31 Aralık 2010 Cuma
Eskiden...
1996-97 sezonunda Chelsea deplasmanda bu formayı giyerdi. O zamanlar Chelsea'yi meşhur eden Abramovichler, Terryler, Drogbalar değildi
Başbakan John Major'ın tuttuğu takım diye bilirdik Chelsea'yi
Başbakan John Major'ın tuttuğu takım diye bilirdik Chelsea'yi
Kasia, Jakub'u seviyo
Fenerbahçe'ye transfer olduğundan beri güzelliğiyle konuşulan Kasia nedense sabah sabah aklım geldi. Özel hayatında kimleymiş, ne yer ne içer diye şöyle küçük bir araştırma yapayım dedim. Kasia, Jakub Dolata'yla evliymiş hem de 2006'dan beri.
Kısaca alem ona, o Jakub'a hayran... Bir de itirafta bulunayım. Sezon başında gittiğimiz G.Saray-F.Bahçe maçında Kasia'nın oynamamasına tilt olmuştum.
Tanıdınız mı?
Bu ufaklık kim? Gözlere bakınca hemen anlaşılıyor gerçi ama. Cevabını yarın verelim. Yeni yılın ilk cevabı olsun.
Edit: Herkesin tahmin ettiği gibi MESUT ÖZİL.
Edit: Herkesin tahmin ettiği gibi MESUT ÖZİL.
30 Aralık 2010 Perşembe
Antimadridista
Atletico Madrid, Simao'yu Beşiktaş'a yollarken Elias'ı kadrosuna katmıştı. İmza töreninde tribünlerden atılan "Antimadridista" atkısıyla poz vermiş.
Türkiye'de bu atkıyla poz verse yeni çıkacak sporda şiddeti önleme yasasıyla muhtemelen koğuş arkadaşımız olurdu!
Türkiye'de bu atkıyla poz verse yeni çıkacak sporda şiddeti önleme yasasıyla muhtemelen koğuş arkadaşımız olurdu!
Kadıköy'den de duyulsun 1...2...3... Cimbombom
Fener'i yenip liderliği alarak kapatmak bir yılı gerçekten paha biçilemez bir duygu Galatasaraylı için. Özellikle de şu son 1 haftada yaşananlardan sonra çok daha keyifli.
O yüzden bu galibiyet aslında liderliğinde ötesinde anlamlar taşıyor.
basınBAHÇE'nin başta NTV Spor olmak üzere tüm cephaneleriyle G.Saray'a saldırdığı anda geldi çünkü...
Aziz Yıldırım'ın dümen suyunda ilerleyen Adnan Polat'ın taraftarı sattığı anda geldi çünkü...
Antu'suyla GFB'siyle kelle avına çıkıldığı, güldüren tehditlerin savrulduğu anda geldi çünkü...
İşte bizim topçularımızdan istediğimiz de bu ruh. Pes etme, arma için, forma için savaş. Parçalı'nın hakkını ver.
Bizlere F.Bahçe zaferi yaşattıkları için Tutku'sundan, Haluk'una, Luksa'sından, Rancik'ine, Oktay Mahmuti'den malzemecisine kadar tüm erkek basketbol takımına EYVALLAH...
Rancik ortaya 3'lü çektir tayfaya...
1...2...3 Cimbombom
Abiyane
Bir altta "Göbeğini kaşıyan adam" postunda tashih yapmışım... Amiyane yerine Abiyane yazmışım... İyi ki de öyle yazmışım, dostu düşmanı tanıma fırsatı olmuş... Bazı arkadaşlar çok sevinmiş, hızını alamamış twitter'da cıvıldama gereği duymuş.
Bunu yaparken de "Bu yasemin yıldırım gazteci falandı bir de değil mi?" demiş...
Evet gazeteciyim.. Gazeteci olmam mükemmel insan olmamı, hatasız olmamı, yemememi, içmememi gerektirmiyor. Zaten o zaman direkt melek kontenjanında yer alıyorsun. Bir de hatırlanması gereken bir şey var. Burası blog...
Ama şöyle bir kıvırma yapayım en iyisinden; Abiyane tabirle karı yazıyor ya orada... Karı kelimesini de hep abiler kullanıyor ya. Ben onun için Abiyane tabirle yazdım. Şimdi iyi gazeteci oldum mu?
Bunu yaparken de "Bu yasemin yıldırım gazteci falandı bir de değil mi?" demiş...
Evet gazeteciyim.. Gazeteci olmam mükemmel insan olmamı, hatasız olmamı, yemememi, içmememi gerektirmiyor. Zaten o zaman direkt melek kontenjanında yer alıyorsun. Bir de hatırlanması gereken bir şey var. Burası blog...
Ama şöyle bir kıvırma yapayım en iyisinden; Abiyane tabirle karı yazıyor ya orada... Karı kelimesini de hep abiler kullanıyor ya. Ben onun için Abiyane tabirle yazdım. Şimdi iyi gazeteci oldum mu?
29 Aralık 2010 Çarşamba
Göbeğini kaşıyan adamlar
Fotoğraftaki adamların isimlerini ve şöhretlerini bir kenara koyup öyle bakın... İlk eleştiri şu olur; "Kırolara bak. Beyaz donla denize girmişler. Bi de utanmadan (amiyane tabirle) karıları kesiyorlar."
Ama fotoğraftaki isimler Milan'ın dünyaca ünlü yıldızları olunca iş değişiyor işte. Yer Dubai... Takım hazırlık kampında. Sabah deniz kenarında yürüyüşe çıkmışlar. Suyun içinde yürüyüş yapıp bacak kaslarını filan güçlendiriyorlar. Veee Dubai'deki turistlerin de büyük ilgisini çekiyorlar. Öndeki kız Milan takımını Nazilli testisi gibi arkasına dizmiş. Tek tek uğraşacağına hepsiyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirmiş. Ama çok komik olmuş. Özellikle Abate (futbol bilgisi olmayanlar için tarif edelim fotoya göre İbrahimoviç'in solundaki) şortu da çekip tam bir amele görüntüsü vermiş.
Ama fotoğraftaki isimler Milan'ın dünyaca ünlü yıldızları olunca iş değişiyor işte. Yer Dubai... Takım hazırlık kampında. Sabah deniz kenarında yürüyüşe çıkmışlar. Suyun içinde yürüyüş yapıp bacak kaslarını filan güçlendiriyorlar. Veee Dubai'deki turistlerin de büyük ilgisini çekiyorlar. Öndeki kız Milan takımını Nazilli testisi gibi arkasına dizmiş. Tek tek uğraşacağına hepsiyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirmiş. Ama çok komik olmuş. Özellikle Abate (futbol bilgisi olmayanlar için tarif edelim fotoya göre İbrahimoviç'in solundaki) şortu da çekip tam bir amele görüntüsü vermiş.
28 Aralık 2010 Salı
Florya
Bazı Fenerli arkadaşlar sormuş, Florya'daki olayları neden yazmıyorsun diye?
Önce ben bir soru sorayım: Dopingçi Taurasi'yi niye sormuyorsunuz?
Ve cevabını vereyim: Bu blogu 2 kişi yazıyor. Yasemin Yıldırım yazmış. Bu kadar!
Önce ben bir soru sorayım: Dopingçi Taurasi'yi niye sormuyorsunuz?
Ve cevabını vereyim: Bu blogu 2 kişi yazıyor. Yasemin Yıldırım yazmış. Bu kadar!
27 Aralık 2010 Pazartesi
Siz aptal mısınız?
G.Saray-Banvit maçında Sarı-Kırmızılı taraftara küfreden Engin Kennerman bu hafta hangi maça atanmış olabilir?
a) Los Angeles Lakers-Portland Trail Blazers
b) Tau Ceramica-Regal Barcelona
c) Aris TT Bank-Iraklis
d) G.Saray-F.Bahçe
Alkışlar Turgay Demirel'e...
a) Los Angeles Lakers-Portland Trail Blazers
b) Tau Ceramica-Regal Barcelona
c) Aris TT Bank-Iraklis
d) G.Saray-F.Bahçe
Alkışlar Turgay Demirel'e...
26 Aralık 2010 Pazar
Av Mevsimi
Amacım keyifli bir şekilde Yavuz Turgul'un "Av Mevsimi"ni yazmaktı... Ama insanda keyif bırakmıyorlar. Herkes avcı olmuş, bir avın peşinde koşuyor.
U-17 maçında ortalık toz duman... O bildik espri gerçekleşmiş, maç karakolda bitmiş... Analarının babalarının spor yapsınlar, yıldız olsunlar, hayatımızı kurtarsınlar diye baktığı yarının büyükleri bir sporcunun en son uğrak yeri olacak karakola düşmüşler. Tam da ülkenin bangır bangır "Spor yasası, sporda şiddet" diye bağrındığı şu günlerde.
O zaman burada Av Mevsimi'nden bir replik iyi gider; olayı çözemiyorsanız eğer, "Bakış açınızı değiştirin..."
Artık bizim de spora bakış açımızı değiştirmemiz gerek. Spor denen şey evet rekabet ama sahada... Spor denen şey eğlence ama dozajında.
Ortalık birbirine girdiğinde iş ceza kesmekle bitmiyor... İş stada özel güvenlik yerleştirmekle, polisi istiflemekle olmuyor...
İş bu ülkenin insanını eğitmekten geçiyor. Ama bu iş okul sırasında sonradan olmuyor. Doğduğunuz andan itibaren aileden gelen bir eğitim bahsettiğim.
Aksi halde bir gün taraftar tribünde birbirine giriyor, gün geliyor Milli Takım antrenörü Mehmet Özdilek sahada rakibi tekmeliyor, bir başkan tribünde, futbolcu sahada kol hareketi çekiyor, ülkenin polisi eylemci gençleri tekmeliyor, öğrenciler milletvekiline yumurta atıyor, trafikte millet canavarlaşıyor.
Ve köte olan da bu iş zaman alacak gibi görünüyor.
İş birbirimizi av olarak görmemekten geçiyor...
U-17 maçında ortalık toz duman... O bildik espri gerçekleşmiş, maç karakolda bitmiş... Analarının babalarının spor yapsınlar, yıldız olsunlar, hayatımızı kurtarsınlar diye baktığı yarının büyükleri bir sporcunun en son uğrak yeri olacak karakola düşmüşler. Tam da ülkenin bangır bangır "Spor yasası, sporda şiddet" diye bağrındığı şu günlerde.
O zaman burada Av Mevsimi'nden bir replik iyi gider; olayı çözemiyorsanız eğer, "Bakış açınızı değiştirin..."
Artık bizim de spora bakış açımızı değiştirmemiz gerek. Spor denen şey evet rekabet ama sahada... Spor denen şey eğlence ama dozajında.
Ortalık birbirine girdiğinde iş ceza kesmekle bitmiyor... İş stada özel güvenlik yerleştirmekle, polisi istiflemekle olmuyor...
İş bu ülkenin insanını eğitmekten geçiyor. Ama bu iş okul sırasında sonradan olmuyor. Doğduğunuz andan itibaren aileden gelen bir eğitim bahsettiğim.
Aksi halde bir gün taraftar tribünde birbirine giriyor, gün geliyor Milli Takım antrenörü Mehmet Özdilek sahada rakibi tekmeliyor, bir başkan tribünde, futbolcu sahada kol hareketi çekiyor, ülkenin polisi eylemci gençleri tekmeliyor, öğrenciler milletvekiline yumurta atıyor, trafikte millet canavarlaşıyor.
Ve köte olan da bu iş zaman alacak gibi görünüyor.
İş birbirimizi av olarak görmemekten geçiyor...
Aziz Yıldırım: Kıskanmıyorum
Aziz Yıldırım, Lig TV'ye konuştu:
* Aslantepe'yi kıskanmıyorum... Biz stadımızı kendimiz yaptık. Saracoğlu, Aslantepe'ye göre daha kullanışlı
* Beşiktaş'ın yaptığı transferleri kıskanmıyorum. Bizim kadromuz ligin en iyisi. Kapasiteleri kadar oynasınlar ligi hallaç pamuğu gibi atarız
* Aykut Kocaman'ın doğruları da var yanlışları da sezon sonunda oturur konuşuruz. O buranın çocuğu
* Arda'yla samimi sohbet ettim. Bana diş geçiremeyenler başka yönlerden vurmaya çalışıyor
* Hakemlerden şikayetçiyim. Geçen sene Yunus Yıldırım'ın hatasıyla şampiyonluğumuz gitti. Bu sene Sivas maçında adam plonjon yapıyor vermiyor penaltıyı. Bu hakem penaltı vermezmiş. Böyle saçma şey mi olur
25 Aralık 2010 Cumartesi
Platini'nin arabası
Nostaljik fotoğraflar güzel... Seviyorum. İşte bugünün UEFA Başkanı Michel Platini'nin arabasıyla pozu. Renault 12.... Kimbilir zamanında ne fiyakalı arabaydı. Şimdi ki uzay mekiklerinin yanında bugün çok sıradan kalsada.
24 Aralık 2010 Cuma
Wenger'den Nani'ye
Nani: Premier Lig'i Manchester United veya Chelsea'den başka kazanacak takım göremiyorum. Umarım United kazanır.
Wenger: Herkesin farklı düşünceleri var ve kimse mükemmel değil. Şu an yaşadığımız toplumda "Bir şey bilmiyorum" demek ayıp sayılıyor. Şahsen ben 1600 maça çıkmış bir teknik direktör olarak kimin şampiyon olduğunu bilmiyorum. Demek ki o benden 1600 kere daha akıllı olmalı.
Wenger: Herkesin farklı düşünceleri var ve kimse mükemmel değil. Şu an yaşadığımız toplumda "Bir şey bilmiyorum" demek ayıp sayılıyor. Şahsen ben 1600 maça çıkmış bir teknik direktör olarak kimin şampiyon olduğunu bilmiyorum. Demek ki o benden 1600 kere daha akıllı olmalı.
İlk yarı en iyi 11'i
Mutlaka sizin de şu olmalı, bunun ne işi var dediğiniz adamlar olacaktır. Benim ilk yarı en iyi 11'im şöyle:
.
KARCEMARSKAS
Gaziantep'e aslında geçen sezon geldi ama nedense bu yıl farkedildi. Kalecilik bilgisi gerçekten üst düzeyde. Komple bir file bekçisi. Pozisyon bilgisiyle genelde doğru yerde duruyor. Refleksleri ve sezgileri çok kuvvetli. Ne karşıdan ne yandan ciddi bir zaafı yok.SERKAN BALCI
Süper bir ilk yarı geçirdi. İçine Sergio Ramos kaçmış gibiydi. Belli ki kendine iyi bakmış ve iyi hazırlamış. Birebir pozisyonlarda kolay kolay çalım yemedi, bir bekte olması gereken en önemli özelliklerden biri ters kademeden güzel pasajlar sundu. Hücuma çıktığında da geçtiğimiz senelere oranla çok becerikliydi.EGEMEN
Nerede o eskiden hatırladığımız dağınık, sakar Egemen nerede şimdiki Egemen. İlk yarı boyunca çok olgun bir performans sergiledi. Rakip hücum pres yaptığında eskiden topu panikle taca atardı artık 10 numara kıvamında ara pası veriyor.AMİSULASHVİLİ
Kayserispor'un 'önce tut sonra vur' futbol mantalitesinin önemli köşebaşlarından. Teknik direktör Şota'nın hemşerisi çok zeki bir oyuncu. İşin durdurma yönünde kalecisinden, önündeki isimlere kadar direktifleriyle takım savunmasını başarıyla yönetti. İBRAHİM ÜZÜLMEZ
Türkiye'de sol bek kıtlığı olduğunun en güzel kanıtı. Aslında kapasite olarak ondan daha iyileri ligimizde mevcut ama Deli İbo yine yapacağını yaptı. İlk yarıda vasatı biraz aşan performansıyla Hakan Balta, Vederson gibi mevkiidaşlarını bana göre arkasında bıraktı.EMRE BELÖZOĞLU
Hiç sevmesem de blogda defalarca methiyeler düzdüm. Uzak ara en iyi yerli oyuncu olarak kabul ettiğim Emre sakatlık haricinde yine olağanüstü bir performans sergiledi. F.Bahçe'de Alex, Lugano veya Niang'ın oynamaması sorun değil ama Emre yoksa tüm orta saha çöküyor.SELÇUK İNAN
Manisaspor'dayken kaliteliydi ama Trabzon'da üstüne koydu. Günümüz futbolunun en önemli mevkisi orta sahada ne yapacağını çok iyi biliyor. Belki hiçbir özelliğiyle o bölgede yıldız kategorisinde değil ama sahada herşeyi yapabilme özelliği de o yıldızlarda yok işte.OLCAN
Fenerbahçe çıkışlı oyuncu Gaziantep'de 2 senedir döktürüyor. Neredeyse hiç düşmeyen performansıyla Antep'in en önemli silahlarından biri. Sürakli, solak, akıllı... Bir futbolcuda olması gereken iyi özellikler var. O da yerinde saymayanlardan. Şu haliyle de oynar da biraz daha üstüne koyarsa transferde adı çok geçer.BURAK YILMAZ
Antalyaspor'da, F.Bahçe'de, Beşiktaş'ta tutunamadı... Hep problem çocuk olarak görüldü ama 'Öğretmen' Şenol Güneş, Gaudi gibi onu gün be gün işliyor. Kafasını topa verdiğinde yeteneklerinin de farkına varmaya başladı. Yüzüne bakınca artık eğlenerek oynadığını anlıyorsunuz böyle bir Burak'ı izlemek çok keyifli.ALEX
Burada daha önce yazdım... Fenerbahçe'nin o olmadan bir sistemi yok. Aykut Kocaman'ın Alex'siz sistem kurmasına da 'Derin Fenerbahçe' izin vermedi. Alex büyük topçu. İlk yarı boyunca da kalitesini konuşturdu durdu. Kimse söz söyleyemez. Altın 11'e seçilmeyi hak etti. Hakkını verelim ama...EMENİKE
İlk yarıya tam anlamıyla damgasını vurdu. Antepli Dany hariç onu tutan tüm savunma oyuncularını sırt çantası gibi omzuna attı rakip kaleye uzandı. Genelde böyle güçlü, fizikli topçuların tekniği zayıf olur. Ama Emenike gol vuruşlarıyla da farkını ortaya koydu. Sezon sonunda gözü kapalı alınacak bir forvet. .
23 Aralık 2010 Perşembe
Haçlılar
Apoel-Karşıyaka maçında yaşananlar basit bir holiganlık kisvesine büründürülemez. Orada TÜRKLER'e bir şey olsaydı savaş sebebidir bu. Taş sopayı geçtim bombalar atıldı Karşıyakalılar'ın üzerlerine. Apoel taraftarı bunu holiganlık tarihine damga vurayım diye yapmadı. Kiliselerin beslemeleri, rum dölleri Makarios'un, Albay Grivaslar'ın torunları TÜRKLER'i direkt hedef aldı.
FIBA 1 günde görüntüleri izleyip kararını verdi: Apoel'e 3 maç seyircisiz, 40.000 Euro para cezası.
Biz gelecek sene kupalardan ihraç gibi bir karar beklerken pamuk şekeri gibi ceza verdiler rumlara.
rumların bu yaptıkları ve FIBA'nın cezası Haçlı zihniyetinin ölmediğini ilk fırsat buldukları anda tepemize çökmek için beklediklerinin kanıtıdır.
Şu söz boşuna denmiyor: Titre ve kendine dön!
22 Aralık 2010 Çarşamba
Bardak
Real Madrid'li oyuncular yılbaşı yemeğinde... Mevzumuz bu kez futbolcular ya da kulüpleri değil. Mevzu masanın üzerindeki bardaklar. Her kişinin önünde 4 adet bardak var. Masa 8 kişilik. Çarp 4'le 8'i yaptı mı 32. Bardaktan başka bir şey yok. Bu bardakların çokluğu beni niye gerdi. Aslında bence bir sakıncası yok. Bizim şu meşhur Yemekteyiz programını hatırladım ve orada yapılan masada kaç bardak olur tartışmalarını. Alın işte size İspanya'dan bir masa. Bardaktan gayrı birşey yok. Neymiş ne kadar bardak koyarsanız o kadar olurmuş.
Sarı-Kırmızı
Tenisin iki devi: Nadal ve Federer, Afrikalı çocuklara yardım için bir araya geldi; güzel hareket... Onlar oynadı çocuklar kazandı.
Bu fotoğraf da blogun sarı-kırmızılı patronu Petit'i mutlu etsin diye. Yoksa ben hiç memnun olmadım.
Bu fotoğraf da blogun sarı-kırmızılı patronu Petit'i mutlu etsin diye. Yoksa ben hiç memnun olmadım.
21 Aralık 2010 Salı
Futbol aşkı
Burası Çin... Yoğun kara rağmen amcalar ve teyzeleri ateş basmış. Futbol aşkından olsa gerek. Öyle olmasa basketbol topuyla futbol oynarlar mı?
20 Aralık 2010 Pazartesi
Adam haklı beyler
"Bu maçı hemen unutmalıyız. Çok çirkindi. Bu maçı izlemek için kesinlikle para ödemezdim. Bu maç yerine evde Eurosport'u açıp Vietnam Ligi izlemeyi tercih ederim"
Mourinho bu sözleri söylemekte yüzde 100 haklı. Real Madrid-Sevilla maçının hakemi Gomez berbat bir yönetimle ancak Vietnam Ligi'nde düdük çalabilir.
Mourinho bu sözleri söylemekte yüzde 100 haklı. Real Madrid-Sevilla maçının hakemi Gomez berbat bir yönetimle ancak Vietnam Ligi'nde düdük çalabilir.
Ağlarsa Victoria ağlar gerisi yalan ağlar
Duygu dolu bir an. Victoria; sevinç gözyaşları döküyor, gururlu. Solundaki beyaz saçlı bayan kayınvalidesi onda tık yok. Bu durum da "Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar" sözünün İngilizler için geçerli olmadığını anlıyoruz. Bu gözyaşları ne için;
David Beckham BBC tarafından verilen Yaşamboyu Onur Ödülü'nü almış.
Veee finalde muhteşem aile tablosu... Az önce gözyaşı döken, duygulu kadın mevzu poz vermeye gelince yine o tuhaf şeklini almış. Fotoğrafın da tüm sıcaklığını öldürmüş.
David Beckham BBC tarafından verilen Yaşamboyu Onur Ödülü'nü almış.
Veee finalde muhteşem aile tablosu... Az önce gözyaşı döken, duygulu kadın mevzu poz vermeye gelince yine o tuhaf şeklini almış. Fotoğrafın da tüm sıcaklığını öldürmüş.
19 Aralık 2010 Pazar
17. hafta puan durumu
İlk yarı bitti... Ligde Trabzonspor, Petitinyerinde lider Kaan Yıldız... Her ikisini de tebrik ediyoruz. Bu haftanın en iyileri ise 7 doğru ile petit, umut uluer, prethorion, uğur, tayfun, painkiller. İkinci yarı yeniden görüşmek üzere.
84- Kaan Yıldız (6)
80- Zeki (5)
78- Ahtapot Paul (6)
77- Asım Erel (7), Arkhe (6), Mr.Y (6), Uğur (7)
76- genzo (6)
75- Burkino (5), Kutay Yavuzyılmaz (5), Petit (7), TurkuSev (4)
74- BeytullahBaba (4), extensor (6), Melih Ertan (6), Prethorian (7)
73- Boz (5), Diego (6), fethi (4), Tayfun (7)
72- Dt.İbo (4), Mrcool (6)
71- flex (5), Sayerlack (3)
70- aks111 (6), Umut Uluer (7)
69- SaRu (5), Tarjeta Amiralla (6)
68- Alengir (3), Umut Öncel (6)
67- Aksilaz (4), FCN Blog
66- Beckham07 , İsonka (5), yasemin (6)
65- feetdeep (4), soldansagdışlamuzorta (4)
64- Cengizhan Türkiş (5), painkiller (7), Shevcka (1), Vay anasını yaaa (5)
63- carpe , Erman Tüneri (5), Realfun (5)
62- Cenk Akın (6), darkfeanor (5), Mesut (5), Pamukk (3), 07 Gençlik (5)
61- Hamza (6), Kalabay (3), marco (5), 78'ers (2)
60- Tanear (4), warBlood (5)
59- dvrn (5)
58- İlker Bilir (3)
57- DoğanŞ (5), Mehmet Orçun (5), Yakirovich (3)
55- etk1907
54- çekirdekçi tayfa (6), oypa13 (5), TA (4)
53- Ahmet (4), Can (6), The patriot (5)
52- Sheminem (6)
51- Apointes (4)
50- Emre Elmas, fairtail (4), Oğuz (5), Yiğit Yılmaz (5)
49- HoAmca
47- dilkulübü (3)
46- Kafsinkaf (5), Lord Ricko Jell
45- oLi (1)
44- Bonaventure
43- sekhranikos, Sepelek (4)
42- BaTu1sT (5)
39- arsw (5)
38- Burçin
37- Benden bu kadar, Kartal Bafiler (1), Massimo, muyek (5), xavier
36- Yunus Y.
34- A.A (5), Barıs, frknys-22,
32- Pippo (5), sonka
31- Martel (5), Semih
30- Ahmet Serdar , Özgün
29- Neo Wan
28- Kuzen Larry, Mertcan, Panda
27- rdvnnl
26- Mustafa B. (6)
25- Bir Adamın Güncesi (5), Hasan, hedehödö, Horozmania
24- Mutlu, Theplaymaker
23- geloraptor, HortoMogiko, ZorTürk
22- Onur, Selaminko
21- Ekrem M.Sc (4)
20- emintheminc, hayattansıkıldığımda
19- strateji
17- 90+3
14- atigol (5), S.Dyrn
13- Emre Akduman, Nazmi Çiloğlu
12- çağdaş, O adam (5)
10- Mtunay, Okan Yücel
9- sonvagon
8- Mithra, Sina Karadağ,
7- classixc, hbabur, mehmet berfu, Tango
6- Anadolu’nun en büyük kulübü Bursaspor (6), Anıl Koç, Özgür Uslu1972, Salih, zahıt,
5- devrimrüzgar, e.k, felix mourinho, Seçkin Deniz, tgence (5)
4- alperen, cemisfindik, euler, holygan, ilhan, Tarık Ziya, Utku Nalbant
3- agk, alimi, Berke, Buğra, Cisco, goldenaxe, Nihat Onur, özguruslu72, Ugrgnc, Ulaş, Yasin
2- emin tolga , pdvn, tankut
84- Kaan Yıldız (6)
80- Zeki (5)
78- Ahtapot Paul (6)
77- Asım Erel (7), Arkhe (6), Mr.Y (6), Uğur (7)
76- genzo (6)
75- Burkino (5), Kutay Yavuzyılmaz (5), Petit (7), TurkuSev (4)
74- BeytullahBaba (4), extensor (6), Melih Ertan (6), Prethorian (7)
73- Boz (5), Diego (6), fethi (4), Tayfun (7)
72- Dt.İbo (4), Mrcool (6)
71- flex (5), Sayerlack (3)
70- aks111 (6), Umut Uluer (7)
69- SaRu (5), Tarjeta Amiralla (6)
68- Alengir (3), Umut Öncel (6)
67- Aksilaz (4), FCN Blog
66- Beckham07 , İsonka (5), yasemin (6)
65- feetdeep (4), soldansagdışlamuzorta (4)
64- Cengizhan Türkiş (5), painkiller (7), Shevcka (1), Vay anasını yaaa (5)
63- carpe , Erman Tüneri (5), Realfun (5)
62- Cenk Akın (6), darkfeanor (5), Mesut (5), Pamukk (3), 07 Gençlik (5)
61- Hamza (6), Kalabay (3), marco (5), 78'ers (2)
60- Tanear (4), warBlood (5)
59- dvrn (5)
58- İlker Bilir (3)
57- DoğanŞ (5), Mehmet Orçun (5), Yakirovich (3)
55- etk1907
54- çekirdekçi tayfa (6), oypa13 (5), TA (4)
53- Ahmet (4), Can (6), The patriot (5)
52- Sheminem (6)
51- Apointes (4)
50- Emre Elmas, fairtail (4), Oğuz (5), Yiğit Yılmaz (5)
49- HoAmca
47- dilkulübü (3)
46- Kafsinkaf (5), Lord Ricko Jell
45- oLi (1)
44- Bonaventure
43- sekhranikos, Sepelek (4)
42- BaTu1sT (5)
39- arsw (5)
38- Burçin
37- Benden bu kadar, Kartal Bafiler (1), Massimo, muyek (5), xavier
36- Yunus Y.
34- A.A (5), Barıs, frknys-22,
32- Pippo (5), sonka
31- Martel (5), Semih
30- Ahmet Serdar , Özgün
29- Neo Wan
28- Kuzen Larry, Mertcan, Panda
27- rdvnnl
26- Mustafa B. (6)
25- Bir Adamın Güncesi (5), Hasan, hedehödö, Horozmania
24- Mutlu, Theplaymaker
23- geloraptor, HortoMogiko, ZorTürk
22- Onur, Selaminko
21- Ekrem M.Sc (4)
20- emintheminc, hayattansıkıldığımda
19- strateji
17- 90+3
14- atigol (5), S.Dyrn
13- Emre Akduman, Nazmi Çiloğlu
12- çağdaş, O adam (5)
10- Mtunay, Okan Yücel
9- sonvagon
8- Mithra, Sina Karadağ,
7- classixc, hbabur, mehmet berfu, Tango
6- Anadolu’nun en büyük kulübü Bursaspor (6), Anıl Koç, Özgür Uslu1972, Salih, zahıt,
5- devrimrüzgar, e.k, felix mourinho, Seçkin Deniz, tgence (5)
4- alperen, cemisfindik, euler, holygan, ilhan, Tarık Ziya, Utku Nalbant
3- agk, alimi, Berke, Buğra, Cisco, goldenaxe, Nihat Onur, özguruslu72, Ugrgnc, Ulaş, Yasin
2- emin tolga , pdvn, tankut
Kaptan
Arda ne yapsa olay oluyor... Bu cümleyi milyonlarca kez duyduk. O da sıkıldı biz de. Arda sol koluna taktığı şeyin Galatasaray kaptanlık pazubandı olduğunu kavrayamazsa daha da çok duyarız. İşte yine bir sürü internet sitesi, tv "Arda neden kadro dışı?" haberleri vermeye başladı. Klasik medya gazı yok mu? Var. Var da Allah aşkına artık malzeme verme.
Takım Konya'ya gidiyor. Arda 19 kişilik kafilede yok. Ardından bu durum sitelere "Arda kadro dışı" diye yansıyor. Bunun üzerine kulüp de açıklama yapıyor. Kısaca Arda haftada 3 maç çıkaramaz, Konya'da oynamasın, kupada forma veririz. Bu da saçmalık ama neyse ona da "Eyvallah" diyelim.
Benim anlamadığım Arda bu takımın kaptanı. Takım 7 puan farkla lider olsa Konya'ya gitmeyecek miydi? Hem de takımın en önünde göğsünü gere gere yürüyecekti. Şimdi niye gitmiyor? Takım liderin bir kamyon dolusu puan gerisinde. Gittiği her yerde protesto ediliyor. Arda bunu bilmiyor mu? Elbet biliyor ve bu gerçekle yüzleşmiyor. Ama ben Arda'ya kızmıyorum. Çünkü yönetim ona muhtaç olduğu için o da yönetimi parmağında oynatıyor. Canı istedi mi takım havaalanında otobüse binerken o taksiyle ayrılıyor. Aslantepe ziyaretine herkes yine otobüsteyken Arda minibüsüyle geliyor. Şimdi gidip niye kendini protestoların ortasına atsın ki?
Kaptanlığın saha içinde hakemle konuşma olduğunu sandığımız için (Ki Arda bunu da yapmıyor) bize müstahak böyle kaptan. Canı isterse gider istemezse nikah şahitliği yapar!
Takım Konya'ya gidiyor. Arda 19 kişilik kafilede yok. Ardından bu durum sitelere "Arda kadro dışı" diye yansıyor. Bunun üzerine kulüp de açıklama yapıyor. Kısaca Arda haftada 3 maç çıkaramaz, Konya'da oynamasın, kupada forma veririz. Bu da saçmalık ama neyse ona da "Eyvallah" diyelim.
Benim anlamadığım Arda bu takımın kaptanı. Takım 7 puan farkla lider olsa Konya'ya gitmeyecek miydi? Hem de takımın en önünde göğsünü gere gere yürüyecekti. Şimdi niye gitmiyor? Takım liderin bir kamyon dolusu puan gerisinde. Gittiği her yerde protesto ediliyor. Arda bunu bilmiyor mu? Elbet biliyor ve bu gerçekle yüzleşmiyor. Ama ben Arda'ya kızmıyorum. Çünkü yönetim ona muhtaç olduğu için o da yönetimi parmağında oynatıyor. Canı istedi mi takım havaalanında otobüse binerken o taksiyle ayrılıyor. Aslantepe ziyaretine herkes yine otobüsteyken Arda minibüsüyle geliyor. Şimdi gidip niye kendini protestoların ortasına atsın ki?
Kaptanlığın saha içinde hakemle konuşma olduğunu sandığımız için (Ki Arda bunu da yapmıyor) bize müstahak böyle kaptan. Canı isterse gider istemezse nikah şahitliği yapar!
18 Aralık 2010 Cumartesi
17 Aralık 2010 Cuma
42 puan şampiyonluğa yeter
27 yıllık özlemi dindirmeye çok yakınlar. Evet belki daha ligin ilk yarısı bitti ama görüyoruz ki Süper Lig'de şu anda Trabzonspor kadar iyi bir takım yok. F.Bahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'da kağıt üzerindeki yıldızlar 'transfermarkt.de' değerlerini sahaya yansıtamıyor ama Trabzon'un vasat ve vasatın üstü oyuncuları bir araya geldiklerinde harika işler çıkarmaya devam ediyorlar. Giray, Serkan Balcı, yeteneklerini bugüne kadar hepimizden saklayan Burak Yılmaz, hakkı bir türlü verilmeyen Umut Bulut, Egemen, Selçuk, Engin Baytar aslında tek tek saymaya da gerek yok Trabzonlu oyuncular ligin ilk yarısında adeta boyut değiştirdiler. Maksimum 51 puanın 42'sini toplamak büyük iş. Geçen sene Bursa 75 puanla şampiyon olmuştu. Trabzon'un bu rakama ulaşması için sadece 2. yarı sadece 33 puana ihtiyacı var. Yani F.Bahçe'nin bu hafta Sivas'ı yenerse ulaşacağı rakam olan 33'e. İlk yarı F.Bahçe'nin ne kadar eleştirildiğini, ne kadar çok puan kaybettiğini düşündüğümüzde Trabzon'un en kötü haliyle 33 alıp geçen sezonki şampiyonluk baremini yakalaması zor görünmüyor.
Hadi diyelim Trabzon bu kadar puan kaybetti sizce onu yakalayabilecek bir takım var mı? Yani ligin ikinci yarısında Bursa, F.Bahçe, Kayseri veya Beşiktaş ilk devredeki Trabzonspor'un performansına yaklaşabilir mi? Küme düşme hattı kızışınca, Avrupa hesapları devreye girince her takım için her maç zor olacak. Herkesin puan kaybedeceği bir manzarada da Piyer Loti'ye çıkıp çay keyfi yapacak olan da işte ilk yarıda yaptığı puan farkıyla Şenol Güneş ve öğrencileri olacaktır.
Karabük maçına gelirsek Trabzonspor geçtiğimiz haftalardaki gibi değildi. Bunda Karabük'ün dirençli oyununu bir kenara koyalım asıl sorun Trabzonlu oyuncuların kafasındaydı. Akılları bu maçı almaktan çok ilk yarıyı lider bitirmeyi garantilemenin rahatlığıyla sanki Uludağ'daki kar kalınlığı acaba kaç santim olmuştur sorusunda gibiydi. Çünkü bizim bildiğimiz Trabzonspor böyle atak yapmaz, böyle savunma yapmaz, orta sahayı rakibe bu kadar çabuk geçirmez. Trabzonspor şanslı ki karşısında Karabük vardı. Tek hücum seti Emenike'ye atılacak uzun toplara bağlı Karabük, Nijeryalısı sakatlanıp çıkınca sahada sadece savunma takımı olarak kaldı. İlk yarı boyunca bir şey üretemeyen Trabzonspor 2. yarı gol gelmiyor paniğiyle olgun bir şekilde değil paldır küldür rakip kaleye yüklendi. Karabük kalecisi Tomic'in gününde olmasıyla bir türlü 1-0'ı bulamayan Trabzonspor'u öne geçiren gol de rakipten geldi. Mustafa Yumlu'nun ortasında Engin'in kafasına çarpan top işi bitirdi. Emenike'siz hücum edemeyen Karabük'ün beraberliği yakalaması mucizeydi. Üstüne 2 gol daha yiyip maçı 3-0 kaybettiler.
Trabzonspor'un bu galibiyeti Bursa, F.Bahçe, Kayseri ve Beşiktaşlılar için de çok sinir bozucu. Evinde 83. dakikaya 0-0 girmiş rakibinizden puan kaybı beklerken maçı 3 gollü kazanması moralleri yıkar. Hele de o takım Cuma günü oynayıp haftayı kapatmışsa.
Hadi diyelim Trabzon bu kadar puan kaybetti sizce onu yakalayabilecek bir takım var mı? Yani ligin ikinci yarısında Bursa, F.Bahçe, Kayseri veya Beşiktaş ilk devredeki Trabzonspor'un performansına yaklaşabilir mi? Küme düşme hattı kızışınca, Avrupa hesapları devreye girince her takım için her maç zor olacak. Herkesin puan kaybedeceği bir manzarada da Piyer Loti'ye çıkıp çay keyfi yapacak olan da işte ilk yarıda yaptığı puan farkıyla Şenol Güneş ve öğrencileri olacaktır.
Karabük maçına gelirsek Trabzonspor geçtiğimiz haftalardaki gibi değildi. Bunda Karabük'ün dirençli oyununu bir kenara koyalım asıl sorun Trabzonlu oyuncuların kafasındaydı. Akılları bu maçı almaktan çok ilk yarıyı lider bitirmeyi garantilemenin rahatlığıyla sanki Uludağ'daki kar kalınlığı acaba kaç santim olmuştur sorusunda gibiydi. Çünkü bizim bildiğimiz Trabzonspor böyle atak yapmaz, böyle savunma yapmaz, orta sahayı rakibe bu kadar çabuk geçirmez. Trabzonspor şanslı ki karşısında Karabük vardı. Tek hücum seti Emenike'ye atılacak uzun toplara bağlı Karabük, Nijeryalısı sakatlanıp çıkınca sahada sadece savunma takımı olarak kaldı. İlk yarı boyunca bir şey üretemeyen Trabzonspor 2. yarı gol gelmiyor paniğiyle olgun bir şekilde değil paldır küldür rakip kaleye yüklendi. Karabük kalecisi Tomic'in gününde olmasıyla bir türlü 1-0'ı bulamayan Trabzonspor'u öne geçiren gol de rakipten geldi. Mustafa Yumlu'nun ortasında Engin'in kafasına çarpan top işi bitirdi. Emenike'siz hücum edemeyen Karabük'ün beraberliği yakalaması mucizeydi. Üstüne 2 gol daha yiyip maçı 3-0 kaybettiler.
Trabzonspor'un bu galibiyeti Bursa, F.Bahçe, Kayseri ve Beşiktaşlılar için de çok sinir bozucu. Evinde 83. dakikaya 0-0 girmiş rakibinizden puan kaybı beklerken maçı 3 gollü kazanması moralleri yıkar. Hele de o takım Cuma günü oynayıp haftayı kapatmışsa.
16 Aralık 2010 Perşembe
İyi uçuşlar
Doğa ve insanın buluşması... Tek kelimeyle kartpostal gibi. Koca bir şehrin üzerine düşüyor gibi olmak ya da ağaçların tepesinde gezinmek güzel bir his olsa gerek. Adrinalini onlar yaşasın, keyifle izlemesi de bize düşsün.
Süper Lig 17. hafta tahminleri
Trabzon-Karabük: 1
Kayseri-Buca: 1
G.:Birliği-Bursa: 2
Antalya-A.Gücü: 1
F.Bahçe-Sivas: 1
Manisa-İstanbul BŞB.: 1
Konya-G.Saray: 2
Kasımpaşa-Eskişehir: 2
Beşiktaş-G.Antep: 1
Tahminleri 12'den sonra girince aklıma nedense Larissa geldi... Bu kalp seni unutur mu :)
Bu hafta da bekliyoruz tahminlerinizi
Kayseri-Buca: 1
G.:Birliği-Bursa: 2
Antalya-A.Gücü: 1
F.Bahçe-Sivas: 1
Manisa-İstanbul BŞB.: 1
Konya-G.Saray: 2
Kasımpaşa-Eskişehir: 2
Beşiktaş-G.Antep: 1
Tahminleri 12'den sonra girince aklıma nedense Larissa geldi... Bu kalp seni unutur mu :)
Bu hafta da bekliyoruz tahminlerinizi
15 Aralık 2010 Çarşamba
Bir commandante de Çarşı'dan
Commandante Hagi
Commandante Alex'ten sonra
Commandante Guti....
Çarşı belli dalgasını geçmiş bakalım sıradaki commandante kim olacak.
Commandante Alex'ten sonra
Commandante Guti....
Çarşı belli dalgasını geçmiş bakalım sıradaki commandante kim olacak.
Yılın itirafı Aziz Başkan'dan
2010 yılını uğurlamaya sayılı günler kala Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım bombayı patlattı. Bakmayın siz başkanın fotoğraftaki sinirli haline, ekran karşısındaki o asık suratına meğerse başkan evde kuzu gibiymiş. TBMM’de Sporda Şiddet Komisyonu’na konuk olarak katılan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a milletvekilleri zaman zaman yaptığı sert açıklamaları hatırlatmış. Yıldırım' da yanıtı yapıştırmış:
“Agresif olmamın sebebi içinde bulunduğum şartlar, ama evde kılıbığım.”
Ama kafam da birşeye takılmadı değil. Aziz Başkan eşinden boşanmıştı. Acaba boşanmadan önce çok kılıbıktı da canına tak ettiği için mi boşandı. Yoksa artık bekar bir adam olduğu için mi bu kadar rahat konuştu.
“Agresif olmamın sebebi içinde bulunduğum şartlar, ama evde kılıbığım.”
Ama kafam da birşeye takılmadı değil. Aziz Başkan eşinden boşanmıştı. Acaba boşanmadan önce çok kılıbıktı da canına tak ettiği için mi boşandı. Yoksa artık bekar bir adam olduğu için mi bu kadar rahat konuştu.
Vay vay vay çantaya bak - ma !
O koltuklarda oturan Coleen Rooney değil de Kıvanç Tatlıtuğ olsaydı replik belliydi; "Vay vay vay çantaya bak." Ama bayanların çanta manta umrunda değil... Onlar ya mankeni çekiştiriyor ya da sağda solda oturan diğer konukları.
Saygı
Nüfus kağıdım her geçen gün eskidiği için fotoğrafa ilk baktığımda aklıma gelen kelime "Saygı" oldu.
Diyeceksiniz ki; o kültürde normal o zaman da diyorum ki iyi ki o kültürün bir parçası değiliz. Türk olmak, çok kalmasa da hala bizim gibi nüfus kağıdı eskilerde bu saygıyı görmek güzel.
Figo dediğin adam 1972 doğumlu; futbol kariyeriyle bir noktaya gelmiş bir isim.
Cristian Chivu denilen arkadaş ise 1980 doğumlu. Onun da kariyeri belli bir noktada olmuş olabilir ama arada 8 yaşlık bir fark var. Yani kısaca Chivu top toplarken Figo bir yerlerde kupa kaldırıyordu. Şöyle bir kare acaba Arda Turan ile Hakan Şükür arasında yaşanıp da objektiflere yansır mı? Bence yansımaz. O nedenle bu ülkeyi de bu kültürü de bu ülkenin geleneklerini de çok seviyorum.
Diyeceksiniz ki; o kültürde normal o zaman da diyorum ki iyi ki o kültürün bir parçası değiliz. Türk olmak, çok kalmasa da hala bizim gibi nüfus kağıdı eskilerde bu saygıyı görmek güzel.
Figo dediğin adam 1972 doğumlu; futbol kariyeriyle bir noktaya gelmiş bir isim.
Cristian Chivu denilen arkadaş ise 1980 doğumlu. Onun da kariyeri belli bir noktada olmuş olabilir ama arada 8 yaşlık bir fark var. Yani kısaca Chivu top toplarken Figo bir yerlerde kupa kaldırıyordu. Şöyle bir kare acaba Arda Turan ile Hakan Şükür arasında yaşanıp da objektiflere yansır mı? Bence yansımaz. O nedenle bu ülkeyi de bu kültürü de bu ülkenin geleneklerini de çok seviyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















































