29 Şubat 2012 Çarşamba

Ne şike bitti ne sevdam

Türk futbolunu sarsan şike operasyonu kitap olmuş... Gazeteci arkadaşlar Emrullah Erdinç ve Özkan Tamirak (Özkan Bey Akşam Gazetesi'nin istihbarat müdürüdür ve kendisiyle aynı binada görev yapıyoruz) İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü polislerinin 8 aylık takibini kaleme almışlar. Ortaya 422 sayfalık bu kitap çıkmış. Alıp okumak isteyenler için belirtelim piyasa değeri 19 TL.
"Ne şike bitti ne sevdam" kitabının içinde polisin 2010 yılının kasım ayında başlayan ilk çalışmasından 3 Temmuz 2011'e kadar olan süreçte şüphelilerin nasıl izlendiği, takipler sırasında neler yaşandığı, nezarette neler olduğu polislerin ağzından anlatılmış. Tabii polislerin isimleri değiştirilerek.
Kitaptaki anekdotlardan biri şu; soruşturmayı bilen bir polis maç muhabbeti yaptığı F.Bahçeli taksici arkadaşına "Kupanızı alırız" diye espri yapıyor. Taksici Şekip Mosturoğlu'nun kızkardeşini tanıdığı için bu muhabbeti ona anlatıyor. Şekip Mosturoğlu da hemen Kumbağ'a giderek o polisle görüşüyor. Tabii böylece köstebek ortaya çıkıyor ve o polis görevden alınıyor.
Okumak isteyenler için fazla detay verip heyecanı kaçırmayalım.

Louis Saha'dan fahişe açılımı

"Gerçekçi olalım kadınların ayartma gücü çok fazla. Hele de genç oyuncuları kandırma potansiyelleri çok yüksek. Hemen avuçlarını içine alıp ayartabilirler ardından da gazetecilerle paylaşırlar. Bu durumda kime güveneceğinizi bir türlü bilemediğiniz için paranoyak olursunuz. Bu yüzden bazı oyuncular hayat kadınlarına güvenir ve onlarla birlikte olmayı tercih eder"
Louis Saha - Tottenham'ın forveti

Battiston: Schumacher'i affettim



1982 Dünya Kupası... Sevilla'da Batı Almanya-Fransa maçı... Devre Littbarski ve Platini'nin golleriyle 1-1 bitmiş. İkinci yarıda Alman savunmasının arkasına atılan topa Battiston hamle yapıyor, Schummacher de kalesini terk ediyor ve rakibine 'acımasız' bir faul yapıyor. Battilson bu faul sonrası bilincini yitiriyor, 2 dişi kırılıyor ve omurlarında ciddi zedelenmeler meydana geliyor. Platini pozisyonu "Battiston öldü sandım" sözleriyle anlatırken maçın hakemi değil kırmızı kart faul bile vermemişti.
Bugün Bremen'de Almanya-Fransa maçı var... Alman televizyonu RTL, Battiston'la konuşmuş. Fransız Milli Takımı'nın eski oyuncusu Schumacher'i affettiğini ama onunla yanyana gelmeyeceğini söylemiş. Battiston "Zamanla, tüm bu olanların insanlar üzerinde iz bıraktığını fark ettim ama artık hepsi bitti. Bu, oyunun bir gerçeği. Hiçbir zaman hareketin kasten yapılıp yapılmadığını bilemeyeceğiz" demiş.
Fransızlar ise Schumacher'le röportaj yapmış. O gün yaptığı hareketle adı 'Sevilla kasabı'na çıkan eski Alman kaleci Le Figaro'ya "Onu sakatlamak istemedim, aynı pozisyon yine olsa, yine aynı şekilde hareket ederim. O pozisyonda topu almamın tek yolu buydu. Maçtan sonra Fransızlar'dan tehdit mesajları aldım. Bana 'Nazi' dediler, ölüm tehditleri aldım. Çocuklarım bile tehdit edildi. Acı çektim" demişti.

28 Şubat 2012 Salı

UEFA çöz şu işi

Manchester United büyük gelir kapısı... Avrupa Ligi'nde eşleştikleri Athletic Bilbao da bunu hemen fırsata çevirmiş. 15 Mart'taki rövanş için İngilizler'e ayrılan 2000 kişilik tribünün biletlerini 77.5 pound'dan satışa çıkarmış. Bizim TL'ye çevrilince 215 TL'ye geliyor. Ancak bu fiyat politikası Manchester tarafının hiç hoşuna gitmemiş. Önce rakip kulübe başvurmuşlar fakat "Biz kendi taraftarımıza da aynı fiyata satacağız" açıklamasını alınca bu kez de UEFA'nın kapısını çalmışlar. UEFA'nın Bask ekibine bir yaptırımda bulunmasını açıkcası kimse beklemiyor.

Başkan pubda

QPR'ye hoca değişikli de yaramadı. Warnock'un yerine gelen Mark Hughes de kötü gidiyor, takımda küme düşme hattının hemen üstünde. Konuya el atan başkan sorunu çözmek için tabana inmeye karar vermiş. Ama en tabana. Kulübün sahibi Tony Fernandes, Everton maçı öncesi evden erken çıkıp gününü QPR'li taraftarların toplandığı publarda geçirecek. Özellikle de Hughes ile ilgili sorunları dinleyecek.
Green Street Hooligan filmindeki pub sahneleri ve ortamı birçok kişiyi mest etmiştir. İngiltere'deki bu kültüre bayılıyorum. Resmi büyütürseniz büyük ekran televizyon var, dart var. Neyse sözün özü Hughes'ün işi zor. Publarda hocaya tepki çığ gibi.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Green Angels'dan olağanüstü koreagrafi

Haydi gel, seni Güney'e götüreyim...

Seni Yeşiller'in arasına götüreyim...


Ve hatırlamanı isterim ki...

Bizim aşkımız ebedi...

Ve yapmacık değil

1992 yılında kurulan ve Saint Etienne'i Güney tribünlerinden destekleyen Green Angels Grubu 20. yıllarını bu olağanüstü koreografiyle kutlamışlar.

Uğur Acar'dan İmparator'a tebrik

Türkiye'de ilk yüz nakli olan isim Uğur Acar, Galatasaraylıymış. Acar facebook adresinden Fatih Terim'i kutlamış.

Vezirhanspor

Pankart güzel arkasında da sanırım Aquapark var :)

Sevimli velet

28. hafta puan durumu

Haftanın en iyileri 6 doğru ile melih ertan, ilbomber, yakirovich.
128- metin (4)
127- doğa özgüner (4), petit (3)
126- barış unseven (4)
125- zeki (4)
124- salmiakgeist (2), yasemin (4), yiğit (4)
122- hakan özkan (3), melih ertan (6)
120- aks111 (4), yakirovich (6)
119- kafsinkaf (5), martel (5), prothorian (3)
118- arsw, selaminko (5), turkusev (5)
115- minoset (3), sayerlack (4), oypa113 (5), 07Gençlik (4)
114- holygan (4)
113- omer (4)
112- bir adamın güncesi (4), pamukk (4)
111- apoiantes (3), Beytullah B. (3), mert (3)
110- ahtapot paul (2)
109- dSounders (4), munitis (4)
108- darkfenaor (2), feetdeep (5)
107- classixc, hamza (4)
105- betweenthebars (5), dt.ibo (4), stefan (4)
104- ahmet serdar, gurkuff (5)
102- muyek (2)
99- kartalbafiler (3)
98- horozmania (4), ilbomber (6), mincipuim (3)
97- ugur (1), tanear (3)
96- şahin aksoy (3)
92- eren
90- fairtail (3)
89- curlyhope (5)
86- flex
78- mff
74- sayım ve tesellüm fazlası (3)

26 Şubat 2012 Pazar

Cemal Süreya'dan Galatasaraylı

 "Galatasaray taraftarı ayrık kişidir: Çoğu zaman toplum içinde “ayrılmış”, ya da kendini “seçilmiş” sanan bir kişi. Köşeye itilmiş değil, ayrı düşmüş"

25 Şubat 2012 Cumartesi

Halis Özkahya

Mersin İY-F.Bahçe maçını yönetmişti Halis Özkahya. Bekir'in topu elle tutmasına penaltı çalmamıştı. F.Bahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman "Oyuncularıma çok kızgınım" diyerek hakemle ilgili soruları geçiştirmişti. Tarihten bir günü hatırlatayım dedim sadece.

24 Şubat 2012 Cuma

Kümede kalma lokması

Manisa malum gitti gidecek durumda, sallanıyor. Kalan haftalarda çok dikkatli olması gerek. Manisa halkı takıma moral vermek için Manolya meydanında toplanmış. Kümede kalma temennisiyle lokmalar dökülmüş. Haydi hayırlısı. Yalnız kümede kalır mı kalmaz mı bilmiyorum ama lokmalar süper ya. Şerbete gerek yok bu haliyle bile süper olur.

Cook gussel

"Tanrı'dan sonra Maradona ve Hagi'nin önünde saygıyla eğilirim"
Claudio Taffarel

Yılın videosu - Adnan Hoca'dan



Ünlü NBA profesörü Mete Aktaş twitter'dan paylaşmış bayıldım. Şike şaibeden biraz uzaklaşalım. Olağanüstü, nefis, harika, enfes vesaire.

23 Şubat 2012 Perşembe

Şeytan

Wisla Krakow tribünü. Bakışlar ve alttaki alevler resmen cehennem.

Sahada pitbull ama...

G.Saray'ın pitbull lakaplı oyuncusu Melo, (Allah kimseyi düşürmesin) dişçi koltuğunda.
Sahadaki o yırtıcı, saldırgan halinden görüldüğü gibi eser yok. Bir doktorun ellerinin altında gözler kapalı muhtemelen "Allah'ım kurtar" diye dua ediyor.
Aman dikkat !!! Bakımı yapılmış dişleriyle daha yırtıcı olabilir.

Oğlum öyle demeyecektik

Tarla sürmek...
Aziz Yıldırım'ın savunması: İlhan Ekşioğlu ile konuşmamızda vaziyetlerin nasıl olduğunu sorduğumda, O'nun da "vaziyetin gayet iyi" olduğunu söylemesi, arkasından da "3 tarlayı da sürdük" sözü ve "yağmurda yağar ekinler çıkar" söylemi bir temennidir. "Tarla" maçları "sürmek" ise, dileklerimizi ifade etmektedir. F.Bahçe'nin rakipleriyle ilgili beklentidir.

İlhan Ekşioğlu'nun savunması: 'Tarlaları sürdük' ifadesi, transferlere lisans çıkarılması ile ilgilidir. Adı üstünde 'tescil dönemi'.

Legia tribünleri müthişsiniz



Her 10'dan geri sayan Pınarbaşı çekecek değil. Legia Varşova tribünleri Sporting Lisbonlu oyuncuları kartopu bombardımanına tutuyor.

Eski F.Bahçeli Deivid'in kaçırdığı gol



Vasco deplasmanında Flamengolu Deivid inanılmaz bir gol kaçırıyor. Bir dönem Güiza ile idmana çıkmanın zararları!

22 Şubat 2012 Çarşamba

Mersin'de konuşulacak ama yanlış protesto

Mersin İdman Yurdu'nda kulübün futbolculara borcu varmış. Zaten olmayan kulüp yok. Neyse futbolculara yemek verilmiş. Başkan Ali Kahramanlı ve Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Trabzon maçı öncesi futbolculara moral olsun diye düzenlemişler bu yemeği. Ancak alacaklarını bir türlü tahsil edemeyen futbolcular başkan Kahramanlı konuşurken Nobre ve İbrahim Kaş'ın işaretiyle salonu terk etmiş.


Futbolcuların bu tavrına başkan Kahramanlı çok kızmış ve olayı "Terbiyesizlik" diye yorumlamış. Teknik direktör Nurullah Sağlam ise "Öyle ödenmeyecek bir para değil, ayıp ettiler" demiş.
Kümede kalma mücadelesi veren Mersin'de futbolcular belli ki bu durumu kullanıp ses getirecek bir protesto düzenlemiş. Ses getireceği kesin ama derin yaralar da bırakır. Bundan sonra ne olacağı önemli. Bazı oyuncular kadro dışı kalabilir. Bu takım içinde nasıl yankı bulur bilinmez tabii. Ya da sezon sonuna kadar bu işin üstü örtülür, belki paralar da ödenir ama sezon sonu bence Mersin kümede kalsa da düşse de bazı hesaplar kesilir.

Zavallılık



Günahların takımı Fenerbahçe'nin şike yapmış başkanı Aziz Yıldırım şike davasında ilk kez 'savunma' pozisyonundaydı... F.Bahçe'nin amblemini anlattı, F.Bahçe'nin Atatürkçü çizgiden çevirilmeye çalışıldığından bahsetti (F.Bahçe Başkanı Doktor Nazım tam da bu noktada akıllara Atatürk'e suikast girişimiyle geliyor hemen!) Yok palamuttan falan derken sonunda bir zahmet şikeye gelebildi. Tezi şu: Şike futbolcuyla yapılır. Kanıt olarak da zat-ı muhterem yukarıdaki G.Saray-Sturm Graz maçının son 4 dakikasını gösterdi. Aslında hakkında ciddi suçlamalar varken enerjisini 'ezik' bir tutumla G.Saray'a harcamasına şaşırdım ama sonuçta 6 Kasım'ı baştacı edebilen bir zümreye karşı olduğumuzu unuttuğum için kendime kızdım. Şimdi Aziz Yıldırım'ın şike dediği (Yazar burada kahkaha atmamak için kendini zor tutuyor) G.Saray-Sturm Graz maçına ve o gruba bakalım.


Bu son maçlarda oluşan tablo. 5. maçlar sonunda Graz 9 puanla lider, G.Saray 7 puanla ikinci, Rangers 7 puanla üçüncü Monaco ise 6 puanla sonuncu. Graz ve G.Saray'ın averajı -3 olmasına rağmen Graz puanla, G.Saray ise ikili averajla Rangers'a karşı üstün.
Son maçlar başlıyor. Graz grupta Rangers ve Monaco'dan 5 yemiş, G.Saray maçın favorisi. Kazandığı anda gruptan çıkacak. Rangers da Monaco'yu yenerse Graz'ı ardında bırakacak. G.Saray, Sami Yen'de 2-1 önde, Rangers da evinde Monaco'ya karşı 2-1 galip devam ediyor maçlar. Hakan Ünsal kendi kalesine gol atıyor ve İstanbul'da durum 2-2 oluyor bu sonuçlarla Rangers grup lideri, Graz ikinci, G.Saray eleniyor. Ardından Monaco, Simeone ile bir gol buluyor ve Ibrox Park'ta da skor 2-2 oluyor. İskoçya'da maç bittikten sonra da Graz ve G.Saray takımları saha içinde etik olmayan ama 'yasal' bir şekilde son düdüğü bekliyorlar. Graz saldırmıyor, G.Saray pres yapmıyor maç bitiyor. Çünkü G.Saray'ın atacağı bir gol Graz'ı liderlikten edecek yiyeceği bir golle gruptan çıkma şansını kaçıracak.
Şimdi görüntü bu kadar netken ve bunu Aziz Yıldırım dahil tüm F.Bahçeliler'in de bilmesine rağmen dün davada savunma sırasında bu maçın gösterilmesi zavallılık değildir de nedir?
Ama madem Aziz Yıldırım bize G.Saray-Graz maçını hatırlattı. Biz de aynı gün aynı saatte oynanan Rangers-Monaco maçında forma giyen bir ismi hatırlatalım: SHABANI NONDA... Herhalde tüm F.Bahçe camiası onu çok özledi ki Aziz Yıldırım vesilesiyle bu özlemlerini gidermiş olalım.

Her şey senin uğruna

Jujuy idmanını seyretmeye çalışan çocuklar

Süper Lig 28. hafta tahminleri

Ordu-Kayseri: 0
Karabük-A.Gücü: 1
Samsun-Bursa: 0
Eskişehir-F.Bahçe: 2
G.Birliği-Sivas: 2
İstanbul BŞB-Antalya: 1
Trabzon-Mersin: 1
Manisa-G.Antep: 1
G.Saray-Beşiktaş: 1

Bu hafta da tahminlerinizi bekliyoruz...

21 Şubat 2012 Salı

27. hafta puan durumu

Haftanın en iyileri 8 doğru ile Petit, prethorian, yiğit yılmaz, gurk061 tebrik ederiz.
124- metin (6), petit (8)
123- doğa özgüner (6)
122- barış unseven (7)salmiakgeist (5)
121- zeki (7)
120- yasemin (5), yiğit (8)
119- hakan özkan (6)
118- arsw (6)
116- aks111 (7), melih ertan (4), prothorian (8)
114- kafsinkaf (6), martel (6), yakirovich (6)
113- selaminko (3), turkusev (7)
112- minoset (5)
111- sayerlack (7), 07Gençlik (7)
110- holygan (6), oypa113 (5)
109- omer (5)
108- ahtapot paul (6), apoiantes (4), Beytullah B. (7), bir adamın güncesi (3), mert (6), pamukk (4)
107- classixc
106- darkfenaor (7)
105- dSounders (5), munitis (5)
104- ahmet serdar (6)
103- feetdeep (5), hamza (5)
101- dt.ibo (5), stefan (5)
100- betweenthebars (4), muyek (4)
99- gurk061 (8)
96- kartal bafiler (5), ugur (4)
95- mincipuim (5)
94- horozmania (3), tanear (5)
93- şahin aksoy (6)
92- eren, ilbombe (3)
87- fairtail (5)
86- flex
84- curlyhope (6)
78- mff
73- BTaylan6
71- sayım ve tesellüm fazlası (4)

Celtic'den Rangers'a...

Rangers sıkıntılı, maddi problemleri aşamadıkları için 10 puanları silindi ve kayyuma devrelidiler. Bu duruma en çok sevinen ise tabii ki Celtic taraftarı. Hibernian maçında "Rangers ölürken biz parti veriyoruz" diyerek makaralarını yapmışlar.

Kürşad Tüzmen adaylıktan çekildi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şike sürecine fazla müdahil olmak istemiyor. Veya olsa da bunu açıkca belli etmiyor. Ama Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın yazdığına göre bu süreç sonunda "Ne küme düşme ne puan silinme olsun" fikrinde. Dolayısıyla bunu uygulayacak bir isme yeşil ışık yakmış durumda. O da Yıldırım Demirören.
Eski Bakan Kürşad Tüzmen dün "Türk futbolunu kurtarmak için kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız" demiş adaylığı ile ilgili Başbakan'la görüşeceğini söylemişti. Bir kere Tüzmen'in bu sözü Başbakan'ın arzusuna ters, görüşme oldu mu olmadı mı bilemem ama sonuçta fikri zaten Başbakan'la uyuşmadığı için şansı zaten yoktu. Kürşad Tüzmen açıklama yaparak TFF Başkan adaylığından çekildiğini belirtti.

Rooney Rio'da

Rio Karnavalı'nda Uniao da Ilha okulu gösterisine futbolcuları katmış. Önde Rooney hemen arkasından Romario geliyor.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Zekayı geçtim ya vicdan ya ahlak?

Yıldırım Demirören'in Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığına başarısız bir spor yöneticisi olmasından dolayı bile karşı olabilirim ama düşünün ki bunun çok daha ötesinde sebepler var. Bunlardan 2 tanesi çok ön plana çıkıyor.
1- Başkanlığını bıraktığı Beşiktaş Kulübü hakkında çok ciddi bir dava süreci var.
2- "Gerekirse 1-2 yıl Avrupa'ya gitmeyiz" diyen biri Türk futbolunu yönetmeye aday oluyor.
Bizim yani Galatasaraylılar'ın Demirören'i istememe sebepleri belli. Ama benim anlayamadığım ona verilen bu destek. Para için her kemiğin peşinde koşan bazı Anadolu kulüplerini de geçiyorum.
Fenerbahçe'ye gelelim. Demirören'in başkanlığını desteklemek için zeka unsuru aramaya gerek yok. Cezai ehliyeti olan ortalama her insan karşı çıkar. O zaman iş takım sevgisine geliyor. Bizim takıma bir şey olmasın mantığı yani "Kazanalım da nasıl olursa olsun" düşüncesi vicdan ve ahlaktan daha mı öne çıkacak? Mesela bir F.Bahçeli için küme düşmek mi daha şereflidir yoksa küm düşmemek için Yıldırım Demirören'e muhtaç kalmak mı? Bu işin ahlak kısmı. Bir de vicdan kısmı var. Eğer bu şekilde ceza almamak dolayısıyla Sarı-Lacivert vicdanlar rahat edecek mi?
Bunlara "Evet" diyebilen varsa o zaman sizi 'Zeka' kısmına alalım.

3 kareyle Çağlayan

Soğuğa ve uykusuzluğa rağmen "Hep destep tam destek...." Silivri'de şemsiyesine dayanarak yürüyen dededen görevi bu kez annesinin omzundaki minik almış.
Yapımı sırasında "Türkiye'nin en büyük adliye sarayı" olarak lanse edilen Çağlayan Adliyesi'nin içindeki grilikten dışarıdaki renkli bekleyişe bakış.
Ve her şartta en yüksekte olan bayrak...

19 Şubat 2012 Pazar

Bu da mı gol değil Torres

Fernando Torres'in Chelsea kariyeri hakikaten berbat. İspanyol oyuncunun hayranlarının üye olduğu Facebook'taki Fernando Torres sayfasına bile yansımış bu. 'Drogba, Torres'in önünde 11'de başlasın mı?' anketine yüzde 64 "Evet" yanıtı gelmiş.

Güzel tişört

18 Şubat 2012 Cumartesi

Benim adayım şişko Nuri

Yıldırım Demirören, Beşiktaş'ı bırakıp TFF başkanı olacakmış. Bildiğim kadarıyla Beşiktaş'ın da adı ciddi biçimde iddianamede geçiyor, sportif direktörü ve eski yöneticisi birkaç hafta içinde savunma verecek. O yüzden Yıldırım Demirören'in başkan adaylığı biraz tuhaf kaçıyor sanki. Bu arada benim TFF başkanı adayım şişko Nuri. Siz Demirören derken ne kadar ciddiyseniz ben de o kadar ciddiyim, valla.

AVM'de atletizm şöleni

İstanbul 9-11 Mart'ta Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. Bunun hazırlıkları sürüyor. Tanıtımın startı Marmara Forum İstanbul Alışveriş Merkezi'nde verildi. Küçük kardeş de bu hazırlıklar da fotoğraflarıyla yer alıyor. Bugüne kadar bizzat yerinde izlediği Avrupa ve Dünya Şampiyonaları ile Olimpiyatlar'da çektiği atletizm fotoğraflarından oluşan "Dünya Atletizminden Kareler" adını taşıyan sergisi dün görücüye çıktı. Bana da abla olarak gurur duymak düştü.
Fotoğraflar çok ama buraya ancak bir kaçını sığdırdım. Fotoğrafların yanında oldukça eğlenceli zaman geçirdik AVM'de. Halka özellikle çocuklara atletizmi sevdirme adına herşey vardı.

 İşte iki minik. Altın madalyaları ile kürsüde... Belki de ileride gerçek bir kürsüde yer alırlar.
Alışveriş merkezinde rekorlarla ilgili bilgilendirme panoları da var. Bu Salon Uzun Atlama rekorlarını gösteriyor. Rekor erkeklerde 8.79 ile Carl Lewis'e bayanlarda 7.37 ile Heike Dreshsler'e ait.
 Uzun atlama platformunun uzunluğu böyle platformun sonunda Petit, hayretle uzunluğu inceliyor.
 Bu da sırıkla atlamadaki rekorlar.
 Yüksek atlama rekorları da budur efendim. Hiç azımsanacak bir rakam değil.
 Uzun atlamadaki mesafeyi görmek isterseniz işte budur efendim oldukça yüksek ne dersiniz.
Ve fotoğrafta da olsa Bolt'u geçmenin haklı gururu. Tamam kostüm biraz uymuyor ama olsun.
Bu da Asafe Powel sevinciyle Petit.
Marmara Forum'da 19 Şubat Pazar günü de sergi ve eğlence alanları gezilebilecek.
Sonrasında yine aynı yerde 3-4 Mart'ta tekrarlanacak.

17 Şubat 2012 Cuma

Konya turu

Konya'ya kışın ortasında gitmek akıl karı mıydı bilemiyorum ama çok keyif aldık. 1.5 günde yediklerimizi zaten daha öncesinden paylaşmıştım. Şimdi gördüklerimizi fazla detaya girmeden anlatalım. İlk durak tabii ki Mevlana Türbesi.... Mevlana, Karatay, Alaattin Tepesi ve Şems-i Tebrisi Türbesi birbirine yürüme mesafesinde. Mevlana Türbesi'nin içinden fotoğraf çekmedim neden bilmiyorum ama elim varmadı. O haşmetli türbe ve babasının oğlunun ayak dibinde diklemesine duran mezarı insanı etkiliyor. Rivayete göre; baba ilimde kendini kat kat geçen oğlunun karşısında saygıdan yatmamak için ayağa dikilmiş. İçerideki ney sesi insanı zaten alıp götürüyor. Türbenin dışındaki odalar müze olarak kullanılıyor. İçinde neyler, mesnevi, dergahta kullanılan eşyalar ve dergah yaşantısının mankenlerle canlandırılmış halleri var. O eşyalardan bir kaçı burada. Biri yukarıda sağdaki Şems Tebrizi'ye ait serpuş. Bir diğeri de zikir tespihi. 1489 tanesi var. Topkapı sarayındaki ıhlamur ağacından yapılmış. (Fotoğrafları yerleştirirken yaşadığım sorun nedeniyle zikir tespihi en aşağılarda kaldı kusura bakmayın)
  
 Şemsi Tebrisi Camii ve Türbesi küçük ama insanı etkisi altına alan bir yapı. Şems'in türbesi caminin içinde.

Burası Alaattin Tepesinin girişi... İki taraflı merdivenlerden tepeye çıkıyorsunuz. Konya düz bir memlekek olduğu için bu tepe doldurularak yapılmış. Alaaddin Tepesi'nin içinde çay bahçesi filan var ve zannedersem biraz Konya gençliğinin buluşma yeri. Ya da bizim orada olduğumuz gün öyleydi. Caminin içindeki sütunlar en önemli özelliği... Çeşitli kilisilerden getirilen sütunlar caminin içine yerleştirilmiş. O nedenle hepsi birbirinden farklı. Alaattin Keykubat ve çocuklarının türbesi ise caminan arka tarafında özel bir bölümde.


Karatay medresesi içindeki çinileriyle dikkat çekiyor. Özellikle tavan kısmı muhteşem. Bazı yerlerde çiniler dökülmüş ama insan o turkuaz mavisinden çok etkileniyor.
Karatay Medresesi'nin giriş kapısı da işlemeciliğiyle dikkat çekici. Bu arada müzelere giriş hem Mevlana hem de Karatay'a 3 TL ancak basın kartınız ya da müze kartınız varsa bedava girebilirsiniz.
Bu da sevgili arkadaşım Nebahat'in objektifinden benim fotoğraf çekerken şekilde şekile girişimin kanıtı.

Konya Belediyesi'ni tebrik etmek istiyorum. Çok güzel bir kültür merkezi yapmış. 5 bin kişilik. Ve her cumartesi ücretsiz Sema ayini var. Konya'yı ziyaret etmeyi düşünüyorsanız mutlaka cumartesi gününe denk getirecek şekilde organizasyon yapmanızı tavsiye ederim.
Saat 20.00'de başlayan gösterinin öncesinde 15 dakikalık mesneviden bir bölümün okunduğu sohbet kısmı var sonrasında bir saat boyunca semazenler zikirlerini yapıyorlar. Fotoğrafta gördüğünüz grubun en küçük üyesiydi.

Yukarıda olması gereken ama beceremediğimden burada kalan zikir tespihi.