Boynunda Ay-Yıldız...Ellerinde Ay-Yıldız...
Türkler'den sprinter çıkmaz diyenlere NEVİN'den en güzel YANIT...
KOŞMUYORUZ HAYATTA HİÇ GERİ, İLERİDE BASIYORUZ HER TOPA SİZİN GİBİ
Boynunda Ay-Yıldız...
Futbolun en zor mevkiisi. Herkesin arkasını kollayarak bir adam var futbolda ama kalecinin yok. Elinden topu kaçırdın mı bittin, ya da geri pası ıskaladın mı? O 3 direk arasında duruyorsan sakar olmayacaksın. Aberdeen kalecisi Jamie Langfield da belli ki bu sakar kalecilerden. Takım otobüsünde Rockcliffe idman tesislerine giderken kahve yapmak istemiş. Ancak elinden kaçırdığı kaynar bardak sağ ayağının üzerine düşmüş, yanmış ayağı. Hocası Mark McGhee diyorki "Düşündüğümüz kadar kötü değil ama yeteri kadar kötü. Birkaç hafta bizimle olamayacak. Futbolcular sakatlanıp takımlarından ayrı kalabilir ama bu kimin aklına gelir ki!"
Şu meşhur 4-3-3 sistemini belli ki başaramayacak G.Saray. Zaten mevcut kadro içinde böyle bir potansiyel yok. Takımda generaller çok olunca savunma düşüyor, erler çok olunca beceri kayboluyor. Gerçi dünkü orta saha düzeniyle 4-4-2, 4-4-1-1 rakamları istediğiniz gibi dizin birşey olmaz. G.Saray bu sezon en iyi ihtimalle 3. olur dediğimde arkadaşlarım kızıyordu daha sezon başlamadan umudun yok diye. Ayhan-Mustafa Sarp-Barış üçlüsünden kurulu bir orta sahayla hangi umudu nasıl yeşertebilirim ki?
Hani bir şarkı var ya "Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş..." diye. İtalyan futbolu için de "Ultras istemezse..." diyip üç noktayı herşeyle doldurabiliriz.
Young Boys-F.Bahçe maçında son şutları attırmadan pause'a basın ve skoru birine tahmin ettirin. Muhtemelen Sarılar, Maviler'i 3-4 farklı yenmiştir cevabı verecektir.
Adı üstünde "Genç çocuklar..." Kanları deli akıyor. Bu çocuklar karşısında 2-2'lik skorun çok avantaj olduğuna inanmıyorum. Allah Saracoğlu'nda da Fenerbahçe'nin yardımcısı olsun.
"Bindiğin arabanın yarısı kadar hız yapsan razıyım"
Guti'yi kim yazsa az yazar. Bana göre topa bile değmeden zekasıyla Beşiktaş orta sahasını toparlayacaktır.
Galatasaray yeni sezon formalarını yarın tanıtıyor aslında pek de tanıtılacak birşey kalmadı. Yaklaşık 2 aydır internette rengin ne olduğuna dair ipucu resimleri dolaşıyordu. Hatta pazara bile düşmüştü pembe formalar. Ardından Habertürk de reklam çekimini görüntüleyince merak edilen birşey çıkmadı. Sadece palavradan bir tartışma başladı. Somon mu, pembe mi, yavruağzı mı vesaire mi...
Bir alttaki postta biraz sert yazınca tepkiler gelmiş. Seviyesizlikle suçlayan da var sadece bir hazırlık maçı diyen de.
Zamanında Mustafa Taşar bir vatandaşa söylemişti başlıktaki sözü büyük olay olmuştu. Ama bizim topçulara ne desek az.
Bilerek bu kadar sert yazıyorum. Çünkü bir Galatasaraylı için F.Bahçe maçından daha önemli bir maç olamaz. Adı ister Süper Lig bilmem kaçıncı hafta maçı olsun, ister Ziraat Türkiye Kupası bilmemne turu maçı ister gazosuna maç, ister Dostluk Kupası orası beni bağlamaz. Fener'le çelik çomakla oynuyorsan kazanmak için oynayacaksın. 76 dakika 10 kişi oynayan rakibini yenememek onu geçtim berabere bile kalamamak ruhsuzluktur.
Aziz Yıldırım bu transfer döneminde Milano'da çok koştu peşinden ama Huntelaar son kez Avrupa çapında büyük bir kulüpte oynamak için İstanbul'a gelmeyi istememişti. Hollandalı futbolcu şu anda Manchester havaalanında. Aston Villa ve Tottenham'dan teklifler vardı ama sanırım gelecek sezon Manchester United forması giyecek. Sanırım diyorum çünkü Chelsea'nin Drogba'yı kesinlikle satmayacağını açıklamasının ardından City yeni bir hedef belirlemiş olabilir.
Transfer açıklanır açıklanmaz birçok spor yazarı bağlandı televizyona Pino'yu anlattı. Google'a Pino yaz sonra kopyala sonra translate yaz çevir sonra da konuş. Türkiye'de gelenektir Papua Yeni Gine'den transfer yapsan onu tanımayan Türk spor yazarı yoktur. Sonuçta ligimizin 'parka' değeri yüksek.
Dünya Kupası bitti, futbol dünyası için düğün sezonu açıldı, evlenen evlenene.... Ardarda bu üçüncü düğün postu. Arsenal'in savunma oyuncusu Sol Campbell, iç mimar Fiona Barratt ile İngiltere'nin bir köyünde romantik bir düğünle hayatını birleştirmiş. Gelin hanımın sade gelinliği çok zarif. Belindeki siyah kuşak da eşiyle çok uyumlu olmasına neden olmuş.
Sezon öncesi Köln'ün Fenerbahçe'yi 5'lemesi iyi mi oldu kötü mü oldu bilmem ama suyun öte yakasındakilerin ağızlarında kekremsi bir tat bırakmıştır. Ancak şu görüldü ki F.Bahçe harıl harıl forvet ararken Bilica-İlhan Eker veya Lugano'suz tüm türevlerin Sarı-Lacivertliler'in başına çorap öreceği aşikar.
Sneijder, Yolanthe Cabau ile evlendi... Bir yastıkta kocasınlar. Bu arada Sneijder'in Özer Çiller misali Cabau soyadını aldığını da hatırlatalım.
Mavililer diye ün salan, anılan Chelsea'ye siyah forma giydiren zihniyeti kınıyorum... Chelsea'nin yeni deplasman forması görüldüğü üzere siyah-turuncu... Everton'un siklemen pembesinden sonra bir de başımıza bu çıktı. Forma satma uğruna takımların yüzyıllık renkleriyle oynamaktan birileri vazgeçsin artık.
Cantona İngiltere Milli Takımı için endişelenirken...
Futbol hayatını Amerika'nw York Red Bulls takımında sürdürecek olan Thierry Henry yeni takımının formasıyla futbolcudan çok F1 pilotuna benzemiş. Bakarsınız o da David Beckham gibi kısa sürede yeniden Avrupa Ligleri'nin yolunu tutar. Tutsun da zaten Henry'nin ne işi var ki oralarda. Zaten Fransa Milli Takımı'nı da bırakmış.
2010 Dünya Kupası'nda mücadele veren futbolcuların büyük çoğunluğu kupa sonrası kendilerini tatile verdi. Almanya Milli Takımı'nın kaptanı Phillip Lahm ise kız arkadaşı Claudia ile evlendi. Lahm damatlığının içinde jilet gibi olmuş. Ama gelin kız için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Gelinlik biraz vasat kalmış.