31 Ocak 2011 Pazartesi
Geronimo Pep
Pep Guardiola, Geronimo Stilton müzikaline gitmiş. Adam rakip görmediği için Osasuna-Real Madrid maçını seyretmiyor tabi.
30 Ocak 2011 Pazar
İş Samandıra'da bitmiş
Sezonun ilk yarısı bittikten sonra şampiyonluk için 3 takımın adı geçiyordu: Trabzon, Bursa ve Fenerbahçe... Beşiktaşlılar yaptıkları flaş transferler ve '17'de 17' gibi flaş bir söylemle girdiler ikinci yarıya ama maçlar havaalanında değil sahada kazanılıyor. Bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediye yenilgisiyle sanırım artık onlar da şampiyonluk sözlerini rafa kaldırırlar.
Neyse Fener-Trabzon maçına dönersek gün içinde Bağdat'ta turladım 'havayı koklamak' adına. F.Bahçeliler'de öyle coşkulu. ümitli değillerdi. Belki de geçen hafta oynanan kötü futbol belli ki sezonun en iyi topunu oynayan Trabzon karşısında işe yaramaz diye düşündüler. Ancak belli ki Samandıra'da Aziz Yıldırım'dan Aykut Kocaman'a kadar saha dışındaki faktörler işlerini fazlasıyla iyi yapmışlar. Fenerbahçe bu maçı Samandıra'da kazanmış.
Fenerbahçe, Memur Bey Bünyamin Gezer'in düdüğüyle birlikte "Ben bu maçı kazanmak istiyorum" mesajını verdi, Trabzonspor ise 7 puanlık farkı korumak için oyunu tutarım mantığıyla çıkmıştı sahaya. Daha anlaşılır bir örnek vermek gerekirse geçen seneki Bursaspor gibi... Tamam Trabzon iyi takım sezon başından beri de bu yüzden hakettikleri şekilde zirvedeler ama böyle büyük maçlarda her zaman bildikleri futbolu oynasalar bu hallere düşmezlerdi. Tabii burada Fenerbahçe'nin de hakkını yememek lazım. Uzun zamandır Süper Lig'de bu kadar etkili pres yapan bir takım görmemiştik. Mehmet Topuz çubukluyu giydiğinden beri ilk defa bu kadar müthiş oynadı. Trabzon'un 'sinmiş' oyun tarzıyla tek umudu mümkün olduğu kadar gol yememeye çalışmaktı. Belki 30'ları 0-0'la geçse oyunda dengeleri sağlayabilirdi ama Sarı-Lacivert baskıya daha fazla dayanamadı.
Lugano'nun golünü bence herhangi bir Türk stoper atamazdı. Lugano o bölgede topla buluşmayı çok iyi biliyor. Çünkü rakip ceza alanına laf olsun diye gelmiyor. Gözlerinden ne kadar konsantre olduğu belli oluyor zaten. Golde de Giray çekti, çekti, çekti Lugano sendeledi ama düşmedi sonunda kafasıyla attı. Bu kadar güçlü bir golü atmak kolay değil.
Fener'in ikinci golü de çok güzeldi. Tam emin değilim galiba pozisyonun başında Trabzonlu futbolcuya faul yapılmıştı ama topu kapan F.Bahçe baskettekine benzer bir pas örgüsüyle rakip kaleye aktı. Günün en iyisi Mehmet Topuz'un ortasına Niang nefis ayak koydu. 2 farkı bulan F.Bahçe o arzulu oyununu devam ettirse ciddi ciddi maç 5'e giderdi.
Şenol Güneş kötü iki sınav verdi. Bu maçı düşünerek kupada Beşiktaş'a karşı yedekleri çıkarttı. Eeee bu mu Kadıköy'e hazırladığın Trabzonspor? Şimdi hem kupa gitti hem de ligdeki puan avantajı. Güneş'in bu kritik dönemdeki yanlış kararları Trabzon'u ne kadar etkiler onu göreceğiz. Ama bence Fener yenilgisinden önemli olan gelecek haftaki Antalya maçı. Trabzonspor ne yapıp edip o maçı kazanmalı. Yoksa gerçekten krize girerler. Ki camia olarak bunu çok çabuk başarabildiklerini biliyoruz.
Fenerbahçe bu galibiyetle havaya girdi. Ama açıkçası bu coşkulu futbolu her maça taşıyabilecek mi? Ben sanmıyorum. Dolayısıyla şampiyonluk bana göre Trabzon'la Bursa'ya hala daha yakın.
Neyse Fener-Trabzon maçına dönersek gün içinde Bağdat'ta turladım 'havayı koklamak' adına. F.Bahçeliler'de öyle coşkulu. ümitli değillerdi. Belki de geçen hafta oynanan kötü futbol belli ki sezonun en iyi topunu oynayan Trabzon karşısında işe yaramaz diye düşündüler. Ancak belli ki Samandıra'da Aziz Yıldırım'dan Aykut Kocaman'a kadar saha dışındaki faktörler işlerini fazlasıyla iyi yapmışlar. Fenerbahçe bu maçı Samandıra'da kazanmış.
Fenerbahçe, Memur Bey Bünyamin Gezer'in düdüğüyle birlikte "Ben bu maçı kazanmak istiyorum" mesajını verdi, Trabzonspor ise 7 puanlık farkı korumak için oyunu tutarım mantığıyla çıkmıştı sahaya. Daha anlaşılır bir örnek vermek gerekirse geçen seneki Bursaspor gibi... Tamam Trabzon iyi takım sezon başından beri de bu yüzden hakettikleri şekilde zirvedeler ama böyle büyük maçlarda her zaman bildikleri futbolu oynasalar bu hallere düşmezlerdi. Tabii burada Fenerbahçe'nin de hakkını yememek lazım. Uzun zamandır Süper Lig'de bu kadar etkili pres yapan bir takım görmemiştik. Mehmet Topuz çubukluyu giydiğinden beri ilk defa bu kadar müthiş oynadı. Trabzon'un 'sinmiş' oyun tarzıyla tek umudu mümkün olduğu kadar gol yememeye çalışmaktı. Belki 30'ları 0-0'la geçse oyunda dengeleri sağlayabilirdi ama Sarı-Lacivert baskıya daha fazla dayanamadı.
Lugano'nun golünü bence herhangi bir Türk stoper atamazdı. Lugano o bölgede topla buluşmayı çok iyi biliyor. Çünkü rakip ceza alanına laf olsun diye gelmiyor. Gözlerinden ne kadar konsantre olduğu belli oluyor zaten. Golde de Giray çekti, çekti, çekti Lugano sendeledi ama düşmedi sonunda kafasıyla attı. Bu kadar güçlü bir golü atmak kolay değil.
Fener'in ikinci golü de çok güzeldi. Tam emin değilim galiba pozisyonun başında Trabzonlu futbolcuya faul yapılmıştı ama topu kapan F.Bahçe baskettekine benzer bir pas örgüsüyle rakip kaleye aktı. Günün en iyisi Mehmet Topuz'un ortasına Niang nefis ayak koydu. 2 farkı bulan F.Bahçe o arzulu oyununu devam ettirse ciddi ciddi maç 5'e giderdi.
Şenol Güneş kötü iki sınav verdi. Bu maçı düşünerek kupada Beşiktaş'a karşı yedekleri çıkarttı. Eeee bu mu Kadıköy'e hazırladığın Trabzonspor? Şimdi hem kupa gitti hem de ligdeki puan avantajı. Güneş'in bu kritik dönemdeki yanlış kararları Trabzon'u ne kadar etkiler onu göreceğiz. Ama bence Fener yenilgisinden önemli olan gelecek haftaki Antalya maçı. Trabzonspor ne yapıp edip o maçı kazanmalı. Yoksa gerçekten krize girerler. Ki camia olarak bunu çok çabuk başarabildiklerini biliyoruz.
Fenerbahçe bu galibiyetle havaya girdi. Ama açıkçası bu coşkulu futbolu her maça taşıyabilecek mi? Ben sanmıyorum. Dolayısıyla şampiyonluk bana göre Trabzon'la Bursa'ya hala daha yakın.
29 Ocak 2011 Cumartesi
Şimdi stad kapanacak mı?
Pilsen yüzünden Efes kapanıyorsa... It's Miller Time pankartı yüzünden Bursa'nın sahası kapanmaz mı? Saçma değil mi? Harbi saçma!
Komedi dükkanı
Artık Galatasaray izlemenin, yazmanın bir mantığı kalmadı. 3-5 maç önce ne yazdıysan copy-paste yap rakibin adını değiştir bitsin gitsin. Kazansa da aynı kötü futbol genellikle yaptığı gibi kaybetse de...
Hagi'nin bizim göremediğimiz hocalığını övenlerin acaba Bursa maçı savunması hangi komiklikte olacak merak ediyorum. Tabii ki burada Hagi istifa naraları atacak değilim, benim derdim başkanla. Hagi takımın direncini artırdı ama futbol adına sahada yine hiçbir şey yok. Hagi'nin Galatasaray'ının bugüne kadar yapabildiği tek şey 0-0 berabere kalabilmek. Bugün o da olmadı. Hakemin ofsaytı , Ufuk'un da uzay boşluğuna atlaması sonucu Kenny Miller'ın golüyle 0-0 ihtimali bozuldu. Ve işte o dakikada maç bitti. Çünkü G.Saray'ın, Bursa gibi kendinden daha kuvvetli takımlara karşı geçtim maçı çevirmeyi, beraberliği kurtaracak kapasitesi yok.
Neresinden tutsan elinde kalan bir takım var. Tıpkı başkanı gibi tıpkı yönetimi gibi tıpkı hocası gibi... İşin kötüsü artık Mehmet Helvacı da yok. Şimdi kim çıkıp bize o tatlı ve sakin diliyle "Radikal kararlar alacağız" diyecek.
Bu komedinin bitmesi için Ufuk'u, Ayhan'ı, Pino'yu, Hagi'yi tefe koymanın hiçbir anlamı yok. Burada suçlu başkan Adnan Polat'tır. Neyse o mutludur şimdi. Ne de olsa 5 eski başkan bir araya gelip destek deklarasyonu yayınladı.
Yeşil ördek gibiii
Daldım göllere
Sen düşürdün beni dilden dillerreee
Ne sen beni unut ne de ben seniiii
Hagi'nin bizim göremediğimiz hocalığını övenlerin acaba Bursa maçı savunması hangi komiklikte olacak merak ediyorum. Tabii ki burada Hagi istifa naraları atacak değilim, benim derdim başkanla. Hagi takımın direncini artırdı ama futbol adına sahada yine hiçbir şey yok. Hagi'nin Galatasaray'ının bugüne kadar yapabildiği tek şey 0-0 berabere kalabilmek. Bugün o da olmadı. Hakemin ofsaytı , Ufuk'un da uzay boşluğuna atlaması sonucu Kenny Miller'ın golüyle 0-0 ihtimali bozuldu. Ve işte o dakikada maç bitti. Çünkü G.Saray'ın, Bursa gibi kendinden daha kuvvetli takımlara karşı geçtim maçı çevirmeyi, beraberliği kurtaracak kapasitesi yok.
Neresinden tutsan elinde kalan bir takım var. Tıpkı başkanı gibi tıpkı yönetimi gibi tıpkı hocası gibi... İşin kötüsü artık Mehmet Helvacı da yok. Şimdi kim çıkıp bize o tatlı ve sakin diliyle "Radikal kararlar alacağız" diyecek.
Bu komedinin bitmesi için Ufuk'u, Ayhan'ı, Pino'yu, Hagi'yi tefe koymanın hiçbir anlamı yok. Burada suçlu başkan Adnan Polat'tır. Neyse o mutludur şimdi. Ne de olsa 5 eski başkan bir araya gelip destek deklarasyonu yayınladı.
Yeşil ördek gibiii
Daldım göllere
Sen düşürdün beni dilden dillerreee
Ne sen beni unut ne de ben seniiii
28 Ocak 2011 Cuma
1950 - YNWA
1950'de FA Cup finali için Wembley'e koşan Liverpool'lu bayan taraftarlar. Ancak stattan üzgün ayrılmışlar çünkü o finali Arsenal 2-0'la kazanmış.
27 Ocak 2011 Perşembe
Kocaman-Güneş volume 2655
Basın toplantısında Aykut Kocaman'a sormuşlar:
- Şenol Güneş'e kırgın mısınız?
Kocaman'ın cevabı:
- İnsan sevdiğine kırılırmış
- Şenol Güneş'e kırgın mısınız?
Kocaman'ın cevabı:
- İnsan sevdiğine kırılırmış
19. hafta tahminleri
K.Karabük-Kayseri: 0
Sivas-MP.Antalya: 1
Buca-Kasımpaşa: 1
Bursa-G.Saray: 1
A.Gücü-Manisa: 0
İstanbul Bş.Bld.-Beşiktaş: 2
G.Antep-G.Birliği: 1
F.Bahçe-Trabzon: 1
Eskişehir-Konya: 1
Sivas-MP.Antalya: 1
Buca-Kasımpaşa: 1
Bursa-G.Saray: 1
A.Gücü-Manisa: 0
İstanbul Bş.Bld.-Beşiktaş: 2
G.Antep-G.Birliği: 1
F.Bahçe-Trabzon: 1
Eskişehir-Konya: 1
Barcelona'dan sıkılmadınız mı?
20. dakikada 2-0, 3-0 yapıp maçları bitiriyorlar. 1 sene tamam, 2 sene tamam da artık bu sürekli bir hal almaya başladı. Kendilerinden resmen bir canavar yarattılar. Rakipleri de bu durumu o kadar kabullenmiş ki o haftayı sarı kartsız, kırmızı kartsız geçelim, 4'ten fazlasını yemeyelim mantığıyla sahaya çıkıyor resmen. İşte bir Mourinho'nun Real Madrid'i kafa tutmaya çalıştı o da 5-0'la boyunun ölçüsünü aldı ama bence bu durum iyice sinirbozucu hale geldi.
Mesela çocuğumun okul birincisi olmasını, teşekkürlerden takdirlere koşmasını falan istemem. Normal olsun, üstü çamur olsun, düşünce ağlasın, koşunca terlesin, terli su içince hasta olsun, ödevini yapmayı unutsun vesaire... Barcelona çocuk olsaydı bunların hiçbiri olmazdı. Bence onlar gereğinden fazla mükemmel bir hale geldiler. Kötü futbol sıkıcıyla Barcelona'nın bu kadar iyi olması da bana göre çok sıkıcı.
Mesela çocuğumun okul birincisi olmasını, teşekkürlerden takdirlere koşmasını falan istemem. Normal olsun, üstü çamur olsun, düşünce ağlasın, koşunca terlesin, terli su içince hasta olsun, ödevini yapmayı unutsun vesaire... Barcelona çocuk olsaydı bunların hiçbiri olmazdı. Bence onlar gereğinden fazla mükemmel bir hale geldiler. Kötü futbol sıkıcıyla Barcelona'nın bu kadar iyi olması da bana göre çok sıkıcı.
26 Ocak 2011 Çarşamba
Yasak aşk
Sezon sonuna kadar tekrar Real Madrid forması giyeceği söylenen Hollandalı yıldız, bu transferin mümkün olmadığını düşünüyor. Bunu da farklı bir örnekle dile getirmiş:
"Kariyerimin bu son yıllarında oraya geri döneceğimi söyleseler, inanmazdım. 34 yaşında bir futbolcuya dört aylık bir kontrat önerdiler. Bu inanılmaz. Herşeyi ayarladılar ancak bu bir yasak aşktı. Mümkün olduğunu düşünseniz bile gerçekte olamayacak şeyler vardır."
"Kariyerimin bu son yıllarında oraya geri döneceğimi söyleseler, inanmazdım. 34 yaşında bir futbolcuya dört aylık bir kontrat önerdiler. Bu inanılmaz. Herşeyi ayarladılar ancak bu bir yasak aşktı. Mümkün olduğunu düşünseniz bile gerçekte olamayacak şeyler vardır."
3000 Euro'luk doğumgünü hediyesi
Messi, Santander maçında golünü attıktan sonra annesinin doğumgününü tişörtüne yazdığı yazıyla kutlamıştı. Hakem Messi'nin bu jestini hoşgörmüştü ama federasyon ceza verecekmiş. Para cezası 2000 ila 3000 Euro arasında olacak hakemin göstermediği sarı kartı da federasyon gösterecek.
İn çabuk ordannnnnnnn
Washington Wizards'tan Nick Young öyle bir sıçramışki sanki havada asılı kalmış... Hakemin yüz ifadesine ne demeli... Uzaylı görmüş gibi bakıyor.
25 Ocak 2011 Salı
18. hafta puan durumu
Hayırlı uğurlu olsun... Maratona başladık. 18. haftanın en iyileri 7'şer doğru ile Kaan Yıldız, tanear, tgence, sheminem ve bendeniz Yasemin oldu.
Bu arada listeden atmaya başladık. 11 puandan itibaren ismini göremeyenlere haber olsun.
91- Kaan Yıldız (7)
83- Ahtapot Paul (5), Arkhe (6), Zeki (3)
82- Asım Erel (5)
81- Mr.Y (4), Uğur (4)
80- genzo (4), Petit (5)
79- BeytullahBaba (5), Burkino (4), fethi (6), TurkuSev (4)
78- Diego (5), extensor (4), Prethorian (4), Tayfun (5)
77- Boz (4), Dt.İbo (5), Kutay Yavuzyılmaz (2), Melih Ertan (3), Mrcool (5)
76- flex (5), Sayerlack (5)
75- aks111 (5), Umut Uluer (5)
74- SaRu (5), Tarjeta Amiralla (5)
73- Alengir (5), Umut Öncel (5), yasemin (7)
72- Aksilaz (5), FCN Blog (5)
71- İsonka (5)
70- painkiller (6), Shevcka (6)
69- feetdeep (4), soldansagdışlamuzorta (4)
68- darkfeanor (6), Mesut (6)
67- Erman Tüneri (4), Pamukk (5), Tanear (7), 07 Gençlik (5)
66- Beckham07, Cengizhan Türkiş (2), Hamza (5), 78'ers (5)
65- marco (4)
64- Kalabay (3), Realfun (1), Vay anasını yaaa
63- carpe, warBlood (3)
62- Cenk Akın, DoğanŞ (5)
61- Yakirovich (4)
60- çekirdekçi tayfa (6)
59- Can (6), dvrn, oypa13 (5), Sheminem (7)
58- İlker Bilir, TA (4), The patriot (5)
57- Apointes (6), Mehmet Orçun
55- etk1907, fairtail (5), Oğuz (5), Yiğit Yılmaz (5)
53- Ahmet
52- Lord Ricko Jell (6)
51- Kafsinkaf (5)
50- dilkulübü (3), Emre Elmas
49- HoAmca
48- Sepelek (5)
45- BaTu1sT (3), oLi
44- Bonaventure
43- sekhranikos
41- muyek (4)
40- Kartal Bafiler (3)
39- arsw
38- Burçin
37- Benden bu kadar, Massimo, xavier
36- Martel (5), Yunus Y.
34- A.A, Ahmet Serdar (4), Barıs, frknys-22,
32- Pippo, sonka
31- Mustafa B. (5), rdvnnl (4), Semih
30- Bir Adamın Güncesi (5), Özgün
29- Neo Wan
28- Kuzen Larry, Mertcan, Panda
25- Ekrem M.Sc (4), Hasan, hedehödö, Horozmania
24- Mutlu, Theplaymaker
23- geloraptor, HortoMogiko, ZorTürk
22- Onur, Selaminko
21- 20- emintheminc, hayattansıkıldığımda
19- strateji
17- 90+3
14- atigol, S.Dyrn
13- Emre Akduman, Nazmi Çiloğlu
12- çağdaş, O adam, tgence (7)
Bu arada listeden atmaya başladık. 11 puandan itibaren ismini göremeyenlere haber olsun.
91- Kaan Yıldız (7)
83- Ahtapot Paul (5), Arkhe (6), Zeki (3)
82- Asım Erel (5)
81- Mr.Y (4), Uğur (4)
80- genzo (4), Petit (5)
79- BeytullahBaba (5), Burkino (4), fethi (6), TurkuSev (4)
78- Diego (5), extensor (4), Prethorian (4), Tayfun (5)
77- Boz (4), Dt.İbo (5), Kutay Yavuzyılmaz (2), Melih Ertan (3), Mrcool (5)
76- flex (5), Sayerlack (5)
75- aks111 (5), Umut Uluer (5)
74- SaRu (5), Tarjeta Amiralla (5)
73- Alengir (5), Umut Öncel (5), yasemin (7)
72- Aksilaz (5), FCN Blog (5)
71- İsonka (5)
70- painkiller (6), Shevcka (6)
69- feetdeep (4), soldansagdışlamuzorta (4)
68- darkfeanor (6), Mesut (6)
67- Erman Tüneri (4), Pamukk (5), Tanear (7), 07 Gençlik (5)
66- Beckham07, Cengizhan Türkiş (2), Hamza (5), 78'ers (5)
65- marco (4)
64- Kalabay (3), Realfun (1), Vay anasını yaaa
63- carpe, warBlood (3)
62- Cenk Akın, DoğanŞ (5)
61- Yakirovich (4)
60- çekirdekçi tayfa (6)
59- Can (6), dvrn, oypa13 (5), Sheminem (7)
58- İlker Bilir, TA (4), The patriot (5)
57- Apointes (6), Mehmet Orçun
55- etk1907, fairtail (5), Oğuz (5), Yiğit Yılmaz (5)
53- Ahmet
52- Lord Ricko Jell (6)
51- Kafsinkaf (5)
50- dilkulübü (3), Emre Elmas
49- HoAmca
48- Sepelek (5)
45- BaTu1sT (3), oLi
44- Bonaventure
43- sekhranikos
41- muyek (4)
40- Kartal Bafiler (3)
39- arsw
38- Burçin
37- Benden bu kadar, Massimo, xavier
36- Martel (5), Yunus Y.
34- A.A, Ahmet Serdar (4), Barıs, frknys-22,
32- Pippo, sonka
31- Mustafa B. (5), rdvnnl (4), Semih
30- Bir Adamın Güncesi (5), Özgün
29- Neo Wan
28- Kuzen Larry, Mertcan, Panda
25- Ekrem M.Sc (4), Hasan, hedehödö, Horozmania
24- Mutlu, Theplaymaker
23- geloraptor, HortoMogiko, ZorTürk
22- Onur, Selaminko
21- 20- emintheminc, hayattansıkıldığımda
19- strateji
17- 90+3
14- atigol, S.Dyrn
13- Emre Akduman, Nazmi Çiloğlu
12- çağdaş, O adam, tgence (7)
24 Ocak 2011 Pazartesi
Kim? Kallström
Bu sefer haber bizim basından değil Fransız Le Parisien'den... Galatasaray bir kez daha Kim Kallström'le ilgilenmeye başlamış. Bu gelişme doğru olabilir gibi geldi, dönmeyeceği belli olan Misimovic buzdolabına konur böylece
Sanırsın elinde pırasa taşıyor
Ben düz yolda yürürken zorlanıyorum, elin oğlu jiletin üstünde durup bir de şöyle bir hareket yapabiliyor. O zaman bize düşen nedir, kendisinin önünde saygıyla eğilmek. Hem buzun üstünde duracaksın hem de hatun kişiyi bacağından sanki pazardan pırası almış gibi kolayca tutup tepe taklak tutacaksın.
22 Ocak 2011 Cumartesi
Kanguru pozisyonu
Fotoğraf Asya Kupası'nda Irak-Avustralya maçından... Irak'ın defans oyuncusu Bassem Abbas, Avustralyalı rakibi Tim Cahill'ı durdurmak için bir hayli çaba sarfetmiş. Kucaklamış yetmemiş, bir de dikkat dağıtmak için şortunu aşağıya indirmeye çalışıyor. Ayıp çok ayıp ama...
21 Ocak 2011 Cuma
Valla çete reisi Guti'dir
Beşiktaş potaya Allen Iverson'u aldı, büyük iş yaptı ama o takım hala Mire Chatman'a ait.
Futbol takımına da istediğin kadar Portekizli al o takımda Guti varsa çete reisi Guti'dir.
Adam her yönüyle tam bir futbol aklı. Bence tıpkı Hagi gibi bir nesil onu canlı canlı seyrettiği için çok şanslı. Çünkü o herkesten biraz fazla. Sahanın tamamına hakim. Gözüyle görmediği bir yer yok. Ve daha da önemlisi gördüğü her yere o sihirli sol ayağıyla atıyor topu. Onu tribünden izleyenler aslında bizim gibi televizyondan takip edenlere göre çok daha şanslı. Mutlaka bunun keyfini çıkarıyorlardır.
Maça Beşiktaş inanılmaz bir tempoyla başladı. Öyle ki ilk 1.5 dakika içinde top 3 kere Quaresma'nın ayağına geldi. Buca kalecisi Londak'ın degajı olmasa orta sahayı bile geçemeyecek hale geldi Ege ekibi. Zaten Beşiktaş'ın akılalmaz baskısının sonucu goller de gecikmedi. Beşiktaş'ın farklı galibiyeti tabii ki sürpriz değil ama bu kadar akıcı ve üretken bir futbolla gelmesini açıkçası ben beklemiyordum.
Beşiktaş şampiyon olur mu? Evet demek kolay değil. İlk yarı çok takıldılar. Zaten herkes şampiyonluğun Trabzon, Bursa, F.Bahçe arasında geçeceğini düşünüyor. Açıkçası ben F.Bahçe'ye bile şans vermezken Beşiktaş'a burdan ligi çevirir diyemiyorum. Ama kurdukları bu omurga gelecek sezon içeride dışarıda çok ses getirebilir.
Futbol takımına da istediğin kadar Portekizli al o takımda Guti varsa çete reisi Guti'dir.
Adam her yönüyle tam bir futbol aklı. Bence tıpkı Hagi gibi bir nesil onu canlı canlı seyrettiği için çok şanslı. Çünkü o herkesten biraz fazla. Sahanın tamamına hakim. Gözüyle görmediği bir yer yok. Ve daha da önemlisi gördüğü her yere o sihirli sol ayağıyla atıyor topu. Onu tribünden izleyenler aslında bizim gibi televizyondan takip edenlere göre çok daha şanslı. Mutlaka bunun keyfini çıkarıyorlardır.
Maça Beşiktaş inanılmaz bir tempoyla başladı. Öyle ki ilk 1.5 dakika içinde top 3 kere Quaresma'nın ayağına geldi. Buca kalecisi Londak'ın degajı olmasa orta sahayı bile geçemeyecek hale geldi Ege ekibi. Zaten Beşiktaş'ın akılalmaz baskısının sonucu goller de gecikmedi. Beşiktaş'ın farklı galibiyeti tabii ki sürpriz değil ama bu kadar akıcı ve üretken bir futbolla gelmesini açıkçası ben beklemiyordum.
Beşiktaş şampiyon olur mu? Evet demek kolay değil. İlk yarı çok takıldılar. Zaten herkes şampiyonluğun Trabzon, Bursa, F.Bahçe arasında geçeceğini düşünüyor. Açıkçası ben F.Bahçe'ye bile şans vermezken Beşiktaş'a burdan ligi çevirir diyemiyorum. Ama kurdukları bu omurga gelecek sezon içeride dışarıda çok ses getirebilir.
N'apıyoruz n'apıyoruz: Korkmuyoruz... Korkmuyoruz...
Korkma, ölmez sendeki bu büyük taraftarlar
kupalara layıksın sen şanlı Galatasaray
Lalara lay lay lay...
Yaşasın sivil itaatsizlik
20 Ocak 2011 Perşembe
Bu Azzzz sonra 'Çook' oldu ama
Kasımpaşa'dan Yekta ve Steaua Bükreş'ten Stancu'nun transferlerini bitirdi Galatasaray. Yani herhalde öyledir. Çünkü 9 saat önce (şimdilik 9 saat) G.Saray'ın resmi twitter adresinden "Galatasaray'da transfer haberi az sonra" yazıldı. Ancak ne gelen var ne giden.
Akşam Mehmet Helvacı'nın "Başkan'a kongreye gidelim teklifi sundum. 24 saat süre istedi" açıklaması oldukça kafa karıştırıcı. Ben bu açıklamaya daha çok "Başkana 24 saat süre verdik" gibi bir anlam yüklüyorum.
Süha Sidal'le biraz önce konuştum Yekta konusunda bir sorun olmadığını söylüyor. Yekta, İstanbul'a getirildi, .Stancu, İstanbul'a getirildi, eeee resmi açıklama için neyi bekliyoruz acaba! Başta yazdığım gibi 9 saat oldu çünkü...
Duymayan görmeyen kalmasın
Eric Cantona futbol dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Sağır sultan bile duydu ama reklamda sınır yok. Amerika'da Cosmos çatısı altında Cantona fırtınası eserken tüm dünya da bundan nasibini alacak.
19 Ocak 2011 Çarşamba
Süper Lig 18. hafta tahminleri
Beşiktaş-Buca: 1
Manisa-Karabük: 1
Trabzon-A.Gücü: 1
G.Birliği-Eskişehir: 2
Antalya-F.Bahçe: 0
Kasımpaşa-G.Antep: 0
Konya-Bursa: 2
G.Saray-Sivas: 1
Kayseri-İstanbul BŞB.: 1
Ağlar, çapariler hazır vira bismillah diyelim... Bu arada haxball'ın hastasıyız hastası :)
Manisa-Karabük: 1
Trabzon-A.Gücü: 1
G.Birliği-Eskişehir: 2
Antalya-F.Bahçe: 0
Kasımpaşa-G.Antep: 0
Konya-Bursa: 2
G.Saray-Sivas: 1
Kayseri-İstanbul BŞB.: 1
Ağlar, çapariler hazır vira bismillah diyelim... Bu arada haxball'ın hastasıyız hastası :)
Servet neyi öpecek
Fotoğraf Antalya-G.Saray kupa maçından... Kazım ve Servet'in formalarına dikkatli baktığınızda aradaki farkı hemen farkedeceksiniz... Kazım'ın formasında G.Saray arması var. Servet'te yok...
Malum Kazım golcü ve golünü attıktan sonra arma öpme alışkanlığı edindi. O nedenle onun arması es geçilmemiş. Olur da gol atarsa öpecek bir şey olsun. Peki Servet, Beypazarı maçındaki gibi golünü çaksa neyi öpecek...
Malum Kazım golcü ve golünü attıktan sonra arma öpme alışkanlığı edindi. O nedenle onun arması es geçilmemiş. Olur da gol atarsa öpecek bir şey olsun. Peki Servet, Beypazarı maçındaki gibi golünü çaksa neyi öpecek...
Memleket havası
Süper Lig Kulüp Başkanları ve Federasyon Yönetimi 2011 Üniversite Oyunları için Erzurum'un yolunu tuttu... Fotoğrafta da görüldüğü gibi Erzurum'un havası son günlerde sıkıntılı günler geçiren ve bu yüzden dudağı uçuklayan Dadaş Adnan Polat'ın da yüzünü güldürmüş.
Diyaloglardan bir kaçı şöyle:
Sabiha Gökçen havalimaında buluşan başkanlardan Aziz Yıldırım, Polat'ı öperken Telekom açılışındaki olaylara atıfta bulunmuş: "Açılışa beni davet etmezsen işte böyle olur..."
Sadri Şener, havalimanına geldiğinde biletlerin dağıtıldığı masada Fenerbahçe bayrağını görünce lafını esirgememiş: "Aziz bayrağı buraya da asmış."
Mahmut Özgener'le sohbet sırasında Adnan Polat ile Aziz Yıldırım şikayete başlamış; "Hakemler bize ne zaman penaltı verecek başkan." Söze Sadri Şener girmiş ve cevabı yapıştırmış: "Siz önce rakip ceza sahasına girin."
Başkanlar Erzurum'da atlama kulesine çıkan finekülere binmek için sırada beklerken Sadri Şener espriyi yapıştırmış: "Ligdeki sıraya göre binelim lütfen." Aziz Yıldırım o taraflı olmamış tabi, "Biz biniyoruz Sadri sen arkadan gel."
Atlama Kulesinde Sadri Şener'e basın soruyor; "Şampiyonluğu size vereceğiz ama bir kez atlayıp burdan deseler atlar mısınız?" Şener'in cevabı hazır: "Bir kere değil 100 yıl üst üste verseler yine atlamam. Zaten gerek yok. Kupayı alacağız."
Diyaloglardan bir kaçı şöyle:
Sabiha Gökçen havalimaında buluşan başkanlardan Aziz Yıldırım, Polat'ı öperken Telekom açılışındaki olaylara atıfta bulunmuş: "Açılışa beni davet etmezsen işte böyle olur..."
Sadri Şener, havalimanına geldiğinde biletlerin dağıtıldığı masada Fenerbahçe bayrağını görünce lafını esirgememiş: "Aziz bayrağı buraya da asmış."
Mahmut Özgener'le sohbet sırasında Adnan Polat ile Aziz Yıldırım şikayete başlamış; "Hakemler bize ne zaman penaltı verecek başkan." Söze Sadri Şener girmiş ve cevabı yapıştırmış: "Siz önce rakip ceza sahasına girin."
Başkanlar Erzurum'da atlama kulesine çıkan finekülere binmek için sırada beklerken Sadri Şener espriyi yapıştırmış: "Ligdeki sıraya göre binelim lütfen." Aziz Yıldırım o taraflı olmamış tabi, "Biz biniyoruz Sadri sen arkadan gel."
Atlama Kulesinde Sadri Şener'e basın soruyor; "Şampiyonluğu size vereceğiz ama bir kez atlayıp burdan deseler atlar mısınız?" Şener'in cevabı hazır: "Bir kere değil 100 yıl üst üste verseler yine atlamam. Zaten gerek yok. Kupayı alacağız."
18 Ocak 2011 Salı
Adam sanatçı
Resme bakıyorum bakıyorum "Ulan Messi yamuk yumuk çizmizşin" diyorum ama Picasso resimleri de böyle değil mi? Vardır bir bildiği sanatçı olan o nasıl olsa...
Juventus'sun sen yapma bari
Spordaki berbat ABD kültürünün Avrupa'ya bir süredir sıçradığını görüyorduk ama en maço kalan futbolumuza da böyle 'bambam' işlerin bulaşması çok kötü çok. Juventus-Bari maçında ponpon kızlar ilk defa gösterilerini yapmış. Valla Juventus'a hiç yakışmamış.
Bu ponponların yakışacağı tek isim tanıyorum şu anda: ADNAN POLAT... Çünkü o bu kızlardan da Nesrin Topkapı'dan da iyi kıvırıyor
17 Ocak 2011 Pazartesi
Evet Arena eller havaya
Uyumak Yok Kop k0p 300 500 *)
Adnan Polat: Protesto edenler 300-500 kişi
DJ P-O-L-A-T sahnede
Kop, kop, kop
16 Ocak 2011 Pazar
Protesto
Biraz önce eksisozluk'te güzel bir yorum gördüm. Kral'dan çok Kraliçe olanlar diye. Bu Terzi Abi'ye bu tabir cuuuukk diye oturuyor. Şahsi fikrim insanların becerileri, kapasiteleri, bilgileri, çalışkanlıkları gibi önemli vasıflarıyla belli konumlara gelmeleri. Dillerinin uzunluğuyla, en güzel dondurmayı ben yalarım mantığıyla ortaya bu Terzi Abi'nin bile dikemeyeceği sökükler çıkıyor. Babasını tanımıyoruz ama kendisi Spor A.Ş'nin Genel Müdür Yardımcısıymış. Bu Terzi Abi'nin bu zihniyetiyle Spor A.Ş'nin başına geçmesini de dileriz. Zaten bu kadar güzel dondurma yalayan biri muhtemelen en kısa sürede hak ettiği! yere gelecektir....
Bu zat da AB Genel Sekteterliği'nin müşaviriymiş... Şerefsiz, nankör, gerizekalı, kuş beyinliler yazmasına kızamadım Ekrem Abi'nin. Çünkü 'Böyle'yi bole, 'izliyorsunuz'u izliorsunuz diye yazması komik geldi. Varsın gerizekalı olayım da BOLE Türkçem olmasın be Ekrem Abi...
Biraz da stada gelelim. Şaheser, harika, olağanüstü, nefes kesici Türk Telekom Arena'nın 90 dakika sonundaki hali. He pardon ilk maç biraz hoşgörülü olmak lazım değil mi? Yoksa Loca ve VIP alanlar haricinde kimseye otopark kartı vermeyen büyüklerimiz gökyüzüne otopark mı yapacak?. Yoksa 20 bin kişinin aynı anda metroya binme ihtimalini mi sevdiler? Ama iyi oldu böyle Mecidiyeköy trafiği rahatladı!
Bence gecenin en formda ismiydi... Başbakanı'nın protesto edilmesini kabullenemeyen TOKİ Başkanı adeta ağzından köpükler saçarak konuşmuş. Rahmetli olmuş Özhan Canaydın'a 'aciz' demesi, G.Saray'a dil uzatma çabaları kendi adına utanç vericidir. Biz de zamanında çok protesto ettik ama benim bildiğim ölünün ardından konuşulmaz. Aktaş Özhan Canaydın'a aciz derken acaba eşi Asuman Hanım'ın ne hale geleceğini hiç düşünmüş müdür? Kulak verelim Mehmet Akif'e
"Müslümanlık nerede, bizden geçmiş insanlık bile
alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile."
Adnan Polat'ın yaptıklarına artık akıl sır erdirmek mümkün değil. Klişe deyimle "Aziz Yıldırım olsa G.Saray'a bu kadar zarar veremezdi". Anlamadığı şu: GS, FB; BJK başkanları bu ülkede başbakandan daha forsludur. Hangi koltukta oturduğunun farkında değil. Şerefli, onurlu, haysiyet sahibi insanların yapması gerektiğini yapmadı yine istifa etmedi. Herhalde Kanuni'ye kalmayan dünyada G.Saray'ın kendisine kalacağını düşünüyor. Sen de gidersin Adnan Başkan, senden öncekilerin de gittiği gibi... Mart'lar nelere gebe...
Ve Başbakan...Tribünler ve üniversiteler toplumun en etkin, en çabuk aksiyon alan yerleridir. Bunu Başbakan bilmiyor mu? Daha önce Hamburg maçına geldiğinde ıslıklanmadı mı? Daha önce Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ıslıklanmadı mı? Peki Aslantepe'ye gelirken ıslıklanacağını bilmiyor muydu? Tabii ki biliyordu. Siyasilerin sorunu kendilerine paye çıkarmak için her yeri Kazlıçeşme miting alanı sanmaları. "Seyrantepe Stadı'nın yapımında G.Saray kulübünün 1 Allah'ın kuruşu yoktur" sözleriyle vazgeçilen ASY arazisinden gelen kazancı saklayarak kulübümüzü aşağılıyor daha da ileri giderek "Bu tesisi G.Saray'ın kullanması için kendilerine tahsis ettik. Bunun anlaşmaları da daha yapılmış değil" ifadeleriyle kulübümüzü tehdit ediyor. Dindarlıkla kindarlık arasındaki çizgi bu kadar ince olmamalı bence!
Şimdi ben o gün ne yaptığımı yazayım. Çünkü bu satırları okuyan muhtemelen protestolara katıldığımı sanacaktır. Stada 20.30'da girdiğim için protestolar sırasında orada değildim. Stat içinde protesto eder miydim bilmiyorum toplum psikolojisine göre değişir. Ama artık bu protestoları 'ileri demokrasi' gereği nankörlük olarak değil de normal karşılasak. Ne dersiniz?
He bir de son olarak şunları duyuyoruz: Başbakan artık sizden intikam alır, o yollar bitmez, metro seferleri azaltılır, her türlü zorluk çıkarılır artık karşınıza.
O bitmemiş yollara dikenli teller de çekseniz, metro raylarına mayın da döşeseniz GALATASARAY bizi bekliyorsa biz GELİRİZ hem de KOŞA KOŞA.
Bu zat da AB Genel Sekteterliği'nin müşaviriymiş... Şerefsiz, nankör, gerizekalı, kuş beyinliler yazmasına kızamadım Ekrem Abi'nin. Çünkü 'Böyle'yi bole, 'izliyorsunuz'u izliorsunuz diye yazması komik geldi. Varsın gerizekalı olayım da BOLE Türkçem olmasın be Ekrem Abi...
Biraz da stada gelelim. Şaheser, harika, olağanüstü, nefes kesici Türk Telekom Arena'nın 90 dakika sonundaki hali. He pardon ilk maç biraz hoşgörülü olmak lazım değil mi? Yoksa Loca ve VIP alanlar haricinde kimseye otopark kartı vermeyen büyüklerimiz gökyüzüne otopark mı yapacak?. Yoksa 20 bin kişinin aynı anda metroya binme ihtimalini mi sevdiler? Ama iyi oldu böyle Mecidiyeköy trafiği rahatladı!
Bence gecenin en formda ismiydi... Başbakanı'nın protesto edilmesini kabullenemeyen TOKİ Başkanı adeta ağzından köpükler saçarak konuşmuş. Rahmetli olmuş Özhan Canaydın'a 'aciz' demesi, G.Saray'a dil uzatma çabaları kendi adına utanç vericidir. Biz de zamanında çok protesto ettik ama benim bildiğim ölünün ardından konuşulmaz. Aktaş Özhan Canaydın'a aciz derken acaba eşi Asuman Hanım'ın ne hale geleceğini hiç düşünmüş müdür? Kulak verelim Mehmet Akif'e
"Müslümanlık nerede, bizden geçmiş insanlık bile
alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile."
Adnan Polat'ın yaptıklarına artık akıl sır erdirmek mümkün değil. Klişe deyimle "Aziz Yıldırım olsa G.Saray'a bu kadar zarar veremezdi". Anlamadığı şu: GS, FB; BJK başkanları bu ülkede başbakandan daha forsludur. Hangi koltukta oturduğunun farkında değil. Şerefli, onurlu, haysiyet sahibi insanların yapması gerektiğini yapmadı yine istifa etmedi. Herhalde Kanuni'ye kalmayan dünyada G.Saray'ın kendisine kalacağını düşünüyor. Sen de gidersin Adnan Başkan, senden öncekilerin de gittiği gibi... Mart'lar nelere gebe...
Ve Başbakan...Tribünler ve üniversiteler toplumun en etkin, en çabuk aksiyon alan yerleridir. Bunu Başbakan bilmiyor mu? Daha önce Hamburg maçına geldiğinde ıslıklanmadı mı? Daha önce Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ıslıklanmadı mı? Peki Aslantepe'ye gelirken ıslıklanacağını bilmiyor muydu? Tabii ki biliyordu. Siyasilerin sorunu kendilerine paye çıkarmak için her yeri Kazlıçeşme miting alanı sanmaları. "Seyrantepe Stadı'nın yapımında G.Saray kulübünün 1 Allah'ın kuruşu yoktur" sözleriyle vazgeçilen ASY arazisinden gelen kazancı saklayarak kulübümüzü aşağılıyor daha da ileri giderek "Bu tesisi G.Saray'ın kullanması için kendilerine tahsis ettik. Bunun anlaşmaları da daha yapılmış değil" ifadeleriyle kulübümüzü tehdit ediyor. Dindarlıkla kindarlık arasındaki çizgi bu kadar ince olmamalı bence!
Şimdi ben o gün ne yaptığımı yazayım. Çünkü bu satırları okuyan muhtemelen protestolara katıldığımı sanacaktır. Stada 20.30'da girdiğim için protestolar sırasında orada değildim. Stat içinde protesto eder miydim bilmiyorum toplum psikolojisine göre değişir. Ama artık bu protestoları 'ileri demokrasi' gereği nankörlük olarak değil de normal karşılasak. Ne dersiniz?
He bir de son olarak şunları duyuyoruz: Başbakan artık sizden intikam alır, o yollar bitmez, metro seferleri azaltılır, her türlü zorluk çıkarılır artık karşınıza.
O bitmemiş yollara dikenli teller de çekseniz, metro raylarına mayın da döşeseniz GALATASARAY bizi bekliyorsa biz GELİRİZ hem de KOŞA KOŞA.
15 Ocak 2011 Cumartesi
Türk Telekom Arena
Ali Sami Yen'i yıkmaya gittim gitmesine de Türk Telekom Arena'yı açmak nasip olmadı. Açılış davetiyemi kaptırdım ama basın tribünü kontenjanı vardı; olmadı. Kısmet. E ben gitmedim diye açılmıyor değil. Bazen kambersiz de düğün olur :) Bu fotoğrafla bu tarihi anı blogta ölümsüzleştirelim bakalım. Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. Açılışın görkemiyle ilgili belki oralara giden Petit birşey yazar.
Geç dalganı geç
Avustralya Uluslararası Tenis Turnuvası'nın finalinde Sırp raket Viktor Troicki rakibiyle böyle dalga geçiyor. Sonuç ne mi oluyor?
Kupa Fransız Gilles Simon'un ellerinde.
Kupa Fransız Gilles Simon'un ellerinde.
Portakal şov
Afiyet olsun... Aynı klas hareketleri topla yapmasını da bekliyoruz. Tabiii sonunda topu yemesin gol atsın.
İç bi şişe soğuk su
Fotoğraf Fenerbahçe'nin Antalya kampından... Bu fotoğrafa hikaye yazmaya karar verdim.
Malum Andre Santos kampta basının karşısına çıkıp, Aykut Kocaman hakkında yaptığı olumsuz açıklamalar nedeniyle özür dilediğini söyledi. İşte bu fotoğraf bu açıklamaların üzerine cuk oturuyor.
Andre Santos basının karşısına çıkıp ettiği lafları bir bir yediği için şişmiş, üstüne bir şişe soğuk su içiyor. Bilica'ya da arkadaşına kıs kıs gülmek düşüyor. Eee boşa dememişler; büyük lokma ye büyük laf etme. Ya da konuşacaklarını iyi tart biç de özür dilemek zorunda kalma.
Malum Andre Santos kampta basının karşısına çıkıp, Aykut Kocaman hakkında yaptığı olumsuz açıklamalar nedeniyle özür dilediğini söyledi. İşte bu fotoğraf bu açıklamaların üzerine cuk oturuyor.
Andre Santos basının karşısına çıkıp ettiği lafları bir bir yediği için şişmiş, üstüne bir şişe soğuk su içiyor. Bilica'ya da arkadaşına kıs kıs gülmek düşüyor. Eee boşa dememişler; büyük lokma ye büyük laf etme. Ya da konuşacaklarını iyi tart biç de özür dilemek zorunda kalma.
14 Ocak 2011 Cuma
Güçlü görünmeyeceksin, güçlü olacaksın
''...Ben de insanım, robot değilim. Her ne kadar profesyonel olsak da dünkü maç ve sonucu son derece moral bozucuydu. Kendimde basın toplantısı yapacak gücü bulamadım. İçeride oyuncu grubumla yaptığım konuşma, biraz da amacının dışına çıkan demoralize ve öfkeli bir konuşma oldu. Toplantıya gelemedim. Açıkcası maç sonunda karmaşık duygular içindeydim...''
Bu sözler, Aykut Kocaman'ın Antalya kampında yaptığı toplantıdan.
"Kendimde basın toplantısı yapacak gücü bulamadım" diyor...
Ben de demek istiyorum ki;
Mesele saha kenarında Mourinho gibi durabilmek, cool tavırlar içinde olabilmek değil. Mesele Mourinho gibi Barcelona'dan 5 gol yedikten sonra bile basın toplantısında söyleyecek bir şeyler bulabilmektir. Avrupa Şampiyonu olduktan sonra Fenerbahçe karşısında duran toptan gol yedikten sonra basının karşısına çıkabilmektir. Çünkü Fenerbahçe teknik direktörü olmak güçlü rolü yapmayı değil, gerçekten güçlü olmayı gerektirir. Ya Yeni Malatya'ya yenilmeyeceksin ya da çıkıp bu yenilginin sebeplerini anlatabileceksin.
Aksi halde Şenol Güneş ağabeyin haklı çıkar. Ne demişti sana;
"Fenerbahçe'nin büyüklüğü, genç bir antrenörün geleceğini karanlığa atma adına günü kurtarmak için yaptığı ifadeler üzerinden olmamalı."
Bu sözler, Aykut Kocaman'ın Antalya kampında yaptığı toplantıdan.
"Kendimde basın toplantısı yapacak gücü bulamadım" diyor...
Ben de demek istiyorum ki;
Mesele saha kenarında Mourinho gibi durabilmek, cool tavırlar içinde olabilmek değil. Mesele Mourinho gibi Barcelona'dan 5 gol yedikten sonra bile basın toplantısında söyleyecek bir şeyler bulabilmektir. Avrupa Şampiyonu olduktan sonra Fenerbahçe karşısında duran toptan gol yedikten sonra basının karşısına çıkabilmektir. Çünkü Fenerbahçe teknik direktörü olmak güçlü rolü yapmayı değil, gerçekten güçlü olmayı gerektirir. Ya Yeni Malatya'ya yenilmeyeceksin ya da çıkıp bu yenilginin sebeplerini anlatabileceksin.
Aksi halde Şenol Güneş ağabeyin haklı çıkar. Ne demişti sana;
"Fenerbahçe'nin büyüklüğü, genç bir antrenörün geleceğini karanlığa atma adına günü kurtarmak için yaptığı ifadeler üzerinden olmamalı."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















































