşme ihtimali bulunuyordu. Olmamız gereken yerdeydik. Hep birlikte yumruğumuz göklerde F.Bahçe'nin yattığı Bornova'ya 100 atıp yendik.
23 Nisan 2010 Cuma
Giselle'den futbol dersi
Tuttum bu reklamı...
Bizde de Hakan Şükür ve Güiza için benzeri yapılabilirmiş. Ceylan Saner mesela öğretse...
86/4 Kral devre
Bu fotoğraflar kısa süre önce Hürriyet'te yayınlanmıştı. Ama bir detayı görmedim. Arkadaki çantaların birinde 'Z.Z.' yazılı. Zinedine Zidane'ın çantası yani. Görür görmez aklıma o asker bavullar geldi. Üzerinde bu tip kısaltmalar ve illa ki bir köşesinde 'kral devre' ifadesi olurdu.86/4 sallama bir rakamdır kimse hayır onlar değil biz kral devreydik demesin :)
Ben kısa dönem yaptım o yüzden çok umrumda değildi bu devre muhabbetleri. Ayrıca hazır gündemdeyken bedelli askerliğe de karşıyım.
Süper Lig 31. hafta tahminleri
Beşiktaş-Sivas: 1G.Birliği-Antalya: 1
Denizli-A.Gücü: 0
Kayseri-Manisa: 0
G.Antep-İstanbul BŞB.: 0
Kasımpaşa-F.Bahçe: 0
G.Saray-Bursa: 2
Eskişehir-Trabzon: 1
Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...
Ah Atletico
Bunları nasıl eleyemedik hala aklım almıyor? Liverpool'u bu adamın golüyle 1-0 yenip avantaj elde ettiler. Bugüne kadar Avrupa Ligi'ndeki deplasman performanslarına göre de tur için favorim Atletico.
Hamburg-Fulham maçında skor haricinde ne olup bitti bilmiyorum ama şöyle güzel bir koreografi var. Burada favorim değil ama kalbim Fulham'ı istiyor. Adamlar kimleri kimleri elediler. Hakediyorlar final görmeyi. İnşallah Mayıs'ta tekrar bu statta olurlar...
22 Nisan 2010 Perşembe
Giro İtalia

Giro İtalia'nın mayo tanıtımı yapılmış.
Yeşil: Tırmanışları kazanana
Beyaz: Genç bisikletçilere
Pembe: Genel klasman liderine
Basketbolda kim düşer?
Potada herkes eline kağıt kalem almış durumda. Özellikle de G.Saray küme düşer mi? sorusu hakim. burada tüm ihtimaller var.G.Saray bana göre son maçta Bornova'yı yenip ligde kalır.
Ülker'in ise küme düşmesi imkansız onları Bornova'da bir kez daha gördük ki yatışşşşş pozisyonundalar.
21 Nisan 2010 Çarşamba
Topal Valencia'ya gitmiş
Bugün birçok yerde bu haberi gördüm. Sanırım yine Superdeporte kaynaklı. Mehmet Topal'ın Valencia'yla 4 yıllık ön protokole imza attığını yazmışlar.Bu haber gün boyu bana doğru gibi geldi. Akşam saatlerinde Mehmet Topal'ın GSTV'de 'Son Pas' programına yaptığı açıklama sonrası emin oldum.
"Ben G.Saray'da oynamaktan her zaman onur ve gurur duydum. O formayı taşıdığım zamanlarda da bütün gücümle mücadele etmeye çalıştım. Kalan 4 hafta da transfer dedikodularından uzak durmaya çalışıyorum. Sezon sonu hayırlısı ne olursa o olsun"
Böyle demiş Topal. Di'li geçmiş zamanı bilerek mi kullandı bilmiyorum ama ilk 2 cümleden işin bittiğini resmen, ilk ağızdan açıklamış gibi.
Sonuca gelirsek: Galatasaray için büyük kayıp. Çünkü genç ve yerli bir oyuncuyu kaptırmak kötü. Topal kalitesinde bir adamı almak az para değil. Bu da damek oluyor ki Topal'dan gelecek bonservis bedeli yabancı ön liberoya gidecek. Bence yaz transferi döneminde Mehmet Topal'ı tutmak gelecek isimlere bakılmaksızın Haldun Üstünel'in en iyi 3 transferinden biri olur.
20 Nisan 2010 Salı
Ülker idman raporu

Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, çalışmalarını ..... diye başlar bizim resmi sitemiz. Bakalım idmanda yaşanan bu gerginlik yansıyacak mı?Sanmıyorum. Temasın olduğu sporlarda bu tip şeyler olur. Sadece aktörler ilginç. Arda ve Caner. Arda idmanda yumruğu başka birine atsa şaşırmazdım ama Caner, milli takımdan tutun Manisaspor'a kadar yakın arkadaşı. Yumruklaşmanın ardından "Bu iş burada bitmedi" gibi tuhaf liseli muhabbetlerine girmişler. İdman sonunda yalandan bir barışma olmuş.
Dediğim gibi böyle şeyler idmanlarda olur büyütülecek iş değil ama keşke bu hırsı 30 hafta sahada da görseydik.
Harry Kewell tedavisinin ardından salonda ve sahada takımdan ayrı olarak çalıştırılıyor.
Kılavuzu Torres olanın
United-Liverpool maçında Torres' penaltı noktasını tahrip ederken... Rooney bu penaltıyı kaçırmış ancak kaleciden dönen topu gol yapmıştı.
Bilica daha derin kazmış olacak ki Bobo'nun penaltısı oyuna dönmedi. Takımı için olumlu birşey yapana kızmam ben. Bu sadece neyin tarafında olduğunla alakalıdır. Bu hareketi Neill veya Ferrari yapsa G.Saray ve Beşiktaşlılar'ın hoşuna gidecekti. O konuda dürüst olmak lazım.Yine de boş geçmeyelim. Bir arkadaş yazmış:
"Fenerbahçe'nin büyüklüğü penaltı noktasına kazdıkları çukurun derinliği kadardır" (İslam Çupi'nin dünyanın en anlamsız paragrafına ithafen, beğendim)
Seni seviyoruz Capone diyerek post'u tamamlayayım...
19 Nisan 2010 Pazartesi
30. hafta puan durumu
Listede yer almayan tahmincilerin performansı şöyle:
fethi, ahmet serdar 5, sayerlack, yiğit yılmaz, dilkulübü, beytullah 4, oumar 3, brdfckr , tanear, fırat axoy 2.
30- Beckham07 (78)- 5-7-3-3-6-4-4-6-2-4-5-3-5= 135
29- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3-5-6-4-5= 127
30- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2-3-5-3-4= 121
30- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2-3-6-2-4= 120
27- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5-3-4-6-6= 118
30- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3-2-5-2-6= 118
29- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5-3-4-3-6= 117
29- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2-3-6-3= 115
29- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4-3-6-4-4= 115
30- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5-3-5-5-4= 113
28- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2-2-5-3-4= 112
28- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3-3-3-4-4= 111
30- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2-2-3-3-4= 109
29- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3-3-5-2-4= 108
30- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4-3-4-1-6= 108
28- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2-2-5-3-6= 107
28- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2-5-4-3-4= 107
28- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3-4-4-2-5= 107
26- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3-3-3-3-4= 105
30- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2-4-2-2-4= 104
26- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3-2-4-3-6= 103
27- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5-2-2-1-3= 103
25- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3-3-5-2= 102
27- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4-3-3-2-5= 102
27- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3-1-5-2-5= 102
29- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2-3-5-4-4= 101
30- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3-2-3-3-3= 98
26-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3-5-3= 97
24- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3-1-4-1-6= 93
24- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3-2-5= 89
24- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2-2-5-5= 86
24- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2-5= 86
25- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5-2= 85
22- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4-4-4-6= 84
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
23- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3-3-7-4= 83
23- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4-2-4-2-5= 79
20- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3-2-6= 78
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
20- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2-3-4-2-3= 71
25- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3-2-2-1= 70
17- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6-4-6-2-5= 69
17- Kuzen Larry (54)- 1-3-3-2= 63
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
15- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4-2-4-3= 57
13- Saru (24)- 4-5-6-4-6-3-3= 55
17- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4-1-4= 52
14- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1-1-3-2= 46
13- Horozmania (40)-
29- Flex (69)- 5-4-3-4-4-4-6-5-3-5-6-4-5= 127
30- Fırat (70)- 6-5-3-3-2-5-5-5-2-3-5-3-4= 121
30- Mrcool (68)- 4-5-3-1-6-4-7-5-2-3-6-2-4= 120
27- Emre Akduman (59)- 4-6-1-2-5-5-6-6-5-3-4-6-6= 118
30- Ömer Onur Çakmak (64)- 6-6-3-2-4-4-6-5-3-2-5-2-6= 118
29- Zeki (69)- 5-5-0-2-2-3-4-6-5-3-4-3-6= 117
29- Arob (73)- 4-4-1-4-4-2-5-4-2-3-6-3= 115
29- Mithra (62)- 3-4-4-2-5-4-4-6-4-3-6-4-4= 115
30- The Patriot (61)- 6-4-1-3-4-3-4-5-5-3-5-5-4= 113
28- Dt.İbo (61)- 6-5-2-3-4-4-5-6-2-2-5-3-4= 112
28- Walentino (61)- 5-3-1-4-4-5-6-5-3-3-3-4-4= 111
30- Hamza (66)- 5-2-3-3-4-3-3-6-2-2-3-3-4= 109
29- Asım Erel (63)- 7-2-1-1-3-4-5-5-3-3-5-2-4= 108
30- Yasemin Yıldırım (63)- 4-3-0-1-5-3-6-5-4-3-4-1-6= 108
28- Mehmet Orçun (59)- 6-4-1-3-3-4-3-6-2-2-5-3-6= 107
28- Pamukk (57)- 6-4-0-3-6-2-5-6-2-5-4-3-4= 107
28- Yakir (56)- 6-4-3-5-4-3-2-6-3-4-4-2-5= 107
26- Xavier (54)- 6-5-4-5-3-3-4-5-3-3-3-3-4= 105
30- Petit (63)- 4-5-3-1-4-2-4-4-2-4-2-2-4= 104
26- Cer (56)- 4-4-1-3-3-4-5-6-3-2-4-3-6= 103
27- Feetdeep (59)- 5-3-1-2-6-5-4-5-5-2-2-1-3= 103
25- Arkhe (52)- 6-6-3-4-4-4-5-5-3-3-5-2= 102
27- Isonka (57)- 7-3-2-3-3-4-6-4-3-3-2-5= 102
27- Painkiller (57)- 6-3-1-4-5-2-4-5-3-1-5-2-5= 102
29- Extensor (63)- 4-2-3-3-4-1-3-2-3-5-4-4= 101
30- Realfun (57)- 4-6-2-1-3-3-5-3-3-2-3-3-3= 98
26-Holygan (58)- 3-6-2-1-4-3-4-5-3-5-3= 97
24- The playmaker (46)- 6-4-1-2-5-4-4-6-3-1-4-1-6= 93
24- Lord Ricko Joel (63)- 5-2-0-3-2-4-3-2-5= 89
24- Alengir (54)- 6-3-2-3-2-2-2-2-5-5= 86
24- Vermante (54)- 6-5-0-3-4-7-2-5= 86
25- Murarty (59)- 3-2-1-0-2-5-3-4-5-2= 85
22- Mutlu (42)- 5-5-2-2-3-3-4-4-4-4-6= 84
25- Alperen (61)- 3-3-2-1-2-4-3-4= 83
23- Diego (41)- 6-3-2-3-2-2-2-5-3-3-7-4= 83
23- Marco (42)- 2-3-0-5-4-6-4-2-4-2-5= 79
20- Dvrn (54)- 5-4-2-2-3-2-6= 78
19- Ally (52)- 3-2-1-4-2-5-6= 75
17- Tarjeta Amarilla (62)- 6-6= 74
20- Cengizhan (27)- 4-5-3-3-3-6-6-2-3-4-2-3= 71
25- Kartal Bafiler (44)- 1-0-1-3-4-2-4-3-3-2-2-1= 70
17- Horto mogiko (18)- 4-6-2-1-5-4-6-6-4-6-2-5= 69
17- Kuzen Larry (54)- 1-3-3-2= 63
14- Beercholic (58)-
16- Servet (58)-
15- Manchesterda kolbastı (10)- 7-3-2-3-4-6-4-5-4-2-4-3= 57
13- Saru (24)- 4-5-6-4-6-3-3= 55
17- Yağmur-Mehmet (17)- 5-3-0-1-4-4-4-5-4-1-4= 52
14- S.dyrn (9)- 6-3-2-4-5-6-4-1-1-3-2= 46
13- Horozmania (40)-
Merak etmeyin G.Saray Bursa'ya yatmaz
Fener, Beşiktaş'ı yenince herkesin özellikle de suyun öte yakasındakilerin aklı fikri G.Saray-Bursa maçı. F.Bahçeliler rahat etsin şimdiden söyleyeyim bizim cephede Bursa'ya yatmak gibi bir düşünce baskın değil. Hakim değil demiyorum birazdan açarım.Fenerbahçe medyası şimdi maç gününe kadar G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi şansından tutun, onur, gurur yazıları yazarak bizi motive etmeye çalışacak. Amaç tabii ki F.Bahçe'nin şampiyonluğu. Muhtemelen G.Saray camiası da kenetlenip Bursa'yı yenmek için tek yürek olacak. Hafta sonunda da kazanırsak F.Bahçe'yi şampiyon yapmış olacağız.
Dediğim gibi baskın düşünce onur için şeref için Bursa'yı yenmek yönünde. Ben olaya bu tip anlamlar yüklemeyi abartılı buluyorum. Bursa'nın şampiyonluğu kimseyi zedelemez nasıl olsa seneye yine bu noktalara oynayacak değiller. Ama F.Bahçe'nin muhtemel şampiyonluğu G.Saray'ın önüne önümüzdeki sene de taş koyacaktır. Süper Lig şampiyonu direkt Şampiyonlar Ligi'ne katılacak. Yani milyon eurolar ön eleme riski olmadan kasaya girecek. Yani G.Saray'ın olası Bursa galibiyetiyle F.Bahçe'yi şampiyon yapması seneye sallıyorum isimleri Eto'o, Ronaldinhovari transferlerle geri dönebilir.
O yüzden saçma bir gurur meselesi yapmaya gerek olmayan bir maç Bursa karşılaşması. En azından ben olaya böyle bakıyorum. Dürüst ve açık yazmak gerekirse olası bir G.Saray mağlubiyeti beni üzmeyecek. Tüm sezon boğazını yırtmış biri olarak bu maçta tezahürat yapmayı da düşünmüyorum. Ama dediğim gibi F.Bahçeliler rahat olsun. Tribünün genel hali benim düşüncemin tam tersi. Zaten takım yatmaz da yatsa bile çok ciddi protesto edilir.
Tüm bunları geçip maça gelirsek. G.Saray'ın bu maçtaki tek şansı Ali Sami Yen'de olması. Çünkü Bursa, G.Saray'a bu ligde en çok problem çıkaracak taktikle oynuyor. Timsahlar ligin en iyi savunma yapan takımı. G.Saray da kapanan takımlara karşı uzaktan şut, sıfıra bindirmeler gibi işleri sezon başından beri beceremediği için gol şansı zor. İş yine Keita'ya kalacak. Fildişili mucizeler yaratmazsa G.Saray'ın F.Bahçe maçına benzer bir iç saha maçını seyredeceğiz. Maç boyunca 3 veya 4 pozisyon ya buluruz ya bulmayız. Bunların da ne kadar ciddi olacağı muamma. Bursa da iyi bir hücum takımı değil. Oyunu tutabildikleri kadar tutup arada bir tane sıkıştırmaya bakacaklar. Kontraataklarda Turgay-Sercan ikilisi akıllı olurlarsa iddia ediyorum içeride kazandıkları Antep maçından çok daha kolay biçimde 3 puanı alırlar.
Artık pazarı bekleyip göreceğiz... 3. kez tekrarlayayım ama G.Saray valla billa Bursa'ya yatmaz. G.Saray tribünlerinde mutlaka Bursa'nın galibiyetine üzülmeyecekler vardır ama geneli valla billa G.Saray'ın galibiyetini istiyor.
18 Nisan 2010 Pazar
Roma derbisi-Vucinic-kemerler
Gece yarısı blogu Lazio-Roma post'uyla kapatmıştım. Kaldığımız yerden devam...Önce saha içine bakalım. Lazio 3-5-2, Roma 4-3-1-2 dizilişi ile sahadaydı.
Yine maytap sesleri arasında başlayan derbi beklendiği kadar sert geçmedi. Lazio'da Brocchi ve Rocchi saha içi gerginliği ateşleyecek müdahalelerde bulunsalar da Roma'nın kırmızı karta yakın isimleri De Rossi, Burdisso pasiflora içip maça çıkmış gibilerdi. Roma'nın bu pasif başlangıcını Lazio iyi değerlendirdi. 14. dakikada Ledesma'nın enfes pasında Rocchi skoru 1-0 yaptı. Yenilen gol bile şampiyonluğa oynayan Roma'yı hareketlendirmedi ilk yarının kalan bölümünde.
Devre arasında sağlam fırça yemiş olacaklar ki Roma ikinci yarıda daha etkiliydi. Ancak gole yaklaşan yine Lazio oldu. Kolarov düşürülünce Lazio penaltı kazandı. Floccari kötü bir vuruşla penaltıyı kaçırınca maçın gidişatı da döndü. Hem Roma taraftarı hem de sahadaki takım adeta canlandı. 50. dakikada bu kez Roma penaltı kazandı. Günümüz futbolunun bana göre hakkı teslim edilmeyen yıldızlarından Vucinic skoru 1-1 yaptı. 63. dakikada Roma'nın tehlikeli yerden bulduğu frikikte topun başında yine Vucinic vardı. Öyle bir vurdu ki topa, son günlerde İtalya'da alıştığımız güzel goller halkasına bir zincir daha ekledi. Roma bu muhteşem golle maçı 2-1 kazanarak yine liderliğe oturdu.
Maç öncesi Roma taraftarı "Şampiyonluk umrumuzda değil. Lazio'yu küme düşürmeye gidiyoruz" demişti. Bu galibiyet üzerine fikirlerinde bir değişiklik var mı bilmiyorum ama şampiyonluğa öyle yaklaştılar ki. Kalan fikstürleri içeride Sampdoria ve Cagliari, deplasmanda Parma ve Chievo. Inter'in hükümdarlığına son vermeleri sanırım Laziolular, Interliler ve Mourinho hayranları dışında kimseyi üzmez.
Lazio cephesinde ise durum kritik gibi görünse de bana göre onların da ligden düşme ihtimalleri çok zayıf. Tehlikeli bölgenin 3 puan üstündeler. İçeride Inter ve Udinese, dışarıda Genoa ve Livorno ile oynayacaklar.
Bu kare de maç öncesinden. Daha büyük olaylar bekleniyordu ama belli ki polisin aldığı sert önlemler işe yaramış. Küçük bir grup kavga etme fırsatı bulmuşlar. Resmi büyütüp Roma ve Laziolular'ın taraftarın 'yasal silahı' kemerlerle birbirine saldırılarını daha rahat görebilirsiniz.
Lazio-Roma
İtalya'da herkes Lazio-Roma derbisinin peşinde. Önce saatini yazalım 19.30 NTV Spor naklen yayınlayacak. Türkiye Fener-Beşiktaş maçına kenetleneceği için yazık olacak. Ben İtalya'daki derbiyi takip edeceğim. İtalya'dan gelen haberler de maçın gergin geçeceği yönünde.Romalılar "Şampiyonluk umrumuzda değil, Lazio'yu küme düşürmeye gidiyoruz" derken Laziolular da "Roma şampiyon olmasın diye elimizden geleni yapacağız" cevabı veriyorlar.
Bol maytap sesleri arasında geçecek maç, tribünde de ciddi tartışmalar yaşanabilir.
Otobüsün üzerindeki skor olur mu ona artık bakacağız...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












