En büyük hayalimdi kış geldiğindegöçmen kuşlar gibi sıcak yerlere göç etmek... İstanbul'da kar kış kıyametten kaçıp Antalya'ya geldik.... TSYD'nin 49. yıl sporun zirvesi semineri için... Güneşli bir güne merhaba demek gibisi yok. Dağların tepesi karlı ama şehir güneşli... Yarın yoğun bir gün bizi bekliyor. Sabah Bakan, öğleden sonra Abdullah Avcı ve sonrasında Fatih Terim konuşmacı. Ama bugün bizimdi. Club Sera'nın 8. katında müthiş bir Lara manzarasında kalıyoruz.
Kalıyoruz diyorum, oda arkadaşım henüz genç bir iletişim öğrencisi... Derslerindeki başarı nedeniyle ödül olarak kazanmış bu semineri. Ben üzerime düşeni yapıp, bir kez daha düşün diyip bu mesleğin zorluklarını anlatıyorum sık sık. Ama itiraf edeyim çok cevval. Bu işi seviyor belli, pes edecek gibi değil. Zaten bu işte de önemli olan bu sevmek ve pes etmemek. Neyse efendim. Odamızın balkonu gördüğünüz gibi çok güzel. Ama hava öyle uzun uzun balkonda oturacak kadar da güzel değil. Tamam güneş var ama rüzgarı da unutmamak gerek.
Odamız güzel... Benden tam not aldı.
Otelin önündeki uzun plajda dostlarla yürüyüş yaptık. İnsan sohbet edip bir yandan da yürürken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor... Güneşi batırıp otele döndük.
Bu da bir Sergio Ramos pozu... Asansörden inince karşıma çıkan yıldız aynayı çekmeden edemedim. Bir temenni ile bitirelim yazıyı; hepimizin yıldızı parlasın efendim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 comments:
İstanbul'da basın mensupları dışında biz vatandaşlarında katılabileceği sporla ilgili panel,konferans,toplantı v.s. etkinlikleri buradan paylaşsanız tam süper olur
Yaşamak sana güzel... qua
o zaman bir Antalyalı'dan size tavsiye. Gerçi bu yemek işlerine Petit bakıyordu ama oralara kadar gitmişken Özdoyum restorana gitmemek olmaz. Lara'ya biraz uzak da olsa Eski Sanayii de Antalya'nın en iyi piyazını (Piyaz sevmem demeyin, bu piyazı piyaz sevmeyenler bile sever) fırsat bulunca şiş köfte ve olmazsa olmaz tahinli cevizli kabak tatlısı eşliğinde hüpletmenizi tavsiye ederim. Pişman olmazsınız.
Yorum Gönder